Antalya Haber

Limanağzı gün be gün yok oluyor

Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan Limanağzı’nda, eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’ya ait arazide lüks çadır kampı 'glamping' tesisine ulaşım için orman arazisinden yol açılmıştı. Kaş Çevre ve Kültür Derneği, kamu yararı gerekçesiyle verilen iznin hukuka aykırı olduğunu ve dava açtıklarını hatırlatarak, buna rağmen inşai faaliyetlerin durmaksızın tahribatın gün be gün arttırıldığına dikkat çeken bir açıklama yayınladı.

Kaş Çevre ve Kültür Derneği yaptığı açıklamada ,Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan Limanağzı’nın; 3. Derece Doğal Sit, üç adet 1. Derece Arkeolojik Sit ve bir adet Tarihi Sit alanını kapsadığı, neredeyse tamamının orman ve zeytinliklerden oluştuğunu vurgulayarak, alanın bugün siyasi nüfuz ve kişisel çıkarlar uğruna geri dönülmez biçimde tahrip edildiğini savundu.

Dernek açıklamasında, Limanağzı’nda eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’ya ait arazi üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı inşai faaliyetlerin durmaksızın sürdüğüne dikkat çekildi.

Yargı kararlarına rağmen yapılaşma girişimleri

Türkiye’nin ilk kültür rotası olan Likya Yolu’nun geçtiği Limanağzı’nın, 2015 yılından bu yana “eko turizm alanı” adı altında defalarca yapılaşmaya açılmak istendiği, ancak bu girişimlerin yerel halkın ve sivil toplumun mücadelesi sonucunda yargı tarafından iptal edildiği hatırlatıldı. Açıklamada, bölgenin yapılaşmaya kapalı olduğunun mahkeme kararlarıyla defalarca tescillendiği ifade edildi.

Karayolu ulaşımı bulunmayan bölgede, sahilde faaliyet gösteren işletmelerin bugüne kadar konaklamasız, günübirlik tesis statüsünde çalıştığı; ulaşımın yalnızca Kaş Limanı–Limanağzı arasında yapılan tekne seferleriyle sağlandığı belirtildi.

Orman arazisinden açılan yol tartışması

Antalya Orman Bölge Müdürlüğü Aralık 2025’te Limanağzı’ndaki 16 dönümlük özel bir araziye ulaşım sağlanması amacıyla 3 bin 978 metrekare orman arazisinden yol açılmasına izin verdi. Bu yolun 29 yıllığına Egem Eko Turizm Yatırımları A.Ş.’ye kiralandığı, izin belgelerinde gerekçe olarak “kamu yararı ve zaruriyet” ifadelerinin yer aldığı belirtildi. Şirketin sahibinin Erkan Mumcu olduğunun kamuoyuna yansıdığı da açıklamada yer aldı.

Dernek, “Kamu yararı nerede?” sorusunu yönelterek, yolun Kaş halkı için mi yoksa eski bir bakanın özel arazisine ulaşımı kolaylaştırmak için mi açıldığını sordu.

“İmar zorunluluğu” iddiasına tepki

Erkan Mumcu’nun protestolar sonrası yaptığı açıklamalara da değinilen metinde, Mumcu’nun glamping tarzı bir işletme hedeflediğini ve imar mevzuatı gereği zemin etüdü yapılmasının zorunlu olduğunu savunduğu hatırlatıldı. Ancak dernek, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Açıklamada, Limanağzı’nda onaylı bir imar planı bulunmadığı, konaklama izni olmadığı ve glamping dâhil hiçbir yapılaşmanın mümkün olmadığı vurgulandı. “İmarsız bir alanda imar mevzuatının zorunlu kıldığı bir çalışmadan söz edilemez” denilerek, bu durumun açık bir hukuk çarpıtması olduğu ifade edildi.

Dava açıldı, tahribat sürüyor iddiası

Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından verilen yol izninin kamu yararından ziyade kişi çıkarına yönelik olduğu gerekçesiyle iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtıklarını duyurdu. Dava sürecinin devam ettiği, henüz yürütmeyi durdurma kararı çıkmadığı, bu süreçte yol açım çalışmalarının tamamlandığı bildirildi.

Dernek ayrıca, yol yapımının ardından herhangi bir onaylı imar planı ve izin bulunmaksızın arazi üzerinde izinsiz taraçalandırma ve düzleştirme yapıldığını, zeytin ağaçlarının söküldüğünü ve sahile paralel yollar açıldığını iddia etti. Bu işlemlerin Zeytincilik Kanunu ve koruma mevzuatının açık ihlali olduğu savunuldu.

“Limanağzı’nı ranta teslim etmeyeceğiz”

Açıklamanın sonunda, Limanağzı Bölgesi’nde onaylı herhangi bir imar planı bulunmadığına dikkat çekilerek, imarsız ve günübirlik tesis alanı statüsündeki bölgede zemin etüdü, glamping ya da konaklama yapılarının yasal olarak mümkün olmadığı vurgulandı.

Dernek, yalnızca tek bir kişi ve şirketin yararlanacağı bir iznin “kamu yararı” gerekçesiyle verilmesinin kamu vicdanını yaraladığını belirterek, Limanağzı’nı korumakla yükümlü tüm kurumları hukukun gereğini yerine getirmeye çağırdı.