Tarımda katlı büyüme!

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, Dünya Çiftçiler Günü’nü nedeniyle yaptığı açıklamayı okuyunca, tarımsal üretim verilerine daldım.

Bakan Pakdemirli, 2002’yi başlangıç alarak son 17 yılda tarımda muazzam bir gelişme tablosu çiziyor. Ancak 2002 sonrası dönemde tarımsal milli hasıladaki artışı Türk Lirası cinsinden anlatıyor; dünya ile kıyaslarken dolar cinsine dönüyor.

Baktım, bütçe konuşmasında da bazı toplantılarda da aynı yöntemi izlemiş.

Bir de TL cinsinden verdiği tarımsal milli hasıla sayılarında farklılıklar var. Bakan Pakdemirli’nin ağzından yazılanlara göre 2018 yılı tarımsal milli hasılası 213.4 milyar TL ile 217 milyar TL arasında değişiyor. 2019 yılı verileri 275 milyar ile 287 milyar TL arasında. En son açıklamasındaki sayı 275 milyar.

Türkiye’nin 2002 yılı tarımsal milli hasılası bazı kaynaklarda 37, bazı kaynaklarda 39 milyar TL görünüyor. Hangisi dikkate alınırsa alınsın, TL cinsinden bakıldığında 17 yılda müthiş bir büyüme olduğu görülüyor.

Peki gerçek öyle mi?..

Gerçek şu:

İstatistikte temel kuraldır; bir değeri bir başka değerle kıyaslarken ya ortak bir ölçü kullanılır ya da kıyaslanacak olan değerler dönüştürülür.

Yani 2002’nin tarımsal milli hasılasını, 2019’un tarımsal milli hasılasıyla kıyaslarken 2019’un değerini enflasyondan arındırmanız veya 2002’nin değerini enflasyonu ekleyerek güncellemeniz gerekiyor. Diğer yol döviz, altın veya bir başka değeri ölçü alıp ona göre kıyaslamak.

2002’de dolar 1.5 lira imiş. Tarımsal milli hasılayı en düşük görünen 37 milyar lira olarak alırsak, 27 milyar dolar ediyor.

2019’da dolar 6 lira, tarımsal milli gelir 275 milyar lira. Böldüğünüzde 46 milyar dolar eder. Onu da oranlarsanız yüzde 70’lik artış olduğu görülür.

Bu baskılanmış dolar değeri, oynanmış enflasyon verilerine göre böyle.

Tarım ürünlerinin fiyatlarındaki artış dikkate alındığında seviye çok daha aşağıda kalıyor.

2002’de domates 50 kuruş, 2019’da 2.5 lira ise üretiminiz değişmeden büyümeniz sayı olarak 5’e katlanmış görünür.

Girin internete, bakın 2002’deki tarım ürünleri fiyatlarına. Bugün ile karşılaştırın. Kat kat büyüyenin üretim değil, etiketlerdeki sayılar olduğunu görürsünüz.

Zaten işletmelerin arazi büyüklüğünden makineleşme ve makinelerin durumuna kadar, tarımdaki yapıya baktığınızda, böylesine katlı katlı üretim artışının olamayacağı gayet açıktır.

Tarımda ciddi üretim artışının, ciddi yapısal değişime-dönüşüme bağlı olduğu uzmanlar tarafından yıllardır söyleniyor, yazılıp çiziliyor. Acaba sayılarla oynamayı bıraksak da artık işe daha ciddi mi sarılsak.

YORUM EKLE