Antalya Haber

Kaleiçi’ndeki Selçuklu kitabelerinde ne yazıyor?

Kaleiçi'nde Selçuklu döneminden kalan kitabeler bugün özel mülklerin içinde, çatı aralarında veya bitkiler arasında kaldığı için çoğu kişi fark etmeden yanlarından geçip gidiyor. Selçuklu Tarihçisi Dr. Mahmut Demir fetihnamenin Arapça metni ve tercümesini daha önce bu konuda yapılan çalışmaları da dikkate alarak sergi için hazırladı. Bakın o kitabelerde neler yazıyor?

Kaleiçi semtinde surlara ve eski yapılara dağılmış halde bulunan Selçuklu dönemine ait fetih kitabelerinin içeriği bir Arapça olarak kaleme alınan ve 45 parçadan oluşan bu uzun fetihnâme kitabelerinin repkilasından oluşan sergi Antalya’nın fethinin yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde sunuldu. Antalya’nın 13. yüzyılda Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından ikinci kez nasıl fethedildiğini, şehirde yaşanan isyanı ve ardından kurulan yeni düzeni ayrıntılarıyla anlatıyor. Taş üzerine işlenen bu metinler, yalnızca bir zafer ilanı değil, aynı zamanda Antalya’nın yaklaşık 800 yıl önce yaşadığı tarihi kırılmanın da tanıklığını yapıyor. İşte kitabelerden tarihe bırakılan anlatı:

Fetihnâme Allah’a şükürle başlıyor

45 parçadan oluşan Selçuklu fetihnâmesi, klasik İslam geleneğine uygun olarak Allah’a hamd ve şükürle başlıyor.

Metin boyunca:

  • Antalya’da yaşanan isyan
  • Selçuklu ordusunun kuşatması
  • Sultan I. İzzeddin Keykavus’un zaferi

anlatılıyor. Fetihnâme yine Allah’a şükür ifadeleriyle sona eriyor.

Antalya’daki isyanı anlatıyor

Kitabelerin en önemli bölümlerinden biri, Antalya’da yaşanan kanlı isyanı anlatıyor.

Metne göre Antalya, 1207 yılında Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından fethedildi. Ancak sultanın 1211’de Alaşehir Savaşı’nda hayatını kaybetmesi üzerine Selçuklu Devleti’nde bir taht mücadelesi başladı.

Bu süreçte Antalya’daki Selçuklu garnizonu şehri terk etti.

Fetihnâme metninde, bu durumdan faydalanan yerli Rum halkının Kıbrıs Krallığı ile anlaşarak isyan başlattığı ve şehirdeki Müslüman halka saldırılar düzenlediği anlatılıyor.

Bir Ay Süren Kuşatma

Kitabelerde Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus’un Antalya’yı yeniden almak için başlattığı kuşatma da ayrıntılı şekilde anlatılıyor.

Metne göre:

  • Kuşatma 24 Aralık 1215’te başladı
  • Selçuklu ordusu şehri karadan ve denizden kuşattı
  • Kuşatma yaklaşık bir ay sürdü

Antalya, 22 Ocak 1216 Cuma günü yeniden Selçuklu hâkimiyetine geçti.

Fetih Ramazan Bayramı’na denk geldi

Fetihnâmede dikkat çekici bir ayrıntı da yer alıyor.

Metinde, Antalya’nın fethedildiği günün Ramazan Bayramı’nın ilk gününe denk geldiği vurgulanıyor.

Bu durum metinde, “Allah’ın Müslümanları hem fetih hem bayram ile ödüllendirmesi” şeklinde anlatılıyor.

Taşa Yazılmış Bir Zafer Bildirisi

Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus, Antalya’nın yeniden fethedilmesini yalnızca bir askeri zafer olarak bırakmadı.

Bu zaferi duyurmak için hazırlanan fetihnâme kitabe formunda taşlara işlenerek şehir surlarına yerleştirildi.

Bu nedenle Antalya’daki eser:

  • 45 parçalık dev bir fetihnâme
  • Selçuklu döneminin bilinen en uzun kitabe dizilerinden biri

olarak kabul ediliyor.

En dikkat çeken parça

Fetihnâmenin en dikkat çekici bölümü, Kaleiçi’ne Kırkmerdiven’den girildiğinde görülen burç üzerindeki büyük madalyon kitabe.

Bu parçada Sultan İzzeddin Keykavus’un unvanları ve hükümdarlık lakapları yer alıyor.

Ayrıca fetihnâme, Antalya’nın kesin fetih tarihini de kaydediyor:

Hicri 30 Ramazan 612 – Miladi 22 Ocak 1216

Kitabeler Bugün Nerede?

Günümüzde fetihnâmenin parçaları farklı yerlerde bulunuyor.

  • 28 parça Kaleiçi surlarında
  • 9 parça Antalya Etnografya Müzesi’nde
  • 7 parça ise kayıp

Bazı kitabeler bugün özel mülklerin içinde, çatı aralarında veya bitkiler arasında kaldığı için çoğu kişi fark etmeden yanlarından geçip gidiyor.

800 Yıllık Metin sergide bir araya getirildi

Araştırma kapsamında:

  • Sur üzerindeki kitabeler yüksek çözünürlükte fotoğraflandı
  • Metnin Arapça aslı ve Türkçe tercümesi hazırlandı
  • Dağınık haldeki parçalar bir araya getirildi

Böylece Antalya surlarında saklı kalan 800 yıllık Selçuklu fetihnâmesi ilk kez bütünlüklü şekilde sergilenmiş oldu.