Köpüğü almak, ana kütleden çalmaktır

Döviz, faiz ve ölçüsüz zam kıskacında debelenmeye devam ediyoruz.

İktidar faizi dizginleyip dövizi bıraktı, en yetkili ağızlardan bu durumun süreceği açıklandı; Türk Lirası değer kaybında rekora koştu; ABD Doları 18, euro 20 liraya yükseldi.

Bir gece ansızın çark edilip ‘‘dövize bağlı faiz’’e geçildi. Yani faizler yükseltildi. Ahaliye ‘‘dövizi bozup TL’ye geçin, döviz kadar faiz verelim’’ denildi. Kurlar birkaç saat içinde yaklaşık yüzde 40 düştü.

Her ne kadar cumhurun rağbetinden olduğu söylense de Merkez Bankası’nın (MB) ve diğer kamu bankaların operasyonda etkili olduğu anlaşıldı. Muhalefetin iddiasına göre bu operasyon, kamuya 19.1 milyar dolara mal oldu.

Daha açığı 19.1 milyar dolar kamunun kasasından çıkıp birilerinin cebine girdi; bazıları çarpıldı, bazıları çarptı. Büyüklerimiz, devlet eliyle yapılan bu servet transferini başarıymış gibi stermeye çalışıyor ve ‘‘dövizdeki köpüğü aldık’’ diyor…

‘‘Köpük’’ lafı, beni alıp çocukluğuma götürdü.

Annem leğene oturtup yıkamaya başladığında, tepemden süzülüp inen köpüklerle oynarken birden ‘‘gözüm gözüm’’ diye bağırmam; bazen aceleyle tam ılıştırılmadan dökülen su ve ‘‘yandım’’ feryadı.

Fokurdayarak taşma raddesine gelen süt ve pekmez kazanları, yoğurdun yayıkta ayran ve tereyağına dönüşürken kabarması… Elimde kaşıkla ‘‘köpük içeceğim’’ diye dolanmalar. Kepçe ile taslara doldurulan köpüğün damağımda kalan çocukluk lezzeti…

Fakat hepsinde bir püf nokta vardı. Köpüğü hızla tüketmek gerekirdi. Yoksa kabarcıklar söner, herkes aslına dönerdi. O yüzden, yiyen içen yoksa, kazanların altındaki ateşin harı düşürülür, köpük de alınmaz savrulurdu.

Sadece pekmezin köpüğünde üzüm kabuğu veya çekirdek varsa köpük alınır, bir kabın üzerindeki süzgece dökülürdü. Kabarcıklar iner, köpük pekmeze döner ve kazana geri dökülürdü.

Bir tek sabunun köpürmesinde dönüş olmazdı. Çünkü sürtme esnasında ana kütleden kopup eriyen parçacıklar, vücudunuzdan ya da eşyadan aldığı-ayırdığı kirle birlikte akar gider.

O yüzden, devasa sabun kalıpları her banyo ve çamaşır yıkamada biraz daha erir sonunda da ‘‘kirtik’’ olarak beze sarılıp bulaşık yıkamakta kullanılırdı.

Çocukluk heyecanımdan sıyrılıp özetlersem…

Köpürmesi istenmeyen bir madde köpürdüğünde, köpürmeye neden olan etkenler ortadan kaldırılır. Köpük alındığında da sönmesi beklenip geri konulur. Yoksa ana kütle eksilir, ‘‘almak’’ ‘‘çalma’’ya dönüşür.

YORUM EKLE