TURGAY GENÇ, KADIN EMEĞİ VE LAİKLİK

Geçen hafta çıkan gazetemizde şöyle bir haber vardı;

“Döşemealtı Belediyesi kadınların istihdama katılması ve üretime yönelmesi, ürünlerinin pazarlanması için 50’ye yakın Kadın Kooperatifini Termesos Döşemelatı Üretim ve İşletme Kooperatifi çatısında bir araya getirdi.”

Belediye Başkanı “Turgay Genç’in” iradesi ve Başkan Yardımcısı “Engin Murat Özdemir’in” olağanüstü çalışması ile aylarca süren görüşmeler ve temaslar sonucu Antalya, Burdur ve Isparta’da bulunan birbirinden habersiz 50 kadın kooperatifini tek çatı altında topladılar.

Bu türden bir çalışma Antalya ilinde ilk ve tek çalışma…

Son derece önemli olan bu çalışma neden önemli?

Bunu Başkan Genç şöyle açıklıyor.

“Kadınlarımızın aile ve ülke ekonomisine katkı sağlaması hem kendileri, hem aileleri ve hemde ülkemiz için son derece önemli.

Kadın emeğinin olmadığı bir ekonominin kalkınması mümkün değildir.

Bu anlamda kadınlarımız elbette bir araya gelip üretime katılıyorlardı ancak asıl sorun bu ürünlerin pazarlanması ve geri dönüşümünün sağlanmasıdır.

Kadın Kooperatiflerini bir araya getirerek ürünülerinin pazarlanmasını ve geri dönüşünü sağladık.

Bununla aynı zamanda ülkemiz demokrasisine ve laikliğe katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

Kadınların toplmsal hayata, üretime ve pazarlamaya katılmadığı bir ülkede ne eşitlikten, ne özgürlükten ne de kalkınmadan söz edilemez.

Toplumun yarısını atıl duruma getirmek, sadece evinin kadını ve çocuklarının anası konumunda tutmak ülkeye neredeyse ihanet derecesinde yapılacak bir kötülüktür.

Kültürden sanata, bilimden teknolojye, tarladan fabrikaya, ağır iş makinesi kullanmaktan otobüs/kamyon sürücülüğüne, anesteziden operatörlüğe ve hayatın her alanında kadın emeği ile bir ülke hem kutsanır, hem de kalkınır.

Kadının üretmediği, sosyal hayata katılmadığı ve erkelerle eşit haklara sahip bireyler olmadığı bir ülkede demokrasiden ve özgürlüklerden söz edilemez.

Bu anlamda Batılı ülkelerin gerisindeyiz ancak Mustafa Kemal’in öncülüğünde cumhuriyetle beraber kabul edilen Medeni Kanun ve anayasaya giren eşitlik ilkesi ile üçüncü dünya ve İslam devletlerinden ilerdeyiz.

Lakin tam demokrasi ve hele laiklik kadınların eşit haklara sahip olması, kadın emeğinin ekonomiye katkısı ile mümkün olacaktır.

Bozkurt Güvenç, Türk Kimliği isimli kitabında şöyle der;

“Laiklik, kadınlarımızın eşit vatandaş durumuna gelebildiği oranda sağlanabilir. Laik devletten laik topluma, askeri toplumdan sivil topluma geçilmesi ancak eğitimde, çalışma hayatında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ile mümkündür. S 346”

Evet, anayasalarda ve yasalarda eşitlik, laiklik yazabilir.

Bu yazılanların toplumsal hayatta karşılığı yoksa onlar sadece yazılı sözler olarak kalır.

Demokrasinin, özgürlüğün, laikliğin gerçek anlamda uygulandığı bir ülke olmamızın yolu, kadınların eşit haklara sahip olmasıyla ancak daha da önemlisi kadın emeğinin ekonomide, eğitim de ve çalışma hayatında aktif hale gelmesiyle mümkündür.

YORUM EKLE

banner20

banner21