“DİTAP, tarımda standardizasyon getiriyor”

Türkiye’nin tarımda kendine yetebilme durumunun devam etmesi ve koronavirüs ile ilgili yaşanabilecek olası bir ikinci dalga halinde tarım sektörünün her alanında desteklerin ve önlemlerin artırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

“DİTAP, tarımda standardizasyon getiriyor”

Progroup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam, geçtiğimiz günlerde devreye alınan Dijital Tarım Pazarı’nın Türkiye’nin tarımda dünyanın lokomotifi olması için atılmış önemli bir adım olduğunun altını çiziyor. Çam; “Üreticiler için belirli noktalarda bir standardizasyon sağlayacak olan sistem, farklı üretim maliyetlerinin de belirli bir noktaya kadar belirlenebilmesine yardımcı olacaktır” diyor.

Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle sağlıklı ve güvenilir tarım ürünlerine ulaşımın ve tarımda kendi kendine yeter bir ülke olmanın önemi bir kez daha ortaya çıktı. Bu yönüyle bakıldığında Türkiye’deki tarım sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Karşı karşıya olduğumuz pandemi ülkemizde tarım sektörünün stratejik önemini hepimize göstermiştir. Ülkemiz için bakıldığında ilk göze çarpan unsur tarım sektöründe desteklerin artırılması gerektiğidir. Şu anda açıklanan verilere bakıldığında temel gıda ürünlerinin üretim, stok ve tedariğinde sorun olmadığı ve ileri dönem için sorun ile karşılaşmayacağımız paylaşılan bilgiler arasındadır. Şöyle bir durum söz konusudur ki; açıklanan üst düzey önlemlerde tarım sektörüne yer verilmemesi olası bir ikinci dalga halinde bizi daha büyük sorunlar ile karşı karşıya getirebilir. Diğer bir taraftan tarım sektöründe üreticilerin üretim çarkını döndürememesi durumunda üreticinin çarkın dişlisine geri dönmesi oldukça zor görünüyor. Ülkemizin şu anda kendine yetebilen bir ülke olmasından bağımsız olarak tarım sektörünün ekonomi, sağlık, yönetim bileşenleri ile ortak mücadele etmesi tarım sektörünün ülkemizdeki gelişimini sağlayıp diğer sektörler içinde destek unsuru oluşturacaktır. Genel anlamda bakıldığında ülkemizin kendine yeter bir ülke olması Türkiye’de tarım sektörüne verilen önemin bir uzantısıdır. Kendine yetebilme durumunun devam etmesi ve olası bir ikinci dalga halinde sorun ile karşılaşabilmek adına tarım sektörünün her alanında desteklerin ve önlemlerin artırılması gerektiği ise yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Tohumdan çatala kadar tarımdaki sürecin tek elden yürütülmesini sağlayacak, üretici ile tüketici arasında doğrudan bağ kuracak Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) yakın ve orta vadede alıcı ve satıcıya neler getirecek?

Alıcı ve satıcının ortak bir payda da buluşacak olması arz ve talebe ulaşmada karşılıklı kolaylık sağlayacaktır. Şöyle ki; üretici ürünü için istediği şartlarda pazar bulabilecek ve seçim şansına sahip olabilecektir. Tüketici, esnaf ve satıcılar ile kalite standartlarını seçebildiği ürünler arasında seçim yapabilecektir. Bu bağlamda DİTAP, tarım sektöründe ürünün üreticiden çıkıp tüketici, esnaf ve satıcılara ulaştırılması zincirinde uzun vadede verimliliğinin artırılması sağlayacaktır. Verimliliğin artması, alıcı ve satıcının ortak bir payda da buluşabilecek olması hem kısa vadede hem uzun vadede ticarete ivme kazandıracak ve ekonomik kalkınmaya yardımcı olacaktır. Tüm paydaşların bir platform altında toplanması ve sektörün her kesimine açık olması altyapımızın durumunun iyi olduğunun bir göstergesi olup, dünyadaki refahtan daha üst seviyede faydalanmamız gerektiğini göstermektedir. DİTAP; üretici, haldeki kişiyi, toptancıyı, satıcıyı bir araya getirmektedir. Tek elden yönetilecek ve uygun fiyatlar ile kaliteli ürüne ulaşmamızı sağlayacak bir platform olacak DİTAP, tarım sektöründe karşılaşılan ufak sorunların çözümünü de beraberinde getirecektir. Bu durum DİTAP’ın kısa vadedeki getirileri arasında sayılabilir.

SİSTEMSEL RİSKLERE DİKKAT

Söz konusu platforma üreticilerin adapte olmasında yaşanılacak olası riskler neler?

Dijital platforma adaptasyon ve kullanımda zorluklar yaşanabilmesi başlıca riskler arasında görülmelidir. Üreticiler dijital bir ortamda tüm işlerini halledebilecek ve sürecin aksaklık görülmeden işletilmesi için gerekli olan en önemli unsur sorunsuz altyapı ve zamandır. Proje durumunda incelenirken sistem kusursuz görünebilir. Fakat süreç işlemeye başladıktan sonraki takip etme ve sorunları saptama kısmı platformun geliştirilme süreci için oldukça büyük önem göstermektedir. Bu bağlamda üreticiler değişkenlik gösterebilecek bir sistem ile karşı karşıya olduğu için adaptasyon sürecinin bitimine kadar sistemsel riskler ile karşılaşabilir. Ülkemiz insanları dinamik bir yapıya sahiptir. Demografik yapı ve sosyo-ekonomik etmenler sebebiyle dijitalliği kolay kabul edebilen bir yapıya sahip olmamamız, adapte olma sürecinin uzamasına neden olabilir. Bu da sistemin doğru işlemesi için büyük bir risk oluşturabilir.

Pazarda aynı ürünler farklı fiyatlar gösterebiliyor. DİTAP’ın dijital tarım pazarını tek elden yürütmesi ile farklı fiyat politikaları da ortadan kalkmış olacak. Sizce aynı ürünü farklı üretim maliyetlerine üreten üretici bu durumdan etkilenecek mi?

Sisteme adapte olma süresi boyunca etkilenmelerin olacağı aşikârdır. Sürekli kendini güncelleyen ve geliştiren bir model olarak tasarlanmış olan DİTAP, adaptasyon süresi sonunda üreticinin bu farklardan etkilenme durumunun minimuma indirilmesini sağlamış olacaktır. Üreticiler için belirli noktalarda bir standardizasyonu sağlayacak olan sistem, farklı üretim maliyetlerinin de belirli bir noktaya kadar belirlenebilmesine yardımcı olacaktır. Buna bağlı olarak üreticinin üretim maliyetleri kapsamında olan olumsuz etkilenme alanının minimuma indirilmesi sağlanacaktır. DİTAP’ın kapasite ve derinliği arttıkça olumsuz etkileme alanının tamamen ortadan kalkabileceği de yapılabilecek yorumlar arasındadır. Diğer taraftan yapılan açıklamalarda DİTAP’ın fiyat dalgalanmaları ve maliyet ile ilgili tüm konularda üreticinin yanında olduğu açıklanmıştır. Buna bağlı olarak üreticinin mağduriyetinin minimum seviyede olmasına dikkat edileceği söylenebilir. Aynı ürünün farklı üreticiler tarafından farklı maliyetlere üretilmesi durumu sistemin uygulamaya başlandığı tarihler üreticiyi etkilese de ileriye dönük bir standardizasyon sağlayacağı için uzun vadede verimliliği olumlu etkileyecektir.

“REKABET HER KOŞULDA DEVAM EDECEK”

"Hal Kayıt Sistemi" ile tüketiciler ürün künyelerindeki kare kodu okutarak ürünün, üretim yerini, zamanı ve bugüne kadar hangi fiyatlardan satıldığını görebilecek. Sizce bu uygulama, daha şeffaf bir satışı beraberinde getirirken pazar rekabetini de bitirebilir mi?

Rekabet her koşulda devam edecektir. Şöyle söylenebilir; geçmiş pazar rekabetlerinin yapısını değiştirecek ve içinde bulunduğu duruma göre kendini revize edecektir. “Hal Kayıt Sistemi” için pazardaki rekabetin dinamiğini değiştirebileceği kesinlikle söylenebilir fakat rekabetin ortadan kalkması gibi bir durum söz konusu olamaz. Pazardaki rekabet oluşacak olan yeni koşullara üreticiler tarafından oluşturulacak ve yeni oluşan pazara göre devamlılık sağlanacaktır.

Bugün Türkiye 275 milyar liralık tarımsal hasılayla ile Avrupa'da birinci, dünyada da ise ilk 10'da. Dijital Tarım Pazarı ile Türkiye'nin bundan sonra tarımda dünyanın lokomotifi olacağını söylememiz mümkün mü?

DİTAP’ın Türkiye’nin tarımda dünyanın lokomotifi olması için atılmış önemli bir adım olduğu kesinlikle söylenebilir. Pandemi dönemi boyunca tarım ve gıda için yeni tarım modelleri ortaya koymak ve bir sistem üzerinde çalışmak bu zorlu süreçten güçlü çıkmamızı sağlayacaktır. Böylece ülkemizin dünyadaki konumu ve yeri pandemi sonrasında daha farklı olacaktır. Dünyanın tam merkezinde olmamız nedeniyle kara, hava ve deniz yollarının kesişim noktasındayız. Tarım konusunda doğru iş modelleri kurarsak ülkemizi tarım sektörü için dünyaya öncü ve marka haline getirebilir.

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2020, 10:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER