‘‘Vermeer’den Van Gogh’a Hollandalı Ustalar (From Vermeer To Van Gogh Dutch Masters)’’, Hollanda’da gezdiğim sergilerden biriydi. Dijital bir sergiydi. Salonda tablolar yer almıyor, tablolar ışıkla duvarlara yansıtılıyor.
Yarım saati aşkın bir sürede 50 sanatçının 325 eseri, bir kurgu içinde sunuldu.
Sergi başka bir güzellik, mekan bir başka. Mekanın dönüşümü örnek bir güzellik, dönüştüren güç çok daha başka…
‘‘Sergi insanı 17. yüzyıla, Vermeer ve Rembrandt gibi Hollandalı ressamların fırtınalı denizler, inanç sahneleri ve büyüleyici kış manzaralarıyla Hollanda’nın yakaladığı altın çağa götürüyor.
Abraham Blommaert'in tanrıların krallığından Hendrick Avercamp'ın büyüleyici kış manzaralarına, Hendrick Cornelisz Vroom'un fırtınalı denizlerine ve Jan Steen'in şenlikli meyhane sahnelerine kadar’’, tabloların içinde adeta yuvarlanıyorsunuz.
Birden ‘‘Hollandalı ustalarının layık bir mirasçısı olarak Van Gogh da parlak renklerle öne çıkan, duygu yüklü eserleri’’ akıveriyor ortama.
Arkasından Piet Mondrian’dan ‘‘Mondriaan, Bol Renk’’ adıyla bir seçki sunuluyor.
Sergi, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki en yeni sanat mekanı Fabrique des Lumières'te idi. Fabrique des Lumières, kömürden gaz üretilen eski fabrika Westergasfabriek’in binalarından biri. Mekan ve dönüşümü ilgili güzellik de buradan geliyor.
1883 yılında yapay gaz üretmek amacıyla Amsterdam'da iki kömürle çalışan gaz fabrikası kurmuş: Doğusundaki ‘‘Oostergasfabriek’’, batısındakine ‘‘Westergasfabriek’’ denilmiş.
Fabrika 1898'de Amsterdam şehrinin mülkiyetine geçmiş. Hollanda’da 1960'larda büyük doğalgaz yatakları keşfedilince, 1967'de bu santrallarda üretim durdurulmuş. Fabrika da depo ve garaj olarak kullanılmaya başlanmış.
1980’li yılların başlarında bölgenin kentsel bir parka dönüştürülmesi gündeme getirilmiş. Mahalle girişiminin de etkisiyle 1981’de belediye meclisi araziye el atmış. 1989'da, orijinal 22 endüstriyel binaya ‘'ulusal anıt'’ statüsü verilmiş.
1990’da Westergasfabriek proje ofisi kurulmuş. 1993’te Westerpark kültürel ve rekreasyonel etkinlikler için tahsis edilmiş. Park, kalıcı kültür merkezi olarak 2003’te resmen açılmış.
2015’te buradaki binaların yabancı bir şirkete satışı gündeme gelmiş.
2018'de genç girişimci Duncan Stutterheim tüm servetini ortaya koymuş, Amsterdamlı bazı iş insanlarıyla birlik olup tüm binaları satın almış. Westerpark'ı Amsterdam halkı için kültür odaklı bir yaşam alanına dönüştürmüşler.
Duncan Stutterheim, binalardan Zuiveringshal (diğer adıyla Gasfabriek) adlı mekâna yatırım yapma ve burada bir dijital sanat merkezi kurmaları için Culturespaces'e (Avrupa'nın önde gelen özel kültür kurumları ve sürükleyici merkezler işletmecisidir) proje sunmuş.
Büyük çaplı yenileme çalışmaları yapılıp bina teknolojik cihazlarla donatılmış, ‘‘Fabrique des Lumières’’ adıyla 22 Nisan 2022'de etkinliklere açılmış.
"Westergasfabriek Kültür Parkı", bugün yeşil alanları, yürüme yolları, açık ve kapalı etkinlik alanları, yeme içme mekanlarıyla 135 bin metrekarelik tam bir toplumsal yaşam merkezi…
Antalya’nın en önemli kamusal alanlarından Karaalioğlu Parkı’nın ‘‘doğal sit’’ statüsünde değişiklik yapıldığına ilişkin haberini okuyunca "Westergasfabriek’i anlatmak istedim.
Karaalioğlu Parkı’nda ne amaçla değişiklik yapıldı bilinmiyor. Bir tepki de gelmiyor. Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, değişikliğin sakıncalı olabileceğini açıklamış; hepsi o.
Müzesi yok, dişe dokunur yeşil alanı yok, dünyadaki turizm şehirleri ayarında meydanları yok, Kültür sanat merkezleri bakımından gariban. Şehrin kalbinde güç bela korunmuş bir alan var. Şimdi orada bir şeyler planlandığı anlaşılıyor. Bu garibim de ‘‘turizm başkenti’’ oluyor.
‘‘Fıkra bu kadar’’ diyeceğim ama keşke fıkra olsa!..
mustaydn@gmail.com