Antalya’da kamuoyunun yakından izlediği rüşvet ve yolsuzluk davasında ilk gün hem salon içindeki gerilim hem de Muhittin Böcek’in dikkat çeken savunması öne çıktı. Duruşma öncesi salonda yer kalmaması nedeniyle CHP genel merkezinden gelen görevliler, bazı belediye personeli, il örgütü temsilcileri ve sanık yakınları arasında kısa süreli tartışmalar yaşandı. Böcek ise saat 09.30 sıralarında salona giriş yaptıktan sonra alkışlarla karşılandı.
Duruşma öncesi salonda koltuk gerilimi
Duruşma başlamadan önce salonda yer sorunu nedeniyle tansiyon yükseldi. CHP genel merkezinden gelen görevlilere yer kalmadığı gerekçesiyle bazı belediye personeli ve CHP İl örgütünden isimlerin arka sıralara geçmeleri istendi. Bazı belediye başkanları ile genel merkezden gelen yetkililerin ayakta kaldığı, sanık yakınlarının da yer olmadığı gerekçesiyle tartışmaya dahil olduğu öğrenildi.
Böcek alkışlarla salona girdi
Saat 09.30’da duruşma salonuna giren Muhittin Böcek, salondakiler tarafından dakikalarca alkışlandı. Yargılama, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında açılan davada 5’i tutuklu toplam 41 sanıkla başladı. Dosyada Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile bazı iş insanlarının da yer aldığı bildirildi. İddianamede irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer verildi.
“84,5 milyarlık bütçeyi namusum gibi korudum”
Saat 10.00’da ifade vermeye başlayan Muhittin Böcek, siyasi hayatı ve belediye başkanlığı dönemine vurgu yaparak suçlamaları kabul etmedi. Böcek, “1998 yılında belediye başkanı oldum. En büyük hayalim Cumhuriyet’in 100. yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktı. 2019 yılında belediye başkanı oldum ve hayalim gerçek oldu” dedi.
Görev süresi boyunca 1.129 ihale yapıldığını belirten Böcek, bu ihalelerden hiçbir menfaat sağlanmadığını savundu. Belediyenin Sayıştay dahil sıkı denetimlerden geçtiğini söyleyen Böcek, “Ben akrabayı zengin etmek için gelmedim. 84,5 milyar bütçeyi namusum gibi korudum” ifadelerini kullandı.
Sağlık durumunu anlattı: “Ben yaşamak istiyorum”
Savunmasında sağlık sorunlarına da geniş yer ayıran Böcek, tutuklandıktan sonra ciddi sağlık problemleri yaşadığını söyledi. 12 ilaç kullandığını belirten Böcek, “Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, pankreas var” dedi. Böcek’in sağlık durumunun daha önce de gündeme geldiği, Şubat 2026’da uyku apnesi rahatsızlığının ağırlaşması nedeniyle hastaneye sevk edildiğinin basına yansıdığı biliniyor.
“Yadoğlu’na talimat vermedim”
Böcek, savunmasının devamında Yusuf Yadoğlu’na ödeme konusunda herhangi bir talimat vermediğini söyledi. Anadolu Reklam’a yapılan ödemelerle ilgili de siyasi partiler dahil çeşitli gönüllü desteklerin söz konusu olabileceğini savunarak, burada zorlama ya da baskı iddiasını kabul etmedi. Haksız mal edinimi suçlamasını reddeden Böcek, Zeynep Kerimoğlu’na verildiği öne sürülen daireyle ilgili de olaydan haberi olmadığını belirtti.
Emin Hesapçıoğlu’na sitem
Oğlu Gökhan Böcek’in yaptığı ticari ilişkilerin kendi üzerinden yürütülüyormuş gibi gösterilmesine tepki gösteren Muhittin Böcek, Mete Yapal ve Bülent Çeken’i hayatı boyunca görmediğini söyledi. Uzun yıllardır tanıdığını belirttiği Emin Hesapçıoğlu’nun “tehditvari söylemlerine” üzüldüğünü de ifade eden Böcek, kendisinin görev süresi boyunca hiç kimseyle bu tarz bir ilişki kurmadığını savundu. Böcek, “Hayatım boyunca kimseyi tehdit etmedim. Emin Bey tutuklanma telaşıyla söylemiş olabilir” dedi.
“Melek Karakuma’ya otomobil aldım, Rolex almadım”
Savunmadaki en dikkat çeken bölümlerden biri de Melek Karakuma’ya ilişkin iddialar oldu. Böcek, araç alımı için 1 milyon 800 bin TL’ye anlaşıldığını, kasasında duran altınları teslim ettiğini ve işlemlerin resmi şekilde yürütüldüğünü söyledi. Rolex saat iddialarını ise açık biçimde reddeden Böcek, hediye edilen saat ya da tadilat için hiç kimseye baskı, tehdit veya menfaat dayatmasının söz konusu olmadığını savundu.“Aracın satışı için 1 milyon 800 bin liraya anlaştık. Hem Melek hem de benim adıma olan altınları teslim ettik. Melek Hanım’ın IBAN hesabını verdik ve araç devri gerçekleştirildi. Hangi suç işlendi ki geliri aklandı anlamıyorum.”İddianamede yer alan lüks saat iddiasını da reddeden Böcek, “Bizim örf ve adetlerimizde eşine ya da hayat arkadaşına alınacak hediyeyi başkasına ödetmek olmaz” dedi.
Eski geline ev iddiasını reddetti
Eski gelini Zeynep Kerimoğlu’na 30 milyon lira değerinde ev alındığı iddiasına ilişkin de bilgisinin olmadığını söyleyen Böcek, şu ifadeleri kullandı:“Eski gelinim Zeynep Kerimoğlu’na bir ev satın alınmış. Yusuf Yadoğlu’nun Gökhan’a borç verdiğini öğrendim. Gökhan ile Yusuf arasında borç alacak meselesi olmuş. Benim bilgim yoktu. Bu eyleme dair iddialar asılsızdır.”
“Bu kadar mal varlığı olan biri olarak kabul etmiyorum”
Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi’nde bir daire satışına ilişkin usulsüzlük iddialarını da reddeden Böcek, söz konusu gayrimenkul için aile dostu Halil Tolga Ayvazoğlu ile 1 milyon 600 bin liraya anlaştıklarını ve 25 bin dolar ödeme yaptığını söyledi. “Tapu işlemlerini Halil yaptı. Aramızda gayrimenkul satış sözleşmesi var. Atadan kalma yerlerim mal beyanında görülecektir. Bu kadar mal varlığı olan biri olarak bu suçlamaları kabul etmiyorum.”
Kuyumcu para transferi iddiası
Bir kuyumcu firmasından hesabına gönderilen 1 milyon 250 bin lira ile ilgili iddiaya da değinen Böcek, bunun altın bozdurma işleminden kaynaklandığını savundu.“Bugüne kadar ödemelerin banka hesabıma yapılmasını istedim. Hesabıma giren 1 milyon 250 bin lira altın bozdurma işlemidir. Aylar sonra bir akrabamın aldığı daire ile ilişkilendirildi ama böyle bir durum yok.”
Kentsel dönüşüm iddiası
Güneş Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin yavaşlatıldığı iddialarını da reddeden Böcek, projenin kendisinin talimatıyla tamamlandığını söyledi.“Göreve geldiğimde projeyi öğrendim. Verilen sözler tutulmamıştı. Talimat verdim ve kısa sürede evleri tamamlayarak teslim ettik. İşin yavaşlatılması iddiaları yalandır.”
“Seçimlerde gönüllü destek olur”
İddianamede yer alan organizasyon şirketi üzerinden maddi menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin de konuşan Böcek, seçim kampanyalarında gönüllü desteklerin olağan olduğunu savundu.
“Okan Kaya siyasi partilerin organizasyonlarında parti ayrımı yapmazdı. Türkiye’nin her yerinde seçim kampanyalarında gönüllülük esasında yardımlar yapılır. Hiçbir zaman ne bana ne de başkası adına yardım talebinde bulunmadım.”
Polis memuruyla mesajlaşma
Dosyada yer alan polis memuru O.A. ile bağlantısına ilişkin de açıklama yapan Böcek, bu kişinin belediyede çalışan bir personelin eşi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“O.A.’yı tanırım. Saygıda kusuru olmayan bir polis memurudur. Hakkımızda yapılan haberler ve iftiralar sırasında bana moral vermek için mesaj atmış olabilir.”
Duruşma devam ediyor, güncellemeler gelecek...