banner9

Tercihi, insan değil paradır…

“Fabrikalarda çarklar hiç durmadı, ürünlerin iç ve dış pazara ulaştırılmasında aksaklığa izin verilmedi.”

“Tüm yatırımcılara sesleniyorum, gelin Türkiye'ye yatırım yapın. Dün yatırım yapanlar, bugün meyvelerini topluyor.”

“Salgın tedbirleri konusunda herkesin polisi kendi vicdanı ve aklı olmak mecburiyetindedir.”

Yukarıdaki satırlar Kabine toplantısı sonrası konuşan AK Partili Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a aittir.

Konuşmasının temeli “ekonomik çarklar ve ticari ilişkilere” dayanmaktadır.

Salgın günlerinde halkını korumak için yapılması gereken işlemler ve önlemler konusunda devleti ve ülkeyi yöneten olarak söylediği ise “kendi kendinizi koruyun” öğüdünden öte bir şey yok.

Fabrikalarda çarkların hiç durmadığından söz ediyor Sayın Erdoğan.

Sormak istiyorum, salgına rağmen fabrikalarda çarkların durmamasının bedeli ne oldu?

Fabrikalarda çarkları durdurmadınız ama ya esnafların durumu?

Onların tezgâhları ya kapandı ya da kapanmak üzere…

Her gün 30 bin insan virüsle hastalanırken ve bir yılda 30 bin insanımızı salgın nedeniyle toprağa verirken, yabancı yatırımcılara çağırı yapıp “gelin yatırım yapın, fabrika çarklarını durdurmuyoruz” demek insan öncelikli değil, ticari öncelikli bir devlet yönetme anlayışıdır.

Erdoğan ve AK Parti salgın döneminde kendisini ele vermiştir.

Döviz piyasasını terbiye etmek(!) için Merkez Bankasının 128 milyar dolarını piyasa oyuncularına gözünü kırpmadan dağıtan Sayın Erdoğan, aynı beceriyi(!) 10 tane maskeyi dağıtmada gösterememiş ve sonuçta salgından korunmak için şimdi sadece kendinizi koruyun öğüdü vermek zorunda kalmıştır.

Deniz bitmiş, kara görünmüştür.

Hazine tamtakır olduğundan ekonominin çarklarını döndürmek için insan hayatı pahasına fabrikaların çarklarını durdurmamış, sonuçta 30 bin insan hayatını kaybetmiş, 3 milyon insanımız da salgınla mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Dövizi terbiye etmek için piyasaya verildiği söylenen 128 milyar dolara rağmen dövizdeki tırmanış durmamış, sonuçta esnaf tükenmiş, tüketici tüketemez, çiftçiler üretemez hale gelmiştir.

Her akşam eve döndüğünde “bugünde hayattayım çok şükür” diyen, hastalanırsa işsiz kalacağı korkusunu taşıyan işçi sınıfı ise asgari ücretini hak etmek için hayatını ortaya koyarak fabrikada üretmeye devam etmek zorunda kalmıştır.

Kısacası; para ve insan ikilemi konusunda Sayın Erdoğan tercihini paradan yana yaptığını açıkça itiraf etmiştir.

YORUM EKLE

banner20

banner21

banner19