ZEYTİN PARKI BATIK HALE GETİRENLER GİTMELİ

Betonlaşan ve portakal bahçeleri başta olmak üzere bütün bahçelerine apartmanlar yapılan Antalya’da nefes alınacak tek yer kaldı, o da Zeytin Park…

21 bini zeytin olan 26 bin ağacın olduğu bu devasa alan kentin oksijen kaynağı durumunda.

2009 yılında bu alanı Antalya Ticaret Borsası, Vakıflardan aylık 45 bin liraya kiraladı.

İyi de yaptı.

Halkın malı olan bu alanın imara açılması ve böylece büyük rantların elde edilmesi engellendi.

İki yıl sonra ATB’nin öncülüğünde 10 milyon TL sermayeli “Zeytin Park A.Ş” şirketi kuruldu ve Zeytin Park alanı bu şirkete devredildi.

Başta Büyükşehir olmak üzere Muratpaşa, Konyaaltı ve Döşemealtı Belediyeleri bu şirketin ortakları oldu.

Ayrıca yapılan çağrı üzerine kentin önemli iş insanları ile başta ATSO olmak üzere bazı sivil kuruluşlar da şirketin ortakları arasında yer aldı.

10 yılın sonunda Zeytin Parkın durumu hiç te iç açıcı değil.

Şöyle ki; 9 milyon TL ödenmiş sermayesi ile yıllık ortalama 800 bin liralık zeytin ve zeytinyağı satışından elde edilen gelir 8 milyon liradır.

Yani sermayesi ve satıştan elde edilen gelirle toplam kaynağı yaklaşık 17 milyon lira olan bir şirketten söz ediyoruz.

10 yılın sonunda cari giderleri ile ağaçların bakım ve yenilenmesi giderleri toplam 3 milyon liradır.

Sonuçta elde en azından 12-14 milyon TL bir kaynağın olması gerekir.

“Ancak ortada tek bir lira bile yoktur.”

Geçtiğimiz gün Zeytin Park A.Ş nin genel kurulu yapıldı.

Ve 7 milyon liranın üzerinde Vakıflara kira borcu olduğu ifade edildi.

Bunun anlamı şudur: incelediğim yönetimin Faaliyet Raporunda da belirtildiği gibi 10 yıldır kira ödenmemiş.

“Soru şu: ödenmiş sermayesi ve 10 yılın geliri ile ne yapıldı da kiralar ödenmedi?”

Vakıflar haklı olarak 10 yılın kirasını isteyince yönetim hemen Büyükşehre başvurdu.

Geçtiğimiz Büyükşehir Meclisinde alınan bir kararla Zeytin Park ile Büyükşehir arasında bir işbirliği protokolü yapılması kararı alındı.

“Ve geçen gün yapılan Genel Kurulda da bu işbirliği protokolüne dayanarak 7 milyon liralık kira bedelinin Büyükşehir Belediyesi tarafından ödeneceği karara bağlandı.”

Bu doğru bir karar değildir.

Halkın vergilerini kötü yönetilmiş bir şirketin borcunu ödemek için kullanamazsınız.

Doğru olan şudur: şirketi bu hale getiren yönetim kurulu başkanı ve üyeleri derhal görevlerinden çekilmelidir.

Yaklaşık yüzde 35 hissesi olan Büyükşehir ve diğer ilçe belediyeleri yönetim sorumluluğunu üstlenir, işte o zaman bu borç büyükşehir tarafından ödenir.

Şirketi borca sokarak batıranları yine yönetimde tutup onların borçlarını ödemek, “bir kez daha bu şirketi batırmaya devam edin” demekten başka bir anlam taşımaz.

Halkın malı olan bu alanı, yine halkın seçtiği kişiler yönetmelidir.

YORUM EKLE

banner21