Ya ekmek parası ya sağlık

DİSK'e bağlı Dev Turizm İş Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, ‘’Turizm sezonu sağlıkla açılmış olsaydı ve işçiler evlerine ekmek parası götürür durumda olsaydı mutlu olurdu’’ diyerek, ‘’Ancak virüs salgını kontrol altına henüz alınmamışken, risk devam ediyorken, ekonomik sıkıntılara katlanamayıp, 28 Mayıs tarihinde iç turizmin başlayacak olması ‘başınızın çaresine bakın’ anlamına geliyor. Bundan sonra turizm işçilerinin mutlu olma şansı yok.

Burada turizm işçilerine 2 seçenek bırakıldı. Ya ekmek parası ya sağlık. Sağlıklarından mı vazgeçsinler, ekmek parasından mı? Zaten geçen sene, sezon sonundan itibaren işsiz kalan turizm işçileri, şu an dayanacak güçleri olmadığı için sağlıklarını riske atıp, otellerde iş başı yapacaklar’’ dedi. 

DİSK'e bağlı Dev Turizm İş Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, 28 Mayıs tarihinden önceki süreçte otel ve işçilerin durumuna ilişkin Antalya 3T Gündem’e özel açıklamalar yaptı.

''Sağlık riski göze alınıyor'''

Bilim Kurulu’ndan bazı üyelerin mayıs ayının sonunda otellerin açılması konusunda erken olabileceğine yönelik düşünceleri olduğuna dikkat çeken Yahyaoğlu, ‘‘Ekonomik olarak tesislerin açılmaması, ‘evde kal’ denmesi, devletin birtakım sorumlulukları üstlenmesini anlamına geliyor. Yani devlet ‘evde kal’ dediği insanlara bir takım maddi kaynaklar aktarmak zorunda. Ama ne Merkez Bankası’nda kefen paramız var, ne işsizlik sigortasının kasasında işçinin parası. Kasaların bu kadar boş olduğu günlerde ‘evde kal’ denmeye devam edilemeyeceği için sağlık riski göze alınıyor’’ diye konuştu.

''Turizme çok ciddi ve kalıcı darbeler vurulur''

Turizm sektöründe sertifikasyondan sürecinden bahsedildiğine vurgu yapan Mustafa Yahyaoğlu, şöyle devam etti: ‘’İşletmelere hijyen sertifikaları verilecek. Bu sertifikaları olan işletmeler açılacak. Biz, bunu Türkiye’de otellere yıldız verilirken de gördük. Birileri gökyüzünden yıldızları toplayıp, otellerin kapısına asabildi. Şimdi sertifikasyonda da bazı güçlü isimler gidecekler, bakanlıktan sertifikalarını alacaklar. Gerçekten uluslararası itibarı olan denetçiler tarafından bu denetimler yapılırsa, eğitimler gerçekleşirse ve bunun sonucunda gerçek sertifika sahibi olan oteller açılırsa, buna itirazımız olmaz. Ama hatır gönül ilişkisiyle birilerine sertifika verilirse o parlak kağıtların piyasada hiçbir karşılığı olmaz. Yarın bir gün o işletmelerde işçilerin ya da misafirlerin biri hastalanır ya da bu virüsle hayatını kaybetme noktasına gelirse, bunun sonucunda hem işletme sahipleri hem de devlet çok ciddi sorumluluk altına girer. Turizme çok ciddi ve kalıcı darbeler vurulur.’’

''Sürece çok hazırlıksız gidiliyor''

Otellerin mutlaka açılmak zorunda olduğunu belirten Mustafa Yahyaoğlu, ‘’Burada personellerin ciddi şekilde eğitilmesi lazım. Turizmde ne kadar tedbir alırsanız alın, personelle misafirleri birbirinden çok uzakta tutamazsınız. Bu kişiler masaya servis yapmak zorundalar müşteriyle yakın temas içerisinde olmak zorundalar. Şu an hiçbir işçi, eğitim almış değil. Hiçbir personel daha otele bile çağrılmadı. Herkes evinde bekliyor, sürecin nereye varacağını. 28 Mayıs tarihine çok az kaldı. Hiçbir tedbir yok ve 28’inden sonrası çok riskli. Çok hazırlıksız gidiliyor’’ diye konuştu.

''Gülen yüz rozeti mutlu etmiyor''

Hizmet alan tarafında hizmet veren tarafında mutlu olabilmesi için hak, adalet ve hukukun gerçek anlamda sağlanması gerektiğinin altını çizen Mustafa Yahyaoğlu, ‘’Eğer bir işçi evine gereken ihtiyaçları götüremiyorsa o işçi mutlu değildir. Böylesine bir sömürü düzeninde turizmde çalışan vasıflı işçilere askeri ücreti reva görenler, turizm işçisinin kalifiye olmadığını söylüyor. Aslında kendileri kalifiye değil. Sezonluk çalışan turizm işçileri memleketlerinden gelip personel lojmanlarında kalabalık şekilde kalıyorlar. Uzun saatler mesai yapıyorlar. Bu işçilerin mutlu olması mümkün değil. İşçilerin karşı tarafı mutlu etmesi için yakalarına gülen yüz rozeti takılıyor. Gülen yüz rozeti işçilerin yüzünü güldürmüyor, ne yazık ki’’ dedi.

Mustafa Yahyaoğlu son olarak, turizm sezonunda 2020 yılının kaybedilebileceğini belirterek, ‘’Yanlış yapmadan doğru adımlarla, doğru zamanda, doğru eğitim ve tedbirlerle en azından 2021 yılını kaybedecek yanlış hamleler yapmamalıyız. Ağustos, eylül, ekim gibi yılın son aylarını da şimdi atacağımız yanlış adımlarla heba etmemeliyiz’’ dedi.

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2020, 18:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER