Yeni yıl

Yeni bir yıl daha gelip dayandı ömrümüze işte... Kendimi karşıma alıp biraz dertleşme ihtiyacı duydum. Hal hatır sormaların ardından, bir kahve daha içtik beraber. Sonra yüzüme dikkatle bakarak, “Seni biraz yorgun, sinirli ve umutsuz buldum," dedi karşımdaki ben.
"Haklısın," dedim. "Dünyanın halini, bize sunulan hayatın rengini görmüyor musun?"
diye ekledim sitemle.
"Görüyorum elbette," dedi. "Ama sadece günümüzün rezilliklerine bakarak yüzünü buruşturup durma öyle. Hiçbir fenalık ilelebet sürüp gitmez. İstersen geçmişe, yaşanmışlıklara, tarihe bir daha bakıver..."
Bir an düşündüm. İki koldan iki ırmak gibi akıyordu tarih. Biri, zalimlerin, kötülerin, sülüklerin, zorbaların kan, şiddet ve irin kokan; esareti, köleliği, körleşmeyi kutsayan, bizi ve yaşamı zehirleyen ırmağıydı... Diğeri, her şeye rağmen coşkuyla ve özgürce akan, tarihin kirini pasını yeryüzünden silip süpürmeye, insanı arındırmaya, ona umut ve özgürlük taşımaya gayret eden dupduru bir ırmak...
"İşte, daha da coşmalı, daha bir gür akmalı bu ırmak..." dedi sakince... "Eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve umut taşımalı insanlığımıza..."
Haklısın dedim tebessüm ederek.
Siz de yüzünüzden tebessümü eksik etmeyin.
Yeni yılınız kutlu olsun.

YORUM EKLE