banner9

BU IŞIK MUTLAKA YAKILACAK…

Siz karanlıktan korkar mısınız bilmem ama ben korkuyorum.

Işıksız odalardan, ışıksız yollardan, ışıksız her yerden korkarım.

Herkes gibi göremediğim ve hissedemediğim bir tehdidin vereceği zarara karşı önlemsiz olmaktan dolayı karanlıktan korkarım.

Çocukluğumda ve ilk gençlik yıllarımda sokak ışıklandırmaları bu kadar yaygın değildi ve ben evimizin olduğu sokağa girmeden birilerinin sokağa girmesini bekler ve gelenin hemen arkasından sokağa girerdim.

Eğer bir tehdit varsa önde giden insan bununla karşılaşır ben korunurdum, tıpkı karanlıklara karşı mücadele veren ve tehlikelere karşı göğüs geren insanların arkasından gittiğimiz gibi…

Akşamın geç vakitlerinde eve gittiğimde anam “Oğlum nerede kaldın, ortalık karardı” derken o da karanlıklardan bana bir zarar geleceği endişesini ifade ederdi.

Her ana öyle değil midir zaten…

Bir kargo şirketinde çalışırken evlenmenin hemen öncesinde basenlerindeki yağı aldıran Berna Şallı isimli genç kız, bu işlemden dolayı fenalaşır ve kısa süre sonrada ölür.

Berna’da benim gibi karanlıktan çok korkarmış.

Bunu bilen annesi mezarlığın çok yakınında bir ev tutup aldığı özel izinle de Berna’nın mezarına elektrik sistemi kurar ve kızının mezarını aydınlatır.

18 yıl boyunca Berna’nın mezarının ışığı sönmez.

Ancak ev kentsel dönüşüm kapsamında yıkılınca Berna’nın ışığı da söner…

Ana yüreği ve ana sevgisini bundan daha güzel ne anlatabilir, diye düşündüm…

Kızının mezarındaki ışık sönünce eminim ki Berna’nın anasının yüreğinin bir yerindeki ışıkta sönmüştür.

Ülkemizin de Berna’nın anası gibi birine çok ciddi ihtiyacı var.

Karanlıktayız…

Karanlıkta yol alıyoruz ve önümüzü göremiyoruz.

Ve bu nedenle de korkuyoruz…

Her gün ve her an karanlıktan fırlatılan bir taşla, copla, biber gazıyla, kurşunla bedenler düşüyor, kafamız, gözümüz yara alıyor.

Kimimiz el yordamıyla, kimimiz beyaz bastonla ilerliyoruz karanlıkta ve korkuyoruz.

Bir ışığa ihtiyacımız var.

Birileri bu toplumun önünü aydınlatmalı.

Karanlık bir tünelde ilerliyoruz, nasıl bir tehditle karşılaşacağımız ve nasıl bir saldırıyla karşılaşacağımızı bilemeden…

İnsanlar Godot’yu bekler gibi Bernaların analarını bekliyorlar gelip ışığı yaksın diye…

Ama artık bekleme bitti…

Çünkü yıllardır karanlıkta ilerlemek zorunda kalan insanlar el ele vererek bu ışığı yakacaklar…

“Dün Gezi’de, Adalet Yürüyüşünde yakıldı…

Bugün Boğaziçi’nde yakıldı…”

Yarın kim bilir nerede yakılacak…

Ama mutlaka yakılacak bu ışık…

Ve bir daha hiç sönmemecesine o ışığı koruyacaklar, yeniden karanlığa düşmemek için.

YORUM EKLE

banner20

banner21

banner19