Muğlalı Çiftçi Ejder Meyvesinin Hasadına Başladı

Narenciye ve sebze üretimine alternatif ürün olarak tercih edilen tropikal ‘ejder' meyvesi, Ortaca’da örtü altı üreticisinin yeni umudu oldu.

Avrupa'da 'ananasın krallığına son veren meyve' olarak anılan ve Türkiye'de ilk olarak Mersin'de tropikal meyve yetiştiriciliği yapan Mehmet Tanrıverdi tarafından yetiştirilmeye başlanan ejder meyvesi, Muğla Ortaca'da da üretildi. Daha önce ithal edilen ve yüksek fiyattan satılan meyve, ilçe halkından ilgi gördü.

Mersin'deki üreticilerden Mehmet Tanrıverdi tarafından yetiştirilmeye başlanan ejder meyvesi, Muğla Ortaca'da üç yıldan önce başlayan üretim ejder meyvesinin kullanımını arttırdı. 12 yıl süren çalışmanın ardından bu meyvenin tüm Akdeniz Bölgesi'nde yetişebileceğini fark ettiklerini ifade eden Tanrıverdi, Ortaca'da ürün hasadına katıldı. Tanrıverdi, "Gazipaşa, Muğla, Aydın, İzmir ve Mersin'in değişik yerlerinde tesisler, üniteler kurduk ve çiftçilerimize bu ürünü kazandırdık. Ortaca'daki bahçe 3 yıl önce kuruldu. Ürünümüz oldukça sağlıklı bir şekilde yetişti.ilk yıl ağaç başına on meyve alınırken bu yıl bu sayı 50 ila 60 arasında değişti İnşallah gelecek sene daha çok ürün hasat edilecek" dedi.
İthal edilen ejder meyvesinin büyük marketlerde yüksek fiyatla satıldığını anlatan Tanrıverdi, "Büyük marketlerde 300 gramı 30-40 TL'den satılıyor. Bizim meyvemiz 600 ile 900 gram arasında geliyor ve 20 ile 25 liradan satıyoruz. İthal olanlar bizimkilerle asla rekabet edemez. Nisanın ortalarında çiçek veren bir bitki haziranda meyvesini verir. Meyve kopartıldıktan sonra tekrar çiçek açar ve 40-45 gün sonra yeni bir meyve daha verir. Bitkilerden haziran ve aralık arasında ürün alınabilir. 2, 3 yaşındaki 1 dönümlük bahçeden 32 bin adet meyve alınabilir" diye konuştu. Meyvenin ana vatanının Tayland ve Vietnam olduğunu hatırlatan Tanrıverdi, Türkiye'nin coğrafi olarak Avrupa'ya daha yakın olduğunu ve büyük avantaja sahip olduğunu kaydetti. Tanrıverdi, "Avrupa'da bu meyve, ananasın krallığına son verdi ve çok popüler oldu. İhracat konusunda geç kalmış değiliz, dünya piyasasında İsrail ile rekabet içindeyiz, çok iddialıyız, ülkemiz bu işten çok gelir elde edecek" dedi.



Ortaca'da sera domatesi yetiştirdiğini anlatan Emine Bulut “Daha önce domates ekiyorduk. İlaç, gübre masrafımız çok oluyordu. Her zaman da ihracat sorunu vardı. her yıl zarar etmemizin üzerine ürün arayışına başladık. Bu meyve masrafsız sadece doğal mal gübresi veriyoruz. Başka bir şey vermiyoruz o yüzden bu meyveyi tercih ettik. Toplaması çok basit başka hiçbir işçiliği yok. Sadece suyunu ayarlıyoruz. Suyu az istiyor. Tesisi kurduktan sonra sorun yok. Bunda 1 sefer masraf ediyorsun ama domateste 2 sefer. Fidan, ilaç parası baya zahmetli domates. Bu üçüncü hasadımız, 1 yılda meyve veren başka ürün var mı bilmiyorumAraştırmalarımız üzerine Mehmet Tanrıverdi ile birlikte ejder meyvesi fidanlarını diktiklerini anlatan Emine Bulut, ilk yıl yani üç yıl önce ilk meyvelerimizi aldık  llk yıl ağaç başına 10  meyve alırken bu yıl bu oran ağaç başına 50 ila 60 arasında değişti "2 dönüm 200 m2lik bahçede 2 bin 800 kök dikili alan bulunuyor.ilk yıl  120 kök meyve verdi. Bu yıl ise 2 bin 800 kök ten tam randımanlı olarak meyvemizi aldık gelen arkadaşlara tanıtım ve tadım için ikram ediyoruz ürünümüzü Anamur’a gönderiyoruz bunun yanı sıra marketlerden gelen talepleri karşılıyoruz  kendimizde  ilçe pazarında satışını gerçekleştiriyoruz. " dedi konuştu.

Meyvenin insan sağlığına faydalı olduğuna değinen Mehmet Bulut, "Ejder meyvesi, lifli bir bitki meyvesinin B ve C vitamini açısından zengin kalsiyum, potasyum, magnezyum ve fosfor bakımından zengin. Kan basıncını dengeler, kemikleri ve dişleri güçlendirir, morlukların ve yaraların çabuk iyileşmesini sağlar. Solunum problemlerini engeller, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser ve kalp hastalıklarına çok iyi gelir. Çocuklar ve yaşlılar için tam bir sağlık deposudur, insanlar için çok özel bir meyve, herkesin yemesini tavsiye ederim" diye konuştu.

.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER