Antalya Haber

Karların arasından patlayan bahar

Antalya-Konya sınırındaki Toros Dağları’nda karların erimesiyle sarıçiğdem, nevruz ve sümbüller yüzünü gösterdi. Ancak bu doğa şölenine, yaylalarda araçlarla endemik bitkilerin üzerine girilmesi gölge düşürdü.

Toros Dağları’nın Antalya-Konya sınındaki zirve yaylalarında, kışın ardından ilkbaharın ilk işaretleri görülmeye başladı. Bu yıl yoğun kar ve yağışla geçen mevsimin ardından karların erimeye başlamasıyla birlikte doğa yeniden canlandı; yaylalar sarıçiğdem, mor nevruz ve sümbüllerle renklendi.

Doğa fotoğrafçısı ve dağcı Mustafa Ünal, Akseki’deki Karakışla Yaylası ile Manavgat’taki Dipsiz Göl Sülek Yaylası’nda oluşan bu renkli manzaraları görüntüledi. Kar örtüsünün arasından yükselen çiçeklerin, bölgedeki bahar geçişine ayrı bir güzellik kattığını belirten Ünal, bu tür çiçeklerin her yıl bu dönemde açtığını ve yaklaşık iki hafta boyunca görülebildiğini söyledi.

Karların arasından bahar çıktı

Toroslar’ın yüksek kesimlerinde kışın izleri hâlâ görülse de, eriyen karların arasından yükselen çiğdemler ve sümbüller yaylalarda kartpostallık görüntüler oluşturdu. Özellikle sarıçiğdemler, mor nevruzlar ve sümbüller, beyaz kar örtüsüyle oluşturduğu kontrastla dikkat çekti.

Bölgedeki bu kısa ama etkileyici doğa döngüsü, hem fotoğraf tutkunlarının hem de doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Ancak bu hassas ekosistem, bilinçsiz kullanım nedeniyle tehdit altında bulunuyor.

“Keyif için tüm güzelliği mahvediyorlar”

Mustafa Ünal, yaylalardaki doğal güzelliğin bazı ziyaretçiler tarafından zarar gördüğünü belirterek sert tepki gösterdi. Karakışla Yaylası’nda bir kişinin aracıyla yol olmayan alanlarda gezdiğini gördüklerini söyleyen Ünal, bunun endemik bitkilere zarar verdiğini ifade etti.

Ünal, özellikle araçlarla çiçeklerin arasına girilmesinin ve yaylalarda gelişigüzel dolaşılmasının doğaya ciddi zarar verdiğini vurguladı. Geçmiş yıllarda Eğrigöl’de off-road araçlarıyla benzer sorunlar yaşandığını hatırlatan Ünal, bazı kişilerin sadece eğlence uğruna bölgenin doğal dokusunu tahrip ettiğini dile getirdi.

Çiçekler kadar hassas bir doğa uyarısı

Yaylalarda insan hareketliliğinin kontrolsüz biçimde artmasının sadece bitkilere değil, bölgenin genel doğal yapısına da zarar verdiğini anlatan Ünal, çöp bırakılması ve çiçeklerin koparılmasının da büyük bir sorun olduğunu söyledi.

Doğanın sunduğu bu kısa süreli bahar şöleninin korunması gerektiğini belirten Ünal, insanların gördükleri güzelliği yalnızca seyretmekle kalmayıp ona saygı duyması gerektiğine dikkat çekti. Toroslar’da karla çiçeğin bir araya geldiği bu eşsiz manzara, baharın habercisi olurken; bölgenin korunması çağrısını da beraberinde getirdi.