Antalya Haber

Antalya’da Sevgililer Günü’nden önce sevginin adresi

Bugün 14 Şubat denildiğinde akla kampanyalar, hediyeler ve alışveriş merkezleri geliyor. Oysa bir zamanlar Antalya’da “Sevgililer Günü” diye özel bir gün yoktu. Sevgi, takvim yapraklarına değil, kentin hafızasına yazılırdı. Bu hafızanın en güçlü simgelerinden biri ise Karaalioğlu Parkı’ndaki çitlembik ağacıydı

Loading...

Ekoloji Uzmanı ve profesyonel tur rehberi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, halk arasında “Aşıklar Ağacı” olarak bilinen çitlembiğin, Antalya’da özellikle gençlerin buluşma noktası olduğunu anlattı.

“Lise çağındaki herkes o ağacın önünde fotoğraf çektirirdi”

Prof. Dr. Neyişçi, çitlembik ağacının menengiç ya da sakız ağacı olarak da bilindiğini belirterek, “Aşıklar Günü denildiğinde Antalya’da ilk akla gelen yer bu ağaçtı. Lise çağlarına gelmiş hemen herkes, kız ya da erkek ayrımı olmadan bu ağacın önünde fotoğraf çektirirdi. Bu yüzden adına aşıklar ağacı denildi” dedi.

Özellikle ilkbaharın ilk günlerinde yapraklarını yeni açtığı dönemde ağacın en güzel görünümüne kavuştuğunu söyleyen Neyişçi, dallarına konan kuşların da bu romantik algıyı güçlendirdiğini ifade etti.

14 Şubat’ın dini ve ekonomik boyutu

Sevgililer Günü’nün yalnızca romantik bir gün olmadığını vurgulayan Neyişçi, “14 Şubat’ın kökeni bir taraftan Aziz Valentine’e, bir taraftan Roma dönemine dayanır. Aynı zamanda dini, politik ve ekonomik boyutları vardır” diye konuştu.

Kaleiçi’nde hüzünlü bir aşk hikâyesi

Çitlembik ağacının bir de acıklı bir hikâyesi olduğu anlatılıyor. Kaleiçi’nde yaşayan Nedret adlı genç kız ile Antalya Lisesi’nde yedek subay olarak öğretmenlik yapan Kudret birbirine âşık olur. Aile engeline takılan bu aşk, kızın intihara teşebbüs etmesi ve öldüğü yönündeki haberin yayılmasıyla trajediye dönüşür.

Sevdiğinin öldüğünü sanan Kudret, asker üniformasını giyerek Karaalioğlu’ndaki çitlembik ağacının altına gelir ve falezlerden kendini boşluğa bırakır. Kudret hayatını kaybeder; Nedret ise yaşar, ancak büyük bir acıyla.

Bu hikâye, ağacı yalnızca bir buluşma noktası değil, Antalya’nın hafızasında yer etmiş bir sembol haline getirir.

Anıtsal çitlembikler

Çitlembik ağacının bölgeye özgü bir tür olduğunu belirten Neyişçi, geçmişte kahve ithalatının kısıtlandığı dönemlerde çitlembik kavrularak kahve yapıldığını söyledi.

Antalya’da anıtsal boyutlara ulaşmış çitlembik ağaçlarının bulunduğunu ifade eden Neyişçi, özellikle Bülent Ecevit Kongre Merkezi önündeki büyük ağaçları örnek gösterdi.

Karaalioğlu Parkı ise hem doğal hem kültürel belleği bir arada taşıyan nadir alanlardan biridir.

“Sevgiyi geniş düşünmeliyiz”

Sevgililer Günü’nün yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı görülmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Neyişçi, “Sevgili sadece karı-koca ya da evliliğe giden bir ilişki değildir. Annelerimizi, babalarımızı öğretmenlerimizi, yaşlılarımızı da sevgililer listesine dahil ederek bir sevgililer günü kutlamalıyız diye düşünüyorum” dedi.

Tarık Akıltopu’nun dizeleri

Bu ağacın altına yalnızca aşıklar değil, Antalya’nın önemli isimleri de iz bırakmıştır. Antalya’nın ilk mimarlarından biri olarak anılan Tarık Akıltopu’nun sevgi temalı dizeleri de bu ağacın altında yer alır. Kendisi de burada fotoğraf çektirmiştir.