İzmir’de tehlikeli atık geri kazanımı işi yapan kimya yüksek mühendisi Nesim Üzar (49), iş görüşmesi için geldiği Antalya’da 38 bin avro dolandırıldığı iddiasıyla polise başvurdu. Şikayet üzerine kısa sürede harekete geçen ekipler, kamera kayıtlarından kimlikleri belirlenen iki şüpheliyi yakalayarak tutukladı.
Parayı alıp kayıplara karıştılar
Olayın 20 Aralık’ta meydana geldiğini belirten Üzar, Antalya’ya kimyasal atık ticareti için görüşmeye geldiğini söyledi. Lisanslı araçların hafta sonu için ayarlanabildiğini belirten Üzar, tonajın net olmaması nedeniyle yanlarında bir miktar döviz getirdiklerini ifade etti.
Yanlarında 38 bin avro bulunduğunu anlatan Üzar, karşı tarafın parayı kontrol etmek bahanesiyle aldığını belirterek şunları söyledi:
“Karşı taraf ‘Bu para bankadan gelmeyecekse kontrol edelim, döviz bürosuna götürelim’ diyerek parayı aldı. Gidiş o gidiş. Kişiler ortadan kayboldu.”
Kamera kayıtlarıyla kimlikleri belirlendi
Dolandırıldığını anlayan Üzar, durumu polis ekiplerine bildirdi. Emniyet birimleri olayla ilgili çalışma başlatarak çevredeki güvenlik kameralarını inceledi. Kısa sürede kimlikleri belirlenen iki şüpheli gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
“Bu kadar hızlı ilgileneceklerini düşünmemiştim”
Şüphelilerin kamera görüntüleriyle tespit edildiğini belirten Üzar, polisin hızlı çalışmasına şaşırdığını söyledi. Emniyetten ayrılmadan başka bir ekibin kamera kayıtlarını incelemeye başladığını ifade eden Üzar, “Açıkçası bunun bir şaka olduğunu düşündüm. Bu kadar hızlı ilgileneceklerini hiç beklemiyordum” dedi.
Ertesi gün İzmir’e döndüğünü anlatan Üzar, kamera görüntülerinden elde edilen fotoğraflarla görüntülü görüşme yapıldığını ve şüphelilerin kimliklerinin tespit edildiğini öğrendiğini söyledi.
Uzlaşma sonucu parasını geri aldı
Savcılığın şüphelilerin adli geçmişlerini dikkate alarak tutuklama kararı verdiğini belirten Üzar, taraflarla uzlaşma sağlandığını ve parasını geri aldığını kaydetti.
Antalya Emniyeti’ne teşekkür eden Üzar, yaşadığı süreci şöyle anlattı:
“Yenimahalle Polis Merkezi’ne gidip başımdan geçenleri anlattım. Memur arkadaşlar beni araçlarıyla Antalya Emniyet Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği’ne götürdü. Sadece şikayetimizin alınacağını düşünüyordum ama tam tersi oldu. Antalya Emniyeti gerçekten bir başka.”
Üzar, söz konusu paranın şirket sermayesi olduğunu belirterek kaybolması halinde işletmenin küçülmek zorunda kalabileceğini ve çalışanların da mağdur olabileceğini ifade etti.