banner9

KAMU KAYNAKLARI YALAP-ŞALAP

Şu Kaş Kaymakamlığı’nın halleri giderek daha dikkatleri üzerine çekmeye başladı.

İlk önce Kaymakam ve personele ait lojmanlar, yarımada üzerindeki iki lüks villayla takas edilmesi haberi düştü.

Şimdi de dünyaca ünlü Patara antik kentinin de içinde bulunduğu kilometrelerce uzanan kumsaldan binlerce kamyon kumun bir çete tarafından çalınıp satıldığı haberi geldi.

Ancak bu haberde, kum satın alanların ifadelerinde “kaymakamlık çalışanlarına avanta verildiği” iddiası var.

Demek ki Patara kumlarını çalanların hırsızlıkları Kaymakamlık çalışanları tarafından biliniyor ve göz yumulması için iş birliği yapılıyor.

Kaş’a bir şeyler oluyor…

Kaymakamlığa ait lojmanların 2 lüks villa ile yapılan takasta kafalarda çok soru işareti var.

Kamu taşınmazına 8 milyon TL değer biçilirken, iki villaya 6,8 milyon TL değer biçilmiş.

Ortada çok ciddi bir kamu zararı olduğu çok açık değil mi?

Evet, çok açık ama ne hikmetse konu kapatılıyor…

Ne kamu yönetimi ne medya ve ne de kamuoyu bu olayın üzerine gitmiyor…

Daha bu olayın dumanları tüterken yine Kaş’tan kamu zararı meydana getiren, içinde Kaymakamlık çalışanları ile AK Partili Meclis üyelerinin bulunduğu “kum hırsızlığı” gündeme düşüyor.

Kamuya ait araziden kumları kepçeyle kamyonlara yükleyip isteyene kamyonu bin ile 2 bin lira arasında satarak yaklaşık 5 milyon lira haksız kazanç elde ediliyor.

Bu haksız kazancın içinde Kaşlı iş adamları, Kaşlı AK Parti Meclis üyeleri ve Kaymakamlık personeli yer alıyor.

Her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı devreye giriyor ve Jandarma operasyon yapıyorsa da ortaya çıkarılan kamu kaynağı soygununun, kum hırsızlığı yapanların yanına kâr kalacağını bilmek için kâhin olmaya gerek yok.

Eminim nasıl Kaymakamlık lojmanları olayındaki kamu zararı nasıl unutturulduysa, Patara kumlarının çalınmasındaki kamu zararı da aynen unutturulacaktır.

Kaş’ta yaşanan kamu kaynaklarının kamu zararı yaratılarak bazı kişilere fayda sağlaması bana pekte şaşırtıcı gelmiyor.

Çünkü AK Parti’nin iktidar olduğu 19 yıl içinde en büyük zararı ne yazık ki kamu kaynakları görmüştür.

Kamuya ait araziler, taşınmazlar, orman vasfında olduğu halde orman vasfından çıkarılan araziler, hazine garantisi verilerek yaptırılan ve geçilmeyen köprüler, otoyolları, uçak inmeyen havaalanları, muayene bile olunmayan şehir hastaneleri, Milli Emlak’a ait kupon arsalar, Silahlı Kuvvetlere tahsis edilmiş ama çeşitli gerekçelerle ellerinden alınmış araziler gibi kamu kaynakları “kamu zararı” yaratılarak yandaş şirketlere, vakıflara veya imtiyazlı kişilere ve gruplara peşkeş çekildi.

“Bu arada Kaş’ta yaşanan bu tür haksızlıkları haber yapan gazeteci Yusuf Yavuz’a teşekkür ederim.”

YORUM EKLE

banner20

banner21

banner19