banner9

KARACAÖREN BİLMECESİ!

Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 26 Şubat’ta Ankara’da, Antalya’yı çok yakından ilgilendiren ve çok tartışılan bir ihale yapıldı. Antalya-Karacaören II Barajı İçmesuyu Tesisleri’nin yapım ihalesiydi bu.

İşin niteliği ‘‘Antalya şehrinin 2045 yılı içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyacının Karacaören II Barajından karşılanması için yaklaşık 29.5 kilometre isale hattı ve günde 350 bin metreküp kapasiteli arıtma tesisi inşası’’ olarak belirtiliyordu.

İhale ilanıyla başlayan tartışma, CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer’in soru önergesiyle TBMM gündemine taşındı.

Aslında hem proje hem de tartışma eski. İş bitse bile tartışma pek biteceğe benzemiyor.

Çünkü Karacaören Barajı’nın suyu ve neden bu projede ısrarcı olunduğu ile ilgili pek çok bilinmeyen ya da bilinip açıklanmayan husus var. En azından, bir haftalık arşiv taramamdan bende bu kanı oluştu…

Gelelim projenin geçmişine ve tartışmalara…

Antalya, Türkiye’nin içme suyu kaynakları bakımından zengin bir ili. Ancak nüfus artışı doğru tahmin edilemediği ve içme suyu sağlanan havzalar korunamadığı için yeraltı su kaynakları hızla kirlenmeye başlar.

2000’lerin başlarında, nüfus tahminlerindeki sapmalar ve kirlenme dikkate alınarak kalıcı çözüm aranır.

2004’te Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel döneminde Karacaören Barajı’ndan Antalya’ya içme suyu alınması gündeme gelir. İncelemeler sonunda bundan vazgeçilir; Oyma Pınar Barajı’ndan içme suyu alınmasının daha uygun olacağı görüşüne varılır.

Karacaören’in suyunun kirli ve kısıtlı olmasına karşın Oymapınar’ın daha zengin, daha temiz ve koruma tedbirlerine gerek duyulmayan kaynak olması nedeniyle bu karar alınır.

Bu dönemde ASAT Genel Müdürü Faruk Karaçay’dır; uzun dönemde Oymapınar’dan su alınmasının daha avantajlı ve sağlıklı çözüm olacağı görüşündedir.

2009 seçimlerinden sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın döneminde. Oymapınar’dan tekrar Karacaören Barajı’na dönülür. Hat uzunluğu ve su alımındaki maliyet nedeniyle bu kararın alındığı belirtilir.

Bu arada Karacaören’de kirlilik artmaya devam ettiği ve baraj gölleri önemli ekonomik alanlar haline geldiği için tartışmalar artar.

AKP Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, 2012’de TBMM’de konuyu gündeme getirir; kirliliğe dikkati çeker, balık çiftlikleri ve çevredeki tarımsal üretim ile elektrik üretiminin olumsuz etkileneceğini söyler. Bu konuların araştırılıp araştırılmadığını sorar.

Proje ilerledikçe eleştiriler, raporlara dayalı karşı çıkışlar artar. Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Su Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Diler, SDÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi yrd. Doç. Dr. Erol kesici, Burdur İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği, Çevre Mühendisleri Odası Antalya İl Temsilciliği, projeye karşı çıkan önde gelen kişi ve kuruluşlardır.

Çevre Mühendisleri Odası’nın hazırladığı raporda Karacaören Barajı’nın taşkın sulama ve enerji elde etmek üzere projelendirildiği; içme suyu kaynağı olarak kullanılması düşünülmediği; buradan su alınması halinde Kepez Elektrik’e tazminat ödeneceği anımsatılır.

O dönemde bu projeyi savunan tek isim olarak, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Cem Oğuz görünüyor. Oğuz bilim insanlarının iddialarına "Hepsi yalan. Su temiz. Çünkü kanun gereği buranın koruma altına alınması gerekiyordu. Isparta ve Burdur belediyeleri 3 sene önce önlemler almaya başladılar. Sadece balık çiftlikleri kaldı, onlar da suyu fazla kirletmiyor" der.

Uyarılar ve eleştiriler dikkate alınmaz, 2014 martındaki yerel seçimi öncesi (28 Şubat’ta) Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve Devlet ve Su İşleri Genel Müdürü Akif Özaldı'nın katıldığı törenle temel atılır.

Seçimde Menderes Türel ikinci kez Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilir, ASAT’ın başına da eski Genel Müdürü Faruk Karaçay’ı yeniden getirir.

Türel ve Karaçay, Karacaören Barajı’ndan içme suyu teminine karşıdır; görüşlerini çeşitli ortamlarda açıklar, diğer seçenekleri anlatır.

Ancak bu arada Karacaören isale hattının inşaasına devam edilmektedir.

2017’ye gelindiğinde hattın yaklaşık yüzde 50’si tamamlanmışken proje askıya alınır. Bu arada Faruk Karaçay da görevden alınır.

Menderes Türel, 2019’daki seçimde koltuğu Böcek’e kaptırır. Unutulan Karacaören meselesi 2020 sonunda yeniden gündeme getirilir. Karacaören’den su alınmasının tek savunucusu olarak arşivlerde rastladığımız İMO Şube Başkanı Cem Oğuz da Antalya Büyükşehir Belediyesi Başdanışmanı olarak karşımıza çıkar. (Önemli not: Burada bir ilişki iması söz konusu değildir…)

Bu alanda çalışmış olan uzmanların dışında konuyu en iyi bilenler Oymapınar taraftarı eski Başkan Menderes Türel ve genel Müdürü Faruk Karaçay ile Karacaören’e onay veren eski Başkan Mustafa Akaydın ile mevcut Başkan Muhittin Böcek ve Başdanışman Cem Oğuz’dur.

Beklenen, şu sorulara bilimsel olarak, sayılarla cevap vermelerii ve bu olayı bir bilmece olmaktan çıkarmalarıdır:

- Karacaören Baraj Gölü’nün sulamada kullanılma, elektrik ve balık üretimi bakımından sağladığı yıllık değer nedir? Buradan su alındığında ne kadar kayıp meydana gelecektir?

- Burdur İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği Hakan Acar, Türkiye’deki tatlı su balık üretiminin yüzde 10’unun Karacaören’den karşılandığını belirtiyor. Bu konuda ortaya çıkacak olan açık nedir, hesaplanmış mıdır?

- Barajdan alınan su kadar KEPEZ Elektrik’e tazminat ödeneceği doğru mudur? Bu miktar yıllık ne kadardır?

- Karacaören’in suyundaki kirlilik oranı nedir, arıtma ile ne kadar temizlenecektir? Arıtmanın maliyeti nedir?

- Karacaören’in daha fazla kirlenmesini önlemek için yapılacak olan yatırımlar nelerdir, maliyet ne olacaktır. Bu yatırımlar tarımsal üretimde kayıplara neden olacak mıdır?

- Oymapınar Barajı’ndan su alınmasının maliyeti nedir? Karacaören’in suyu ile Oymapınar’ın suyunun arıtma ve havzayı koruma maliyetleri hesaplanıp karşılaştırılmış mıdır? Yıllar itibariyle maliyet nedir, nasıl seyredecektir?

- Karacaören Barajı, genel kuraklıktan etkilenecek coğrafi yapıdadır. Uzun süreli ve yoğun kuraklık halinde su alımının kesintiye uğrama olasılığı var mıdır, ne orandadır?

- Kuraklık ve kesinti olasılıkları bakımından Karacaören ile Oymapınar kıyaslanmış mıdır?

- Her yatırımda, görünen maliyet ve faydanın yanında, görünmeyen maliyet ve fayda vardır. Uzun sürede ortaya çıkacak olan görünmeyen maliyet, hesaplanan faydayı aşabilir. Böyle bir çalışma yapılmış mıdır? Örneğin Karacaören’de ortaya çıkabilecek ekonomik kayıp göçe neden olacak mıdır?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Aydın
Mehmet Aydın - 2 ay Önce

En iyi su oymapınardan alınaca sudur. Güzergah boyunca birçok yerleşim yerinin su ihtiyacı karşılanır.

Abdullah DÜNDAR ULUĞKAY
Abdullah DÜNDAR ULUĞKAY - 2 ay Önce

Oymapınar barajından Antalya' ,ya su getirilmelidir.Oymapınar barajının tabanında DUMANLI KAYNAĞI vardır.Debisi saniyede 50 metreküp dür.Dünyada yeryüzüne çıkan en bük kaynaktır.Oymapinar barajı yapımında önemli katkılarımız vardır.

banner20

banner21

banner19