‘Yürek ve bilek gücü’ ile adalet!

2021-2022 adli yılı ve Yargıtay Yeni Hizmet binası, Yargıtay Başkanlığı’nca düzenlenen törenle açıldı. Pek çok yönden sıkıntılar yaratabilecek, sorunlu bir tören oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu birer konuşma yaptı. Feyzioğlu’nun konuşmasında dikkate alınacak pek bir şey yok.

Erdoğan uzun konuşmasının bir bölümünde adaletin önemini anlattı. Ancak orada öyle bir laf etti ki, nereden baksan sancı nedeni:

"…Kiminin Hazreti Ömer'e, kiminin Hazreti Ali'ye izafe ettiği bir sözle özetleyecek olursak, 'Devletin dini adalettir.'

…Ecdadımız, yüreğinin ve bileğinin gücüyle ele geçirdiği coğrafyaları, asırlar boyunca adaleti sayesinde huzurla, güvenle yönetmeyi başarabilmiştir..."

Çünkü buradaki vurguyla ‘‘yürek ve bilek gücü ile ele geçirmek’’; ‘‘Yüreğinin ve bileğinin gücü yetiyorsa, gözüne kestirdiğin coğrafya parçalarına çökmek, ben sana adalet getirdim gönder haracı’’ demektir.

Olgu ve olayları döneminden kopuk olarak, günlük hamaset söylemlerinize malzeme yaparsanız hem tarihinize, hem güncel iddialarınıza zarar verirsiniz.

Mesela, çeşitli coğrafya parçalarına ‘‘yürek ve bilek gücü’’yle ‘‘demokrasi götüren’’ ülkelere, ‘‘Ey!’’ ile başlayıp ‘‘Dünya beşten büyüktür’’ diyerek efelenmenizin anlamı kalmaz!

Mesela, birileri çıkıp ‘‘Osmanlı işgalci, yağmacıdır’’ derse, verecek cevabınız olmaz!

Yargıtay Başkanı Akarca’nın konuşmasından, yargılama süreçlerindeki bazı kararlara karşı başlatılan sosyal medya kampanyalarına içerlediği anlaşılıyor. Tutukluluk, tutuksuz yargılama, sanıklık, beraat, hükümlülük hakkında hukuk dersi verdi

Sonra da…

‘‘Sosyal medya kullanımının sağladığı fırsatların yanı sıra bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlük ilkelerinin ihlaline ilişkin riskler de taşıyor. Yargı mensuplarının sosyal medya üzerinden siyasi, etnik, mezhepçi ve cinsiyetçi mesajlar vermemesi gerekir’’ dedi…

Yargı mensuplarını böyle bir ifadeyle uyarma gereği duyduğuna göre, demek bir sorun var ve sosyal medya kampanyaları pek de haksız yere düzenlenmiyormuş...

Törendeki asıl soruna gelince…

Ayasofya Müzesi’nin yeniden cami olarak kullanıma açılışında Atatürk’e lanet okuyan Ali Erbaş da dua etti.

‘‘Yargı mensuplarının sosyal medya üzerinden siyasi, etnik, mezhepçi ve cinsiyetçi mesajlar vermemesi gerekir’’ diyen Yargıtay Başkanı, resmi kıyafetiyle (cüppesiyle) duaya eşlik ediyor…

Adli yargının en tepesindeki açılış, ülkedeki ezici çoğunluğun mensup olduğu bir dinin ve mezhebin temsilcisinin ettiği dua ile yapılıyor. O yargı kurumun başı, resmi kıyafetiyle din ve mezhep beyanında bulunuyor…

Pek çok kimse ‘‘Ne var bunda’’ diyebilir…

Din, dil, milliyet, cinsiyet ayrımı gözetmeden adalet dağıtması gereken kurumdaki törene dini ritüel eklerseniz; üstüne de o kurumun başı resmi olarak ritüele eşlik ederse…

Farklı din ve mezhebe mensup olanları, adil kararlar verdiğinize inandırmak zor olur. Size ve temsil ettiğiniz kuruma güven azalır. Bu, zaman içinde devlete güvensizliğe dönüşür.

Dua ile yağmur yağmadığı, yangın sönmediği gibi, adalet de gelmez!

Devlet adaletle işler. Bir yerlere selam çakacağım diye devletin tekerine çomak sokmayın!

Tabii ki bilinmeyen başka hesaplarınız yoksa!..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şenol Ortakçı
Şenol Ortakçı - 3 hafta Önce

Kalemine sağlık..

banner20

banner21