Antalya Haber

Attalos Meydanı’nda Hakan Tosun için adalet çağrısı: “Katilleri kimler koruyor?”

İstanbul Esenyurt’ta uğradığı saldırı sonrası hayatını kaybeden çevre aktivisti ve gazeteci Hakan Tosun için Antalya Attalos Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında, soruşturmanın eksik yürütüldüğü ve olayın “kasten öldürme” olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. “Katilleri kimler koruyor?” sorusu meydanda yankılandı.

4

10 Ekim 2025’te Esenyurt’ta saldırıya uğrayan ve yaklaşık 30 saat boyunca kendisinden haber alınamayan Hakan Tosun’un, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımda olduğu öğrenilmiş, kısa süre sonra da yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü olayla ilgili 18 ve 24 yaşlarında iki şüphelinin tutuklandığını duyurdu. Ancak Tosun’un dostları ve ailesi, soruşturmanın başından itibaren olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmadığını savunuyor.

“Hakan Tosun’a ne oldu?”

Attalos Meydanı’nda yapılan açıklamada, Tosun’a ulaşılamadığı saatlerden itibaren tek bir soruya odaklanıldığı ifade edildi: “Hakan Tosun’a ne oldu?”

Kamuoyuna ilk yansıyan görüntülerde yalnızca bir kişinin Tosun’a yumruk attığı ve yere düştüğü anların servis edildiği belirtilen açıklamada, “Hakan’ın yalnızca bu yumruk nedeniyle hayatını kaybettiğine inanmamız beklendi” denildi.

Avukatların dosyaya erişiminin ardından olayın tutanaklarda aktarıldığı gibi gerçekleşmediğinin görüldüğü, mevcut kamera kayıtlarının ayrıntılı incelenerek farklı bir olay örgüsünün somut verilerle ortaya konduğu ifade edildi. Buna rağmen savcılık fezlekesinin, gerçeğe aykırı bir kurgu üzerinden hazırlandığı öne sürüldü.

“Bu suç yaralama değil, kasten öldürme”

Adli Tıp raporuna göre Tosun’un ölümünün; künt kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları, kafa içi kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği hatırlatıldı. Kamera kayıtlarında baş bölgesine birden fazla ve yoğun tekme ve yumruk atıldığı, vücudunun farklı yerlerinde de yaralanmalar bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, Tosun’un ilk darbelerden sonra olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, ancak saldırganların geri dönerek darp etmeyi sürdürdüğü ifade edilerek, bu durumun “öldürme kastının açık göstergesi” olduğu savunuldu.

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen fezlekede iki tutuklu şüpheli hakkında “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan ceza talep edildiği, ayrıca haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceğinin belirtildiği aktarıldı.

Basın açıklamasında, bu hukuki nitelendirmenin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olmadığı vurgulanarak, “Ortada kasıtlı öldürme suçu vardır ve asla haksız tahrik söz konusu değildir” denildi. Kasten öldürmenin cezasının müebbet hapis olduğuna dikkat çekilerek, aksi bir kararın kamu vicdanını zedeleyeceği ifade edildi.

Azmettirenler ve “motosikletli şahıs” iddiası

Açıklamada ayrıca, saldırganların arkasında azmettiren olup olmadığına dair iletişim kayıtlarının ve organizasyon boyutunun kapsamlı biçimde incelenmediği ileri sürüldü.

Olayın iştirakçisi olduğu belirtilen motosikletli bir kişi hakkında işlem yapılmadığı, bu kişinin dosyada “muteber tanık” olarak değerlendirildiği ifade edildi. Oysa söz konusu kişinin saldırının başından sonuna kadar olayın içinde olduğu ve sosyal medya paylaşımlarında çeteler ve “infaz timleri” ile ilişkili içerikler bulunduğu iddia edildi.

“Bu dosya yaşam hakkı meselesidir”

Hakan Tosun’un Dostları imzasıyla yapılan açıklamada, dosyanın yalnızca bir ceza yargılaması olmadığı, aynı zamanda yaşam hakkının korunması bakımından temel önemde olduğu belirtildi.

“Soruşturma eksiksiz yürütülmeli, eylemin hukuki nitelendirmesi doğru yapılmalı ve sorumluluğu bulunan herkes adil şekilde yargılanmalıdır. Aksi takdirde cezasızlık algısı oluşacak, sokak çeteleri cesaret kazanacaktır” denilen açıklama, “#KatilleriKimlerKoruyor” etiketiyle son buldu.

Meydanda toplanan yurttaşlar, davanın takipçisi olacaklarını belirterek adalet çağrısını yineledi.