KORONA İLE DİK DURUŞ SINAVI

Koronavirüs COVID-19 salgını ile mücadelede başarısı örnek gösterilen ülkelerden Almanya, seyahat yasağını kaldırdı. Ancak, Türkiye de dahil olmak üzere 130 ülkeyi kapsayan koronavirüs risk bölgesi listesi ilan etti ve bu ülkelere seyahati bazı koşullara bağladı.

Almanya federal sağlık kurumu Robert Koch Enstitüsü tarafından hazırlanan liste düzenli olarak güncellenecek. Listede yer alan riskli ülkelere gidenler için bazı yaptırımlar var.

Karara göre, yüksek salgın riski öngörülen ülkelerden Almanya’ya dönenler, ülkeye döndüklerini yetkili sağlık kuruluşlarına bildirdikten sonra evlerinde 14 gün karantinaya girmeleri ve bu süre zarfında ev dışından kimseyle görüşmemeleri gerekiyor.

Ev karantinasından muaf olabilmek için COVID-19 semptomları görülmediğini ve koronavirüs taşıyıcısı olunmadığını belgelemek gerekiyor. AB üyesi veya Robert Koch Enstitüsü tarafından kabul edilen ülkelerden alınan raporlar geçerli sayılıyor. Raporun Almanya'ya gelmeden en fazla 48 saat önce alınmış olması şartı da aranıyor.

Almanya, önce bazı ülkelerle birlikte Türkiye’de yapılan testleri ve alınan raporları kabul etmeyeceğini açıkladı.

Bu açıklamadan sonra Türkiye tarafından açıklamalar gelmeye başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, karara tepki gösterdi ve ‘‘arkasındaki bilimsel gerekçeyi anlamakta güçlük çektiklerini’’ söyledi. Konuyu Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile telefonda görüştüğünü belirten Bakan Çavuşoğlu, “Ben sayın Maas’a ‘Alman uzmanlarından oluşan heyeti Türkiye’ye gönderin. Durumu yerinde incelesinler’ dedim” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Alman sigortalarının karşılamayacağı tedavi masraflarını Türkiye’nin karşılayacağını; dönüşte test isteniyorsa onun yapılabileceğini de söyledi…

ALMANYA’NIN ŞARTLI KABULÜ

Almanya son kararında, PCR olarak bilinen moleküler biyoloji testinin geçerli sayılacağı ülkeler listesine Türkiye’yi de ekledi.

Ancak raporun geçerliliği için PCR testinin ISO 15189 veya ISO / IEC 17025 sertifikalı olması gerektiği belirtildi.

180 DERECELİK BÜYÜK DÖNÜŞ

Benzer uygulamaları, başka ülkeler de karşımıza çıkarabilir. Bu durum dikkate alındığında, Bakan Çavuşoğlu’nun önerileri, ekonomideki kaybı azaltmak için elbette önemli ve gerekli adımlar. Ancak ben “Türkiye’ye heyet gönderin. Durumu yerinde incelesinler’ dedim” lafına takıldım.

Çavuşoğlu, 2017’de bazı AKP ileri gelenlerinin Almanya’da propaganda toplantıları yapmasına izin verilmediği için şöyle meydan okumuştu:

"Bizi eşit bir ortak gibi görmek durumundasınız. Türkiye sizin emrinizde bir ülke değil. Siz Türkiye'nin patronu değilsiniz. Siz birinci sınıf, Türkiye ikinci sınıf değil. Biz size böyle davranmıyoruz. Siz de Türkiye'ye eşit bir ortak gibi davranmak zorundasınız…"

‘‘Patron değilsiniz’’ çıkışından teftiş talebine…

Gerçekten zor durum...

Savurgan ve savruk yönetim insanı ne hallere düşürüyor…

Boşuna dememişler; ‘‘Ağa borç eder, uşak borcunu öder…’’

ÖNEMLİ BİR NOT: RİSK BÖLGELERİ NASIL BELİRLENİYOR?

Almanya’nın kararını savunmak bana düşmez ama ‘‘Bunlar siyasi kararlar. Bizi kıskanıyorlar’’ hamasetini yememeniz için bu bilgiyi aktarıyorum:

Ülkeler salgın riskine göre sınıflandırılırken, yeni vaka sayısındaki artış dikkate alınıyor. Bir haftada 100 bin kişide 50'den fazla yeni vaka görülürse, ülke riskli ilan ediliyor. Bunun yanı sıra, yeni vaka sayısı az olan ülkelerde, test kapasitesinin az ve salgınla mücadele önlemlerinin yetersiz olmaması, ülkenin salgına dair paylaştığı bilgilerin güvenilir bulunmaması da bir ülkenin riskli kabul edilmesinin nedenleri arasında…

YORUM EKLE

banner8