“Hedefimiz, güçlendirilmiş parlamenter sistemdir”

Antalya’nın siyasi parti il başkanlarıyla söyleşilerimizi sürdürüyoruz. Bugün sizlere DEVA Partisi İl Başkanı Süleyman Akıncı’nın genel siyaset ve kentin sorunlarına dönük görüşlerini ve düşüncelerini iletiyoruz. Atatürk, laiklik, anayasa, ittifaklar ve kentin yönetimiyle ilgili sorularımıza cevap verdi. Oldukça ilginç ve kamuoyuna yansıyanlardan farklı bir profil çizen Akıncı’nın söyleşisini sunuyoruz…

“Hedefimiz, güçlendirilmiş parlamenter sistemdir”
banner24

“Belediyelerin yapması gereken rutin işleri için bir belediye başkanına ihtiyaç yok. Belediye bürokrasisi zaten yasalarla yapmaları zorunlu olan işleri yaparlar. Belediye başkanları bunların dışında bir farkındalık ortaya koyacağı ve hayatı kolaylaştıran projeleri ortaya koyar. Zaten varlık nedeni de budur. Buna göre değerlendirirsek; Antalya’nın en can yakıcı sorunu imar ve ulaşımdır.”

“Seçim zamanı geldiğinde bir ittifakta yer alır mıyız, almaz mıyız bunu o günkü şartlar belirleyecek. Biz ilkeler ve değerler üzerine kurulmuşuz bu anlamda bizim vazgeçemeyeceğimiz esaslardan birisi GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMDİR. Bu esası savunanlarla ve bizim ortaya koyduğumuz ilkelerle uyuşması olan partilerle bir ittifakta olmamız elbette mümkün olabilir.”

  • Sayın Başkan, DEVA (Demokrasi ve Atılım Partisi) hangi ihtiyaçtan doğdu? Yıllarca AK Partide siyaset yaptıktan sonra ayrılıp bu partiyi kurmaya neden gerek duyuldu?

Elbette her siyasi parti toplumda ve yönetimde bir eksiklik olmasından ve bunun sonucunda halkın talepleri doğrultusunda kurulur. Yıllarca AK Partide siyaset yapıldığı doğrudur ancak, son 10 yıl içerisinde her geçen gün ülke kötü yönetildiği, her şeyin kötüye doğru gittiği içindir ki halktan gelen talepler doğrultusunda DEVA Partisi kurulmuştur.

  • Genel Başkan Babacan, kötüye gidişte uyarıcı olmadı mı?

Sayın Genel Başkanımız 2015 yılından itibaren sürekli olarak AK Parti yönetimini uyardı ancak uyarıları dikkate alınmadığı için kötüye doğru gidişi artık AK Parti içinde durduramayacağını gördükten sonra 2019 yılında ayrılarak DEVA Partisinin kuruluşuna yöneldi.

  • DEVA Partisi olarak siyasi yelpazede nerede durduğunuzu nasıl ifade edersiz?

Siyasetin merkez sağında durduğumuzu söyleyebilirim. Ancak ülke yönetimine talip bir parti olarak burada durmak iktidar getirmeyecektir. Bu nedenle geniş bir siyasi açılıma yönelmiş durumdayız. AK Parti başlangıçta böyle bir çizgiyi benimsemişti ancak süreç içinde giderek dini bir karakter ve muhafazakâr yapıya yöneldi. Toplumu kucaklayamadı.

  • Nasıl bir açılım? Yani hangi ilkelerde ilerlemeyi düşünüyorsunuz?

Özgürlüklere, kişi hak ve özgürlüklerine saygılı, hukukun üstünlüğünü ve hukuk devletini esas alan modern ve çağdaş bir açılımdır. Merkez sağda duracağız ama bu saydığım esaslara bağlı kalarak daha geniş bir mutabakatı sağlamaya çalışacağız. En ciddi tehdit olarak Türkiye’deki ayrımcılığı görüyoruz. AK Partinin sebep olduğu siyaset ve söylemlerinin bu ikilikleri meydana getirmiş olmasından dolayı DEVA Partisine ihtiyaç duyulmuştur zaten.

  • Kimi çevreler DEVA Partisinin AK Partinin devamı olduğunu ileri sürüyor…

Bir şeyin altını çizmek istiyorum: kesinlikle ve kesinlikle AK PARTİNİN DEVAMI DEĞİLİZ. Çünkü bizleri bir araya getiren şeyler demin sözünü ettiğim değerler ve ilkelerdir. Yani kişi hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğü ve hukuk devletini esas alıyoruz. AK Partinin bu noktada sicili pek temiz değildir.

  • DEVA Partisi laiklik ve seküler hayat ve Atatürk hakkında nasıl düşünüyor?

Birincisi, Atatürk bizlerin vazgeçilmez önderdir. Kurucu bir liderdir ve onun ilkeleri ışığında daha modern ve çağdaş bir ülke olacağımıza inancımız tamdır. Kurucu ulu önderimizdir. Bu anlamda da laikliğin demokrasinin vazgeçilmez esası olduğuna inanıyoruz. Atatürk’ten yanaysanız asla laiklik karşıtı olamazsınız. Kişilerin yaşam tarzında seküler bir hayatı savunuyoruz.

  • İyi de Genel Başkanınız Babacan bir televizyon programında anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceğini ifade etti. Böyle bir tercih laiklik ve Atatürk’ün de tartışılacağı anlamına gelmez mi?

O programda o soru ısrarla sorulmasına rağmen Genel Başkanımız öncelikle gündemlerinde böyle bir konunun olmadığının altını ısrarla çizdi. Moderatör yine ısrar edince belki naifliğinden ya da dil sürçmesinden dolayı şimdi böyle bir gündemimiz yok ama ilerde böyle bir gündem olursa tartışabiliriz, dedi. Aslında iyi niyetle söylenmiş bir sözdür. Özgürlüklere inanıyorsak her şey tartışılabilir, demek istedi. Ne yazık ki toplum bunu yanlış anladı ve iyi niyetli olmayan çevreler bunu istismar etti.

  • Yani?

Yanisi şu: bizim temel düşüncemiz Türkiye’nin laik, sosyal, demokratik bir hukuk devleti olduğu ve bu ilkelerden asla taviz verilemeyeceği düşüncesindeyiz. Başkaca da şansımız yok. Muasır medeniyet seviyesini hedefliyorsanız bu ilkelerden asla vazgeçemezsiniz. Bizim anayasamızın ilk dört maddesiyle bir sorunumuz yoktur. Zaten Sayın Genel Başkanımız yanlış anlamaları düzeltmek için bunu daha sonra açıkladı ve bir anlamda da düzeltti. AB ile tam üyeliği ve AB’nin normlarını hedeflemiş bir parti, Atatürk’ün ilkeleri ışığında laiklikten yana hukukun üstünlüğünü savunan, sosyal ve demokratik devletten yana olan bir parti olmak zorundadır.

  • AK Parti içerisindeyken önemli sorunluluklar üstlenmiş birlikte yürüyen iki siyasetçi olan Babacan ve Davutoğlu ayrıldıktan sonra tek bir parti değil, iki ayrı parti kurdular. İlerleyen zamanlarda iki partinin birleşmesi söz konusu olabilir mi?

Biz Gelecek Partisinden farklı bir partiyiz. Bir kere şunun altını çizelim. Sayın Genel Başkanımız ile Sayın Davutoğlu farklı dönemlerde AK Partide sorumluluklar üstlendiler. Siyaset anlayışları çok farklı olan iki siyasetçiden söz ediyoruz. Bizim ilkelerimiz, programımız ve duruşumuz onlardan çok farklı. Bu nedenle yakın bir gelecekte birleşme diye bir gündem olmaz.

  • DEVA Partisi herhangi bir ittifakta yer almayı düşünüyor mu?

Bizim şu andaki hedefimiz tek başımıza seçimlere katılabilmek ve teşkilatlanmamızı tamamlayıp seçim barajı aşacak güce ulaşmak. Seçim zamanı geldiğinde bir ittifakta yer alır mıyız, almaz mıyız bunu o günkü şartlar belirleyecek. Biz ilkeler ve değerler üzerine kurulmuşuz bu anlamda bizim vazgeçemeyeceğimiz esaslardan birisi GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMDİR. Bu esası savunanlarla ve bizim ortaya koyduğumuz ilkelerle uyuşması olan partilerle bir ittifakta olmamız elbette mümkün olabilir. Ama bunu şimdiden belirlemek yanlıştır.

  • Bu sözlerinizden DEVA Partisinin Millet İttifakında yer alacağını söyleyebilir miyiz?

Bunu söylemek için çok erken. Henüz teşkilatlanmamızı tam anlamıyla bitirmiş ve teşkilatlarımızın kongrelerini yapmış değiliz. Öncelikle teşkilatlanmamızı bitirip büyük kongremizi yaptıkta sonra partimizin ilkeleri, değerleri, hedefleri ortaya konur ve buna uygun ise Millet İttifakı ile bir seçim işbirliği yapılabilir.

  • Antalya Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Muhittin Böcek Başkan, uzun yıllar Konyaaltı’nda başkanlık yaptı. Tecrübeli bir belediyecidir. Şansızlığı, başkanlığının pandemi sürecine denk gelmesi oldu. Üstelik ağır bir hastalık dönemi geçirdi ve 2 yıllık bir sürenin 4-5 ayını hasta yatağında geçirmek zorunda kaldı. Dolayısıyla Büyükşehrin karnesini verecek durumda değiliz. Biraz daha zamana ihtiyacı var. Bu yılın sonuna doğru bir şeyler söylenecek duruma gelinir.

  • Yani, sizler büyükşehrin varlığını hissedebiliyor musunuz? Yoksa bu şehir kendi başına mı gidiyor?

Aslında ortada çok bir şeylerde görünmüyor. Kendi başına gitmese de bile her şey rutine dönmüş durumda. Ama demin dediğim gibi ağır bir hastalık ve pandemi süreci mazeretlerini kabul etmek gerekir. Yeterli ya da yetersiz demek için en azından bu yılsonunu beklemek gerekir.

  • Peki, Büyükşehir Belediyesinin şunları yapmalı diyebileceğiniz Antalya’nın can yakıcı hangi sorunlarını halletmesini isterdiniz?

Belediyelerin yapması gereken rutin işleri vardır. Bunların yapılması için bir belediye başkanına ihtiyaç yok. Belediye bürokrasisi zaten yasalarla yapmaları zorunlu olan işleri yaparlar. Belediye başkanları bunların dışında bir farkındalık ortaya koyacağı ve hayatı kolaylaştıran projeleri ortaya koyar. Zaten varlık nedeni de budur. Buna göre değerlendirirsek; Antalya’nın en can yakıcı sorunu imar ve ulaşımdır.

  • İmar ve ulaşımda nasıl bir perspektifiniz var?

Öncelikle kısa, orta ve uzun vadeli bir kentsel dönüşüm projeksiyonu hazırlanmalı. Bu projeksiyona göre bölgeler belirlenip buna göre yeniden kentin inşası yapılmalı. Kısaca kentsel dönüşümü sağlayacak ve kentin geleceğini biçimlendirecek, kişilerin ya da grupların ranta dayalı hesaplarına dayamayan bir “İmar Master Planı” yapılmalı. Muhittin Böcek Başkan eğer ileriye dönük anılacağı bir şey yapmak istiyorsa bunu öncelemelidir. Ulaşımda ise toplu taşıma hedeflenecek bir çalışma yapılmalı. Bu hızla gidersek yakında Antalya’da yollarımız bu araç sayısını kaldıramayacak duruma gelecektir. Tramvay ve otobüslerle hızlı, rahat ve konforlu ulaşımı sağlayacak bir düzenleme yapılmalıdır.

Haber:Mehmet TALAY

Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2021, 20:38
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Özkan Gundoğmuş DEVA partisi ilçe başkanı
Mehmet Özkan Gundoğmuş DEVA partisi ilçe başkanı - 2 ay Önce

Emeğineze sağlık ilimizi in 3T cok önemlidir çünkü birlikte olması birbirine tamamlayıcı.

SIRADAKİ HABER

banner20

banner21