CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine konuştu.
Coşar, AKP iktidarının getirdiği kanun tekliflerinde Anayasa’ya aykırılığın adeta bir kanun yapım tekniği haline geldiğini savundu.
“Anayasa’ya aykırılık AKP’nin kanun yapım tekniği oldu”
Konuşmasında teklifin birçok maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu dile getiren Coşar, şu ifadeleri kullandı:
“Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin birçok maddesi Anayasa'ya aykırıdır. Yirmi dört yıldır AKP’nin kanun yapım tekniğinin özeti de budur; ya Anayasa’ya aykırı kanun teklifi getirmek ya da Anayasa hükümlerini yok saymak.”
Coşar, teklifin 14’üncü maddesiyle turizm izinlerine ilişkin yetkilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini belirterek bunun devletin idari teşkilatı içindeki görev ayrımını zayıflatacağını söyledi.
“Yetki devri denetimi ortadan kaldıracak”
Yetki devrinin denetim mekanizmalarını zayıflatacağını savunan Coşar, bunun Anayasa’nın hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.
“Birimler birbirini denetleyemeyecek ve uzmanlık alanları dışında işlem yapılmasına neden olacaktır. Bu açıkça Anayasa’nın 2’nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı bir düzenlemedir” dedi.
“Milli parklar gelir kapısı değil doğal mirastır”
Kanun teklifinin milli parkları korumaktan çok turizm tahsisi ve gelir odaklı işletmelere dönüştürdüğünü savunan Coşar, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Milli parklar rant ve gelir kapısı değil, korunması gereken doğal mirastır. Bu mirasın yağmalanmasına kanunla kılıf hazırlayamazsınız. AKP döneminde yalnızca insanlar üzerindeki baskının değil doğaya, toprağa ve suya yönelik baskının da giderek arttığını görüyoruz.”
Antalya’daki doğa projelerini örnek gösterdi
Coşar, konuşmasında Antalya’da doğayı tehdit ettiğini savunduğu bazı projelere de değindi.
Kaş Limanağzı’nda yeni yollar açıldığını, Alara Çayı havzasının HES projeleriyle baskı altında olduğunu belirten Coşar; Elmalı ve Korkuteli’ndeki meraların GES projelerine açılmak istendiğini söyledi.
Finike Gökliman’da Likya Yolu güzergâhında mermer ve taş ocaklarının gündeme geldiğini, Gündoğmuş’ta ormanların madencilik faaliyetleriyle tehdit edildiğini ifade eden Coşar, Kemer Göynük’te Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içindeki ormanların da bir otel projesi için risk altında olduğunu dile getirdi.
“Kamu yararı değil yandaşın yararı”
İktidarın doğayı korumak yerine rant politikası izlediğini öne süren Coşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Koruma mevzuatı sürekli değiştirilerek ‘kamu yararı’ adı altında şirketlere alan açılıyor. AKP’nin ‘kamu yararı’ dediği şey yandaşın yararıdır. Oysa gerçek kamu yararı; ormanın, suyun ve toprağın korunmasıdır.”
CHP’li Aliye Coşar, konuşmasını doğayı değil rantı savunduğunu söylediği kanun teklifine ret oyu vereceklerini belirterek tamamladı.