Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), gelir ve vergide adalet talebiyle 3 gün sürecek Ankara yürüyüşüne başladı. Yürüyüşün ilk adımı, İstanbul Kartal’daki Neyzen Tevfik Meydanı’nda yapılan basın açıklamasıyla atıldı.
Basın açıklamasında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yürüyüşün yalnızca bir şehirden diğerine yapılan bir yürüyüş olmadığını vurgulayarak, “Bu yürüyüş milyonların sesini ve taleplerini Ankara’ya taşıyor” dedi.
Emekçiler, açıklamanın ardından Bülent Ecevit Kültür Merkezi’ne yürüdü. Yürüyüş boyunca “Ankara duy sesimizi, bu gelen işçinin ayak sesleri” sloganları atıldı.
‘Bu bir onur yürüyüşü’
Yürüyüşü “onur yürüyüşü” olarak nitelendiren Çerkezoğlu, Türkiye’de kurulan ekonomik düzenin zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getirdiğini belirtti. Çerkezoğlu, “Bu düzen yoksuldan alıp zengine, işçiden alıp patrona vermek üzere işliyor. Ücret politikalarından vergi sistemine kadar atılan her adımın hedefi aynı” diye konuştu.
‘Hak ettiğimiz payı alamıyoruz’
Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihinde gelir dağılımı adaletsizliğinin en derin dönemlerinden birinin yaşandığını söyleyen Çerkezoğlu, “Hepimiz çalışıyoruz, hepimiz üretiyoruz ama ürettiğimiz değerden hak ettiğimiz payı alamıyoruz. Türkiye’nin temel meselesi bölüşüm meselesidir” dedi.
Türkiye’de üretilen toplam değerin 85 milyon insanı insanca yaşatmaya yeteceğini vurgulayan Çerkezoğlu, “Yeter ki adaletli bölüşelim. Gelirde adalet istiyoruz, vergide adalet istiyoruz, ülkede adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Alım gücü eridi’
Türkiye’de çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretle geçinmek zorunda kaldığını belirten Çerkezoğlu, milyonlarca emeklinin ise asgari ücretin dahi altında bir gelirle yaşamaya mahkûm edildiğini söyledi.
Asgari ücretin 22 bin 104 lira olduğunu hatırlatan Çerkezoğlu, “Ancak bu ücretin alım gücü 6 bin liradan fazla eridi. Açlık sınırı 30 bin lirayı aşmış, yoksulluk sınırı 90 bin liraya dayanmıştır” dedi.
2026 asgari ücreti tartışmalarına da değinen Çerkezoğlu, hedeflenen ancak gerçekleşmeyen yüzde 20–25’lik enflasyon oranlarının temel alınmasının milyonları açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmek anlamına geldiğini söyledi.