KISSADAN HİSSELER…

Alay komutanı tabur komutanlarını çağırmış, emir vermiş:

-Yarın güneş tutulacak. Eratı eğitim sahasında toplayın, tutulmayı ben anlatacağım.

Yağmur yağarsa bir şey göremeyiz. O zaman eratı dershaneye götürürsünüz, tutulmayı siz anlatırsınız!

Tabur komutanı bölük komutanlarını çağırıp emri tekrarlamış:

-Albayın emri ile yarın güneş tutulacak. Yağmur yağarsa görülmez. O zaman tutulmayı dershanede ben yapacağım.

Bölük komutanı, takım komutanlarını çağırıp emri tekrarlamış:

-Yarın hava güzel olursa Albayın emri ile güneş tutulacak. Ancak yağmur yağarsa, kapalı salonda tutulmayı binbaşı yapacak.

Takım komutanı teğmen, başçavuşu çağırmış:

-Yarın hava iyi ise Albay, hava kötü ise Binbaşı tutuklamaları yapacaklar.

Başçavuş da erleri toplamış:

-Yarın albayı tutuklayacağız. O yoksa kapalı salonda binbaşıyı tutacağız.

Ve akşam erler aralarında konuşuyorlar:

-Ulan helâl olsun bizim başçavuşa! Yarın hava kötüyse binbaşıyı tutuklayacak. Albayı da çağırmış ki görsün diye.

HİSSE

"Bu fıkra bana Türkiye'nin uluslar arası diyalogunu hatırlatıyor nedense. Batıda söylenen bir söz, bize gelene dek anlamının çok dışına çıkıyor.”

***

Çoban'ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.

Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana, “Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin” der.

Çoban bir adama birde koyunlarına bakar ve yabancı biri, nereden bilecek kaç koyunum olduğunu diye düşünür "tamam" der.

Genç adam arabasını park eder, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girer, GPS'ini kullanarak yeri tarar, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açar ve çobana dönüp “tam olarak 1586 adet koyunun var” der

Çoban, şaşkın vaziyette "Doğru. Koyununu alabilirsin. "

Genç adam hemen yakınındaki koyunu alır ve jeep'inin arkasına koyar.

Onun bu hareketlerini izleyen çoban, genç adama dönerek “Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verir misin?” diye sorar.

Adam, beni nereden tanıyacak ki bu çoban diye düşünür ve "Evet neden olmasın" diye yanıtlar.

Çoban adamın yüzüne bakarak,  “Sen Sarayda Ekonomi Danışmansın" deyince adam şok bir halde "doğru ama nasıl bildin ne iş yaptığımı?"

Çoban "Çok basit, açıklayayım.” der ve başlar saymaya…

“Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.

İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü koyun yerine sürünün köpeğini aldın!”

HİSSE: Bu fıkradan hisseyi de siz çıkarın

YORUM EKLE

banner20

banner21