BÜYÜKŞEHİR PEHRİZİM DERKEN TURŞU YİYİYOR

Haber portalımız Antalya 3t de 25 Mayıs günü bir haber yayınlamıştık.

Haberimizde, Konyaaltı sahili ile ilgili Konya İstinaf Mahkemesinin “Valilik ile Büyükşehir arasında imzalanan sahilin devri proyokolünün 1. Maddesini iptal ederek, sahile şemsiye ve şezlong konulmasının anayasa ve kıyı koruma kanununa aykırı olduğu” kararı verdiğini, ancak gerek Antalya Valiliğinin ve gerekse Büyükşehir Belediyesinin mahkemenin bu kararını “yok sayarak” uygulamadıklarını belirtmiştik.

Bu haber üzerine beni arayan Büyükşehir hukukçuları “İstinafın bu kararını Danıştay nezdinde temyiz ettiklerini, temyiz kararından sonra çıkan sonuca göre uygulama yapılacağını” ifade etti.

Bunu ifade eden hukukçular ya hukuku bilmiyorlar, ya da bizleri hukuktan bîhaber sanıyorlar.

Oysa herkes iyi bilir ki, “Alt mahkemenin verdiği karar, temyiz sürecinde bekletilmeden uygulanır.”

Mahkemenin verdiği kararı uygulamamakla hem Antalya Valiliği, hem de Büyükşehir “suç işliyor…”

Tabi işin bir diğer yanı da sahilin ihalesini iptal kararı alan Büyükşehirin kendi isteğine uygun olan bu kararı uygulamaması ve hatta kararı Danıştay nezdinde temyiz etmesidir.

Ben yine de bu temyiz işleminin yasal yükümlülük gereği bir anlamda “usulen” yapıldığını düşündüm, ta ki Büyükşehir Belediyesinin temyiz dilekçesini inceleyene kadar.

Temyiz dilekçesini incelediğimde çok şaşırdım.

“Temyiz dilekçesi, sahil ihalesinin iptal girişiminde bulunan Büyükşehrin değil de adeta Alkoçlar’ın çıkarları için hazırlanan bir temyiz başvurusu olarak hazırlanmıştı.”

Konya istinaf Mahkemesinin verdiği kararın bozulmasını isteyen Büyükşehrin Temyiz Dilekçesindeki ifadeleri bir bakalım.

Danıştay’a diyorlar ki;

“Konya Bölge İdare Mahkemesinin verdiği karar usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmektedir

“Valilik ile imzalanan dava konusu protokol ile (..) sahilden toplumun yararlanması ve kamu yararına kullanılması sağlanmıştır”

“Bu yerlerin toplumun yararlanmasına açık şekilde ve kamu yararına kullanılmalarını sağlamak ve bir taraftan da ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır.”

“Protokolün temel amacı kamu yararı doğrultusunda kıyıların kamuya açık tutulması ve bu yerlerden herkesin eşit ve serbest olarak yararlanma hakkını korumaktır.”

Yani Büyükşehir, Danıştay’a temyiz dilekçesi ile ne diyor?

Konya İstinaf Mahkemesinin verdiği şezlong ve şemsiyeleri sahilden kaldıran kararını iptal edin ve Protokol aynen yine uygulanmaya devam etsin…

Ve en garibi de sahile şemsiye ve şezlong konularak Alkoçların büyük rant elde etmesini “kamu yararı” olarak ifade etmeleridir…

Oysa bir yıl önce sahil ihalesinin iptal edilmesi gerekçesi “kamu zararı” olduğu değil miydi?

Sahilin bir kısmının halka kapatılarak rant kapısı haline getirilmesinin neresi kamu yararıdır?

Büyükşehir bir yıl önce kamu zararı vardır, derken şimdi ne oldu da kamu yararı var denilmeye başlandı.

Allah aşkına söyleyin bana; bu temyiz dilekçesinde yazılan ifadelere mi inanalım, yoksa Büyükşehir Belediyesinin bir yıl önce sahille ilgili yapılan ihalenin iptal girişimine mi inanalım?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali BOYACI
Ali BOYACI - 2 hafta Önce

Kaleminize sağlık

Cengiz Savaşeri
Cengiz Savaşeri - 2 hafta Önce

Demek ki rüzgara göre yelken açılıyor

banner20