Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) tarafından düzenlenen yılın 6. Olağan Toplantısı, Akra Hotels’de gerçekleştirildi. “Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü ve Yarını” başlığıyla düzenlenen toplantının konuğu Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan oldu. Ancak toplantının öne çıkan başlıklarından biri, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Türkiye’nin yeni ekonomik konumlanması oldu.
“Gümrük Birliği mevcut haliyle yetersiz”
Toplantının açılış konuşmasını yapan ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerin mevcut yapıyla sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Özbek, Gümrük Birliği’nin kapsamının günümüz ekonomisine cevap veremediğini belirterek şunları söyledi:
“Bugünkü Gümrük Birliği yapısı hizmetleri kapsamıyor, tarımda sınırlı kalıyor ve dijital ekonomiyi yeterince içermiyor. Bu bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur.”
Özbek’in bu çıkışı, iş dünyasının Avrupa ile entegrasyon konusunda artan beklentisini de ortaya koydu.
“Türkiye artık sadece tedarikçi değil”
Küresel ekonomideki dönüşüme dikkat çeken Özbek, üretim modellerinin değiştiğini ve Türkiye’nin bu yeni düzende güçlü bir konumda olduğunu ifade etti.
“Dünya ekonomisinin yalnızca büyüme rakamlarıyla değil; enerji, güvenlik ve tedarik zincirleri üzerinden yeniden tanımlandığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Özbek, “Made with Europe” yaklaşımına işaret ederek Türkiye’nin rolünü şöyle tanımladı:
“Üretim artık tek bir ülkede değil, güvenilir ve entegre ortaklarla birlikte yapılıyor. Türkiye bu yeni denklemde güçlü bir yerde duruyor. Türkiye artık Avrupa için sadece bir tedarikçi değil, güvenilir bir üretim ortağıdır.”
“Krizler Türkiye için fırsata dönüşebilir”
Küresel risklerin ekonomik etkilerine de değinen Özbek, özellikle İran merkezli gerilimlerin iş dünyası üzerindeki baskısını anlattı.
“Enerji maliyetlerinde öngörülemez artışlar, lojistik sürelerinde uzama, finansmana erişimde zorlaşma ve talep tarafında dalgalanmalar kaçınılmaz hale gelmektedir” diyen Özbek, buna rağmen Türkiye’nin avantajlı bir konuma gelebileceğini söyledi.
“Avrupa'nın riskli bölgelerden çıkışı hızlanacaktır. Türkiye gibi güvenli üretim merkezlerine yönelim artacaktır. Yeni dünyada en büyük rekabet avantajı, kesintisiz üretim ve güvenilir tedariktir.”
Antalya turizmine jeopolitik etki
Toplantıda Antalya özelindeki etkiler de gündeme geldi. Özbek, bölgesel gerilimlerin turizm talebini doğrudan etkilediğini belirterek sektörün artık yeni bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
“İran savaşı ve bölgesel gerilimler, Antalya turizmini doğrudan talep tarafında etkilemeye başlamıştır” diyen Özbek, “Turizm artık sadece rekabetle değil, risk yönetimiyle kazanılan bir sektördür” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin güvenli destinasyon imajının güçlendiğini belirten Özbek, Avrupa pazarının öne çıktığını ve alternatif pazarların devreye girdiğini söyledi.
Kıbrıs vurgusu: “Sadece tarih değil”
Konuşmasının sonunda ekonomi ve jeopolitiğin iç içe geçtiğini vurgulayan Özbek, Kıbrıs meselesine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Ekonomi ile jeopolitik artık ayrılmaz bir bütündür. Kıbrıs meselesi sadece bir tarih konusu değil, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini anlamak açısından kritik bir başlıktır.”
Toplantının konuğu Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise Kıbrıs meselesini uluslararası hukuk perspektifinden ele alarak, konunun çok katmanlı yapısına dikkat çekti.