Gıdayı kontrol edersen dünyayı kontrol edersin

ÖZEL RÖPORTAJ: Türk tohumculuk sektörü, iyileşme ve Ar-Ge çalışmaları neticesinde her geçen gün büyüyor. 30-35 yıl önce tohumculukta ihracat diye bir gündem yokken, bugün bazı ürünlerde 80’den fazla ülkeye tohum ihraç ediliyor. Ancak alınması gereken daha çok yol bulunuyor.

Tohum ithal ederek girdiği sektörde, yaptığı Ar-Ge yatırımlarıyla tohum ihraç eder hale gelen Ali Kaynak, "2018 rakamlarına göre Türkiye'de üretilen tohum miktarı 2 milyon 850 bin ton. Bunun 1 milyon 59 bini sertifikalandırılıyor. Yine 2018 rakamlarına göre ithal tohuma ödediğimiz para, 179 milyon dolara geriledi" dedi.

Türkiye'deki en eski tohum firması 30 yıllık

Kamuoyunda hibrid tohuma karşı bir önyargı olduğunu hatırlatan Kaynak, "Hibrid tohum kısır tohum değildir. GDO'lu tohum hiç değildir. İki ayrı özelliği olan ürünü daha üstün özellikte bir tohum elde etmek için melezleme çalışması yapıyoruz. Bu çalışmalar yıllarca sürebiliyor" ifadesini kullandı. Türkiye'nin dünya tohumculuk pazarında daha fazla yer alabilmesinin yolunu da anlatan Ali Kaynak, Avrupa'da geçmişi 320 yıllık olan tohum firmaları olduğunu, Türkiye'deki en eski tohum firmasının ise 30 yıllık olduğunu hatırlattı. Kaynak, rekabet gücünün Ar-Ge yatırımlarından ve kurulacak güçlü üretim kooperatiflerinden geçtiğini de belirtti.

‘‘’Tarımda planlı üretim şart’’

Dünya pazarlarında daha fazla yer edinmek için güçlü üretici kooperatiflerin kurulması gerektiğinin altını çizen Kaynak, ‘‘Bu kooperatifler aracılığıyla üretici hangi üründen ne kadar ekmesi gerektiğini bilecek ve ürettiği ürün elde kalmayacaktır. Biz de hangi üründen ne kadar üretileceğini bileceğiz ve ona göre tohum geliştireceğiz. Yani tarımda planlı üretim şart" dedi.

‘‘Tohumculukta Ar-Ge yatırımları yıllarca sürüyor’’

Bir diğer konu ise tohum ıslah çalışmaları için Ar-Ge yatırımı yapan firmaların banka desteği alamaması. Yani finans sorunu. Yıllardır Antalya'da kurmuş olduğu Ar-Ge laboratuvarlarında tohum ıslah çalışması yapan Ali Kaynak, finans konusunda bankaları şöyle eleştirdi:
"Biz de bankacılık sisteminin iki ayağı var; birincisinde mevduat toplarsın yani veznedarlık yaparsın, ikinci işleri ise piyasaya faizle kredi verirsin yani ‘tefecilik’ yaparsın. Oysa Avrupa'da bankalar eğer bir projeye inanmışlarsa, Ar-Ge çalışmalarına ortak olurlar. Zarar etseler de kar etseler de projeye birlikte girerler. Biz de bu olay yok. Ar-Ge yatırımı yapmak isteyen tohumculuk firmalarının önündeki en büyük engel bu maalesef. Çünkü tohumculukta Ar-Ge yatırımları yıllarca sürüyor."

Rekabet yarı yarıya

Domates, biber, salatalık tohumunda ağırlıklı olarak çalıştıklarını söyleyen Kaynak, özellikle sebze de ithal tohum ile yerli tohum rekabetinin yarı yarıya olduğunu söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20

banner21