Antalya Kadın Platformu üyeleri, Antalya’nın simge noktalarından Attalos Heykeli önünde bir araya gelerek bir gün içinde işlenen 6 kadın cinayetini protesto etti. Açıklamada Türkiye’de artan kadın cinayetlerinin tesadüf olmadığı vurgulandı.
Platform açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye’de sadece bir gün içinde altı kadın katledildi. 2026 yılının Ocak ayında ise 5’i Antalya’dan olmak üzere 26 kadın katledildi, 14 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Bu bir rastlantı değil. Bu bir bireysel öfke değil. Bu bir anlık cinnet değil. Bu, kadınlara karşı sürdürülen sistematik şiddetin sonucudur.”
Kadın cinayetlerinin münferit değil, cezasızlık ve erkek egemen düzenin sonucu olduğu belirtilen açıklamada, son beş yılda en az 1.267 şüpheli kadın ölümünün kayda geçtiği ve çoğunun aydınlatılmadığı ifade edildi.
“Cezasızlık failleri cesaretlendiriyor”
Açıklamada, faillerin ceza indirimlerinden güç aldığı savunularak şu sözler dile getirildi:
"Fail erkekler biliyor: Kadınları tehdit ettiklerinde karşılarına gerçek bir engel çıkmayacağını, kadınları öldürdüklerinde "iyi hal indirimi" alabileceklerini, kadınların hayatlarının mahkeme salonlarında didik didik edilip kendi cinayetlerinin gerekçelendirilmesine dönüştürüleceğini biliyorlar. Bu yüzden öldürüyorlar."
Platform, kadın cinayetlerinin önlenmesi için caydırıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Talepler Sıralandı
Antalya Kadın Platformu’nun açıklamasında şu talepler yer aldı:
Ölçülebilir hedefler içeren, bütçesi belirlenmiş, kadın örgütleriyle birlikte hazırlanmış bir eylem planı
6284 sayılı Kanunun etkili uygulanması için gerekli idari ve yargısal tedbirler
Uzaklaştırma kararlarına aykırı davranan faillere yönelik sıfır tolerans politikası
Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının hayata geçirilmesi
İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi
“Bir kişi daha eksilmemek için buradayız”
Platform açıklaması şu sözlerle sona erdi:
"Bizler, hayatlarımızı savunmak için buradayız. Bir kişi daha eksilmemek için buradayız. Birbirimizden vazgeçmemek için buradayız. Biz biliyoruz ki yaşamlarımızı, özgürlüğümüzü biz savunmazsak kazanamayız. Sokaklarda, meydanlarda, mahallelerde, fabrikalarda büyütüyoruz öfkemizi. "Dünyadaki bütün kadınlar özgür olana dek ben de özgür değilim" diyoruz. Birbirimizden vazgeçmiyoruz. Kırıntıları değil, hayatı istiyoruz. Bu sistem bize bir hayat borçlu."