Antalya Haber

"Gazetecileri desteklemekten aciz kalanlar gazetecilerden kahramanlık talep ediyor"

CHP'nin organize ettiği Batı Akdeniz Bölgesi Yerel Medya Buluşması’nda konuşan gazeteciler Hilal Köylü ve Deniz Zeyrek, Türkiye’de medyanın çöküş sürecini, dijital dönüşümün sunduğu olanakları ve gazetecilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik, hukuki ve fiziksel baskıları anlattı. Zeyrek, “Gazeteleri desteklemeyenler gazetecilerden kahramanlık bekliyor” derken, Köylü ise “Medya en son çöktü, çünkü önce kurumlar çöktü” sözleriyle sürece dikkat çekti.


Batı Akdeniz Bölgesi Yerel Medya Buluşması’nın ikinci bölümünde moderatörlüğü CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Onat üstlendi. Panelde gazeteciler Hilal Köylü ve Deniz Zeyrek, Türkiye’de medyanın dönüşümünü, baskı mekanizmalarını ve gazeteciliğin geleceğini kendi deneyimleri üzerinden değerlendirdi.

“Medya önce değil, en son çöktü”

Gazeteci Hilal Köylü, medyanın çöküşünün tek başına ele alınamayacağını belirterek, “İlk önce yasama, yürütme ve yargı çöktü. Medyanın çökmesi bundan sonra geldi” dedi. Medyanın tüm baskılara rağmen dirençli bir tutum sergilediğini ifade eden Köylü, medya çalışanları ile patronaj yapısı arasında ciddi bir ayrışma yaşandığını söyledi.

“Kayyumun, işsizliğin ve yoksulluğun hedefi olduk”

Kurumların çöküş sürecinde medyanın doğrudan hedef haline geldiğini vurgulayan Köylü, “Kuvvetler ayrılığı çökerken medya da kayyumun, işsizliğin ve yoksulluğun hedefi oldu. Biz bu sürecin canlı tanıklarıyız” ifadelerini kullandı. “İşsiz gazeteciler serbest gazeteci oldu” tanımına katılmadığını belirten Köylü, gazetecilerin hayatta kalmak için farklı mecralara yöneldiğini söyledi.

“Dijital medya kapanan kapılardan doğdu”

Dijital medyaya yönelişin zorunluluktan doğduğunu anlatan Köylü, genç gazetecilerle birlikte YouTube yayıncılığına başladığını belirterek, “Rating kaygısı olmayacak, izlenme baskısı olmayacak dedik. Dijital çok başka bir alan” dedi. Dijital mecralarda gelir elde edilemeyeceği yönündeki algının yanlış olduğunu vurgulayan Köylü, doğru kullanıldığında her mecranın etkili olabileceğini ifade etti.

“Burada CHP değil gazetecilerin sorunları konuşuluyor”

Panelde söz alan Deniz Zeyrek ise, parti logosu altında ilk kez bir etkinliğe katıldığını belirterek, “Burada CHP’nin değil, gazetecilerin sorunları konuşulduğu için buradayım” dedi. Gazeteciliğin platformdan bağımsız bir meslek olduğunu vurgulayan Zeyrek, “Televizyon, gazete ya da dijital… Esas olan nerede olduğunuz değil, gazeteciliktir” diye konuştu.

“Havuz medyasıyla ülke medyasının yüzde 85’i ele geçirildi”

Medya sektöründeki çürümenin 1980’lerden itibaren başladığını söyleyen Zeyrek, sendikasızlaşma sürecine dikkat çekti. AK Parti döneminde havuz medyasının kurulduğunu belirten Zeyrek, “Ülke medyasının yaklaşık yüzde 85’i iktidarın kontrolüne geçti. Geri kalan kısmı da baskı ve müdahalelerle kuşatıldı” dedi. Flash TV, Habertürk ve Tele 1 üzerinden örnekler veren Zeyrek, muhalefetin eline geçmesi istenmeyen medya kuruluşlarına nasıl müdahale edildiğini anlattı.

“Gazetecilik açlıkla terbiye ediliyor”

Gazeteciliğin dünyanın en pahalı mesleklerinden biri olduğunu söyleyen Zeyrek, “Bu masrafların altına gazetecilik dışında çıkarları olan sermaye grupları giriyor. Geri kalan gazeteciler ise açlıkla terbiye ediliyor” ifadelerini kullandı.

“Gazeteleri desteklemeyenler gazetecilerden kahramanlık bekliyor”

Toplumun gazetecilere yaklaşımını da eleştiren Zeyrek, “Gazeteciye ‘daha sert konuş’ diyenler bir gazete almaktan, bir haber sitesine girip okumaktan kaçınıyor. Gazeteleri desteklemekten aciz kalanlar gazetecilerden kahramanlık bekliyor” dedi. Gazetecilerin yalnız bırakıldığını, buna rağmen pasif kalmakla suçlandıklarını söyledi.

Deniz Zeyrek: Ailemi de hedef alan ölüm tehditleri alıyorum

Deniz Zeyrek, gazetecilerin sadece ekonomik değil, fiziksel tehditlerle de karşı karşıya kaldığını anlattı. Son dönemde “Yeşil” kod adlı bir kişi tarafından tehdit edildiğini belirten Zeyrek, ailesinin fotoğraflarının kendisine gönderildiğini ve savcılığa başvurduğunu söyledi. Emniyetin gerekli yazışmaları yapmakta geciktiğini aktaran Zeyrek, “Bir şey olursa sorumluluğu siz taşırsınız dedim, o gün yazı yazıldı” ifadelerini kullandı.

“Dezenformasyon yasası fiili sansüre dönüştü”

Dezenformasyon yasasının bir sansür mekanizmasına dönüştüğünü söyleyen Zeyrek, sık sık ifade vermek zorunda kaldığını belirtti. “Çoğu dava beraatle sonuçlansa da bu durum çalışma koşullarını ciddi biçimde aksatıyor” dedi. Yeni yargı paketleriyle dijital mecralara yönelik daha ağır yaptırımların gündemde olduğuna da dikkat çekti.