Türkiye turizmde tasfiyelere ve birleşmelere hazır olsun

Bütün dünya gibi Türkiye de turizmin geleceğini tartışırken, Refah-Yol hükumeti döneminde yani 1990'lı yıllarda Turizm Bakanlığı yapmış olan ve siyasete girmeden önce TURSAB Başkanlığı da yapmış olan Bahattin Yücel'den çok kritik açıklamalar geldi.

Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un "Bayramdan sonra Haziran ayı gibi iç turizm canlanır, sonraki aylarda da dış turizm gelir" şeklindeki sözlerini değerlendiren Bahattin Yücel, "İnsanların beklentilerini kırmak istemem ama Anadolu'da bir söz vardır; aç tavuk kendisini darı ambarında sanır, bu açıklamalar da alınan tedbirler de gerçekçi değil" dedi.

Dünyada turizmin çok radikal bir değişim içine girdiğini, Türkiye'nin de buna göre gerçekçi bir dönüşüme hazır olması gerektiğini ifade eden Bahattin Yücel, "Sadece 2020 değil, 2021 sezonunun da çok riskli olduğunu görerek önlemler almak lazım. Mevcut turizm tesislerinin hangilerinin destekleneceğini, hangi tesislerin birleşmeye özendirilerek, yönlendirilmesi gerektiğini ve artık hangi işletmelerin sektörden tasfiye olacağını kayırmacılıktan uzak, akılcı objektif ve sektör temsilcilerine danışarak planlamak lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Köklü radikal bir değişim 

Titanik gemisiyle deniz turizminin, ikini dünya savaşından sonra ise uçakların günlük hayatımıza girmesiyle tatil anlayışlarının radikal anlamda değiştiğini hatırlatan Yücel, koronavirüs salgınının da turizmde işte böyle köklü radikal bir değişime yol açacağı görüşünde.

Sektörün içinden gelen bir isim olan eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel iç turizmin Haziran ayında neden canlanamayacağını Antalya 3T Gündem'e anlattı: "Birincisi iç turizm hareketine katılan kesim, bu salgında ciddi bir ekonomik darbe aldı. İki hafta rahatlıkla tatil yapabilen sabit bir geliri olmayan kesim içinse ekonomik zorluklar başladı. Bundan daha da önemlisi, insanlara aman sokağa çıkmayın, aman maskesiz şunları yapmayın, şöyle hijyen uygulayın diyerek, sonra da tatile gidin demek çok gerçekçi değil."

''Yüzen dev şehirler artık tarihe karıştı'' 

Yücel'in gerçekçi bulmadığı bir diğer açıklama ise Turizm Bakanı Nuri Ersoy'un nisan ayı son haftasında Galataport'ta cruise turlarının başlayacağını, İstanbul'a 5 tane yolcu gemisi geleceğini söylemesi olmuş.. Bahattin Yücel, turizm gemilerinin o yüzen şehirlerin soğutma ve ısıtma sistemleri yüzünden koronavirüsünü yaygınlaştırdığı için, hepsinin limanlara çekildiğini, yolcuların günlerce karantina altında kaldığını ve artık yük gemilerine dönüştürüldüğünü söyledi. Yani bir zamanların yüzen dev şehirlerinin artık tarihe karıştığının altını çizdi.

Bahattin Yücel'den şu çarpıcı rakamlar

Gelelim Türkiye'nin cari açığını kapatmada en fazla bel bağladığı dış turizme. Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel bu konuda da iyimser değil. İngiltere'nin ziyaret potansiyeli açısından çok ciddi bir yer tuttuğunu, Güney Ege'nin en önemli alıcısının İngilizler olduğunu, ancak Türkiye'ye gelen misafirlerin profiline bakıldığın da bunların orta gelir ve alt gelir grubunun oluşturduğunu hatırlatan Yücel, Türkiye'ye gelen turistlerin ciddi ekonomik zorluklar ve işsizlikle mücadele ettiğini belirtti. Bahattin Yücel şu çarpıcı rakamları paylaştı:

"Varsayımlara göre dünya ekonomisinde yüzde 8 ile yüzde 14 arasında bir küçülme olacak. Bu muazzam bir daralma... Dünya Turizm Örgütü bir açıklama yaptı; dedi ki ' Dünya turizm hareketi en az yüzde 60, ortalama yüzde 80 küçülecek' bu olağanüstü ciddi bir rakam. Amerikan Havayolları cirosunun yüzde 90'nını kaybetti. Binlerce uçak çöllerde yatıyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşten dolayı Rusların ve Arapların petrol gelirleri düştü. Yani herkes kendisini bir daralmaya göre konumlandırıyor."

''Türkiye kendisini nasıl konumlandırmalı?"

Dünya ekonomisi böyle bir daralmaya giderken, Türkiye'nin beklentilerinin gerçekçi olmadığının altını çizen Bahattin Yücel, "Bu daralmaya karşı Türkiye kendisini nasıl konumlandırmalı?" sorusunu ise Eski Bakan Yücel şöyle cevapladı;

"Türkiye bize gelen orta ve orta alt grubundaki tüketici yerine daha iyi geliri olanların gelebileceği varsayımıyla kendi durumumuzu düzeltmemiz lazım. Çok iyi otellerimi var. Fakat bazı yerlerde olağanüstü fazla kapasite yükledik. Şimdi bu kapasitenin artık eskisi gibi olmayacağını, markalaşmış iyi hizmet veren hijyen koşullarını sağlayan tesislerin iş yapabileceğini, bunun da fiyatları yükseltebileceğini, aynı zamanda daha nitelikli personeli de zorunlu kılacağını görerek hareket etmek gerekir."

''Objektif, akılcı bir süreci başlatmak gerekir''

Bu yeni dönemin de turizm sektöründe birleşmeleri ve tasfiyeleri beraberinde getireceğini savunan Bahattin Yücel, "Hangi tesisler desteklenecek, hangilerinin birleşmesi özendirilecek, hangileri tasfiye edilecek. Bunlar sektör temsilcileriyle konuşarak, objektif, akılcı bir süreci başlatmak gerekir" dedi.

''Türkiye'de olmaz denilen her şey olmaktadır''

Yeni uygulama giren işletmeler için koronavirüs sertifikası için de Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, bunun hem bir göz boyama, hem de bazı işletmelerin kayırılmasını amaçladığını ifade ederek, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sahibi olduğu işletmeler için bir iddiayı dile getirdi:

"Umarım doğru değildir, doğruysa eğer vahim; geçen gün Sayın Bakan'ın sahibi bulunduğu bir otel işletmesinin ki o marka altında bir kaç tane otelleri var. İç pazara yerli müşterilere yönelik bir elektronik posta gönderdiği, Türkiye'de ilk defa o işletmenin koronavirüsün bulaşmasını engelleyen önlemler aldıklarını, koronavirüs sertifikası edindiklerini, bunun Türkiye'de bir ilk olduğunu, tatilcilerin otellerini ziyaret etmeleri halinde koronavirüse karşı güvence altında olduklarını belirten bir not gönderilmiş. Doğruysa bunun adı haksız rekabettir. Vahimdir, Türkiye'de olmaz denilen her şey olmaktadır... "

''Alınan kararlarda TURSAB yok sayılıyor''

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel'den Mehmet Nuri Ersoy'a bir sert eleştiri de TURSAB konusunda geldi. Bakan'ın seyahat acenteleri ve onun yasal temsilcisi TURSAB' ı yok sayarak davrandığını söyleyen Yücel, "Alınan kararlarda TURSAB yok sayılıyor. Bana çok ciddi yakınmalar geliyor" diyerek sözlerini şöyle noktaladı:

"Ben burada Sayın Bakan'ın seyahat acentelerine ve onun yasal temsilcisi TÜRSAB'a karşı özel kişisel bir tavrı olduğunu düşünüyorum. Oysa bundan bir ya da iki dönem önce, Sayın Mehmet Nuri Ersoy TURSAB'ın yönetimine aday olmak istedi. Kulis faaliyetlerine de girişti, hatta benden de destek rica etti.. Ancak bakanın bulunduğu liste seçimi kaybetti. Sanıyorum ondan sonra aralarında böyle bir husumet oluştu."

Güncelleme Tarihi: 10 Mayıs 2020, 12:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER