YENİ MEDYA

Koronavirüs salgınıyla gündelik yaşantımız değişti. Tüketim alışkanlıklarımızda farklılaşmalar

Oldu. Gelecek planları da farklı şekillenecek.

Salgın yayılmasın diye alınan ilk önlem temasın önlenmesi ya da azaltılmasıydı. Etkinlikler

ya iptal edildi ya da online olarak gerçekleşti, gerçekleşiyor.

Yayıncılık böyle dönemlerde yaratıcılık gerektirir. İletişimde krizi başarıyla yönetmek iddiasında olanlar, güne uyum sağlayanlar ve kapasitesini doğru kullananlar oldu, olacak.

Yeni bir başlangıç ile yarınlara hazırlanılacak.

2018 yılında Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) yaptığı bir araştırmaya göre ortaokul

öğrencilerinin televizyon karşısında geçirdikleri süre bir günde 3 saat 34 dakikaymış. Bu süre

2006 yılında 5 saat 8 dakika, 2009'da 4 saat 43 dakika.

RTÜK raporunda bu durumu ''Düşüş, hayatımıza giren YENİ MEDYA araçlarının etkisi'' olarak

değerlendiriyor.

Araştırmada,

2015 yılında öğrencilerin yüzde 45.2'si internetin kendileri için çok önemli olduğunu söylerken

2018'de bu oran yüzde 63'e yükselmiş.

Öğrencilerin internet, cep telefonu ve bilgisayar kullanımı, okuldan sonraki zamanlarının

önemli bir bölümünü almaktadır.

YENİ MEDYA kullanımının gençler arasında artması geleneksel medyanın önemini azaltmaktadır.

Öğrenciler 'tek bir iletişim aracı seçmek zorunda kalsalardı, hangisini seçerlerdi' sorusuna

yüzde 75 oranında cep telefonu yanıtını veriyorlar.

Öte yandan 2019'da en büyük düşüş de yazılı basın satışlarında yaşandı.

İletişim dünyasındaki değişim ve gelişim elbette ki antalya3t.com'un da yol haritasını yenilemeye

zorladı.

İyi de oldu.

Online haberlere başladık. Sokağa çıkmanın tehlikeli olduğu bu dönemde çeşitli kurumların, esnafın,

işçinin, üreticinin, sanayicinin ve turizmcinin sorunlarına ve beklentilerine tercüman olduk.

Bulundukları yerlerden internet yayınımızla ve sosyal medyadan da duyurmaya başladık.

Yine dünyanın farklı ülkelerinden bağlantılar kurarak pandemi sürecinin oralarda nasıl yaşandığını

sizlere aktardık.

Ülkemizle kıyaslama olanağı sunduk. Koronanın bir anlamda "sözlü tarih"ini oluşturduk. Avusturya, İngiltere, Avustralya, İsveç, İsviçre, Almanya, Hollanda, Fransa, Yunanistan ve Belçika'ya uzanan söyleşiler yaptık, devam edeceğiz.

Bu söyleşiler daha sonra farklı konulara evrilecek.

Yaşantımız değişiyor, haber alma mecralarımız da değişmeye devam edecek.

Artık tarih yazılmıyor, kaydediliyor

YORUM EKLE