''Salgın sürecinde gıdanın önemi bir kez daha anlaşıldı''

ÖZEL RÖPORTAJ: Dünyayı sarsan koronavirüs süreci insanlığa, hayatta en önemli ihtiyacın sağlık ve gıda olduğunu acı bir şekilde öğretti. Zira salgınla mücadele sürecinde açıkta ve ayakta kalan iki sektör var. Hastaneler ve marketler... Türkiye'de de durum aynı. Birçok sektörde ticaret hayatı durmuşken, yaş sebze ve meyve üretimi ve ihracatı artarak devam ediyor. Bu salgın günlerinde gıda ihracatı artışı, geçen yılın aynı dönemini geçti.

Antalya'da 20 yıldır yaş sebze ve meyve ihracatı yapan özellikle biber ihracatında söz sahibi olan Berdan Ber, "Covid-19 salgın sürecinde biz kepenk indirmedik, tam tersine ihracatımız arttı" dedi.

Koronavirüs salgının başladığı mart-nisan 2020 ile geçen yılın mart-nisan aylarını karşılaştıran Berdan Ber, rakamları Antalya 3T ile paylaştı. "Ocak ayından 31 Mart'a kadar geçen süreçte geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 25, miktar bazında yüzde 10'luk bir artışımız var. Nisan ayı bu verinin içinde yok. Ancak Nisan ayı da geçen yılın aynı dönemine göre, çok pozitif bir ayrışma yaşıyoruz. Yani geçen yılın Nisan ayına göre, bu yıl Nisan ayında sebze meyve ihracatımızda yüzde 10-15 bandında miktarda ve değerde artışımız var. Bu rakamlar da gıdanın dünyadaki önemini bir kez daha bizlere gösterdi."

Koronavirüs salgın sürecinde yaş sebze ve meyve ihracatçılarının yaşadığı sorunlara da değinen Berdan Ber, ilk günlerin kaotik geçtiğini, kamyonların tırların mahsur kaldığını, tır şoförlerinin karantinaya alınması sebebiyle zor günler geçirildiğini söyledi. Bugün ise Avrupa Birliği ülkeleri özellikle Almanya ile vize problemi yaşandığını bunun dışında ürünlerin sevkiyatında bir sorun olmadığını sözlerine ekledi.

Türkiye yılda 47-48 milyon ton yaş meyve ve sebze ihraç ediyor, 4 - 4.3 milyon ton da ihracatımız var. Lojistik avantajlar ya da dezavantajlar,, politik gelişmeler de ihracat sürecini etkiliyor. Zaman zaman kamuoyunun gündemine gelen bir diğer konu ise pestisit. Yani yaş meyve ve sebzelerin üzerinde kalan tarım ilaçları kalıntısı sebebiyle ürünlerin geri gönderilmesi. İhracatçı Berdan Ber, bu konuda Türkiye'nin kusursuz olmadığını, hataların yaşandığını ama büyük ölçüde haksızlık yapıldığı görüşünde.

"Dünyanın dördüncü büyük yaş sebze meyve üreticisiyiz. Çin, Hindistan, Amerika'dan sonra Türkiye geliyor. Çok ciddi bir potansiyelimiz var. Ve bu potansiyelimiz baltalanmak istendiğin de pestisit çok kolayca gerekçesi olabiliyor. Ürünlerimiz 2010 yılından beri, AB'ye girişte ilk durak ülke olan Bulgaristan'da testlere tabi tutuluyor. Türkiye, Bulgaristan'a 1,5 milyar liranın üzerinde analiz bedelleri ödemiş ve Bulgaristan da bunu biraz para kazanma aracı haline getirmiş vaziyette. Bulgaristan geçen sene ürünlerimize 20 binin üzerinde analiz yaptı. Kabaca söylüyorum, 60-70 arasında geri bildirim aldık. Bakın bu binde 2 oran yapıyor."

Berdan Ber'in ihracat potansiyelini artırmak için üzerinde durduğu bir diğer konu da kooperatifler ve üretici birlikleri. Türkiye'de Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi yeterli kooperatifleşme ve güçlü üretici birlikleri olmadığını söyleyen işinsanı Ber, "Güçlü üretici birliklerimiz kooperatiflerimiz olsa, ürünleri birinci sınıf, ikinci sınıf değerlendirmemizi çok kolay yaparız. Biz ihracatçılar ile üreticiler arasında dayanışma ve işbirliği artar" dedi

Yaş sebze ve meyve ihracatçılarının altını önemle çizdikleri bir diğer konu ise teşvikler. Getirilen teşviklerin masa başında bürokrat değerlendirmesiyle değil,, sahada kendileriyle konuşularak yapılmasını, aksi takdirde verilen teşviklerin boşa gittiğinin altını çiziyorlar.

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2020, 13:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER