Karantinadan Çıkış

Her gün yeni bir beyin fırtınası toplantısı, her gün yeni çözüm arayışları… Belirsizlikler devam ediyor. Karantinadan çıkış nasıl olacak?

Bir taraftan Doğa kendine geldi, diğer taraftan insanlar darmadağın… Herkesin merak ettiği soru “bu ne kadar daha böyle devam edecek?” Arkasından bir soru daha “peki sonra ne olacak?” Sorular ardı ardına, o kadar çok soru var ki yanıt bekleyen. Bunlardan biri de çok sayıda sektörü ilgilendiren turizm nasıl olacak, olacak mı sorusu… Gerçekten turizm nasıl olacak veya olacak mı? Her ülke kendi kararını kendisi verecek olmakla birlikte mevcut ekonomik duruma hiçbir ülkenin dayanamayacağını daha önceki yazımızda vurgulamıştık. Ülke ekonomisi açısından Turizmin olması gerektiği konusunda aslında tüm devlet yönetimleri hemfikir. Burada her ülke açısından turizm konusunu ikiye ayırmakta fayda var. Turizm evet; ancak hangisi, iç turizm mi dış turizm mi? Görünen o ki devlet yönetimleri için iç turizmi açmak daha kolay, nedeni ise basit, seyahat edecek olan kişiler zaten kendi vatandaşı veya çalışma- oturma izni olan insanlar, yani kısacası kendisine vergi ödeyenler. Devletin görevi onların sağlık hizmetlerini karşılamak. Bundan dolayı her ülkede önce iç turizm hareketi serbest bırakılacak diyebilir miyiz, sanırım evet. Ha İstanbul’da hastalanmışım ha İzmir’de, devletin giderleri açısından bir şey fark etmiyor.

Sorun olan başka ülkelere giden veya başka ülkelerden gelenlerde, onlar bu virüsten dolayı hastalanırlarsa sorumlulukların nasıl işleyeceği, masrafları kimin karşılayacağı ile ilgili. Burada iki konu önem kazanacaktır:

Birincisi; Uçağa binmeden önce hızlı test yapılıp Covid19 – negatif belgesinin düzenlenmesi ve ikincisi; seyahat-sağlık sigorta poliçelerinde Covid19’un tedavi masraflarının sigortaya dâhil edilmesi konuları. Burada iki masraf söz konusu, ikisini de seyahat eden kişi ödeyecek. Bu iki konu çözülmeden ülkelerin turist kabul etmesi zor olabilir.

Peki, otellerde durum nasıl olacak, bir de ona bakalım. Öncelikle Türkiye’deki otellerin büyük bir bölümünde hijyen kurallarının uluslararası standartlarda olduğunu söylemeliyiz. İSO sertifikalarının önemsendiği sayılı turizm ülkelerinden birisiyiz. Şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu Covid19 nedeniyle bir Hijyen sertifikası hazırlığı içinde. Bunlar doğru yaklaşımlar, tabi içeriği uygulanabilir olması kaydıyla. Ülkemize tatil amaçlı gelecek olan insanlara güncel konuyla ilgili ek bir güvence çalışması yaptığımızı göstermeliyiz. Bu güvence özel kuruluşların verdiği değişik sertifikalar olabileceği gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği bir sertifika PR ve İtibar yönetimi açısından dolaylı bir devlet güvencesini de beraberinde getiriyor olacaktır. Bu nedenle gündemde olan Hijyen Sertifikasının Bakanlık birimleri tarafından oluşturulacak ve muhakkak içinde işin teknik yönlerini bilen sektör temsilcilerinin de bulunacağı bir komisyon tarafından verilmesi büyük önem kazanmaktadır. Bu sertifikanın getireceği önlemler bulaşıcı hastalık tehdidi olduğunda geçici bir dönem süresince uygulanmalıdır. Örneğin; Covid19 ile ilgili olarak şimdilik 31.12.2020 tarihi öngörülebilir.

            Diğer bir referans noktası ise Dünya Sağlık Örgütü olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün web sayfasında turizm konaklama tesislerince alınması gereken önlemlerle ilgili bir bölüm var, bakın bu Covid19 ile ilgili Turizm konaklama sektörünün özelliklerini nasıl ifade etmiş:

Oteller ve turizm konaklama işletmeleri, kendi aralarında ve çalışanlarla etkileşime giren çok sayıda insanın ziyaret ettiği diğer kamu işletmelerinden daha fazla bulaşmaya yatkın değildir. Bununla birlikte, konukların geçici olarak birbirine yakın bir yaşam ortamında kaldıkları ve konuklar ve çalışanlar arasında yüksek derecede etkileşimin olduğu yerlerdir.’’

Yani bir otelde kalıyorsunuz diye başka kalabalık yerlerde dolaşmaktan daha fazla risk almıyorsunuz diyor, ki ben de bu görüşe katılanlardanım.

Hijyenin dışında bugünlerde bir turizm ülkesi olarak üzerinde çalışılması gereken başka bir konu daha var; o da bir otelde bir misafirin Covid19 taşıyıcısı olduğunun tespiti halinde nasıl bir yol izlenmesi gerekliliği. Dünya Sağlık Örgütü’nün yukarıda verdiğim başlık altında genel bir uygulama önerisi var. Bu hastalığın aşısı bulunup dünyada yaygın yapılabilirliğine kadar geçecek süreye kadar Covid19’un artık hayatımızın bir parçası olduğunu kabul etmeliyiz. Bu nedenle otel misafirlerinde veya çalışanlarında bu hastalığın tespiti anından tedavi ve iyileşme süreci dâhil neler yapılması gerektiği konusunda oteller için bir ‘’Konaklama Sektörü Covid19 Uygulama Rehberi’’nin hazırlanması gerekmektedir. Özellikle kıyı otellerimiz son birkaç yıldır daha çok çocuklarda görülen Koksaki Virüsü ile tanışıp (halk arasında el- ayak hastalığı da deniliyor) bulaşıcı hastalıklarla mücadele konusunda deneyim kazandılar, misafiri karantina altına alarak oda servisi ile hizmeti devam ettirme becerisini gösterdiler. Misafir-Misafir, Misafir-Personel ve Personel-Personel etkileşiminin yoğun olduğu konaklama sektöründe alan karantinası değil bireyin karantinası esas alınmalıdır. Yani bir otelde bir vaka görüldüğünde otel değil, misafir veya personel karantinaya alınmalıdır. Koksakide yaptığımız gibi, çocuk kulübü değil, hasta çocuğun kendi kaldığı odasında karantinaya alınması gibi bir uygulama yapılmalı, vakanın ağır seyri durumunda bu işlem hastanede devam etmeli.

Türk konaklama sektörü bir şeyleri seslendirmeye, yazmaya ve yapmaya geç kaldığında bu konulardan yeterince anlamayan veya anlayıp kendi çıkarlarını ön planda tutan içerden ve dışardan kurum ve kuruluşların önüne koydukları dayatmalar ile uğraşmak zorunda kalıyor.

Türk turizm sektörü bundan 40 yıl önce öğrenciyken, aradan geçen yıllarda elde ettiği deneyimlerle bugün öğretmen durumundadır, neyin nasıl yapılması gerektiğini iyi bilir. Bu nedenle yurtdışından genelgeler göndererek neyi nasıl yapmamız gerektiği konusunda halen birileri kendilerini kurallar koymaya yetkili hissediyorsa daha fazla bildiklerinden değil meydanı boş bulduklarından dolayıdır. Türk turizm sektörü bu ‘’meydanı boş bırakma’’ durumuna her konuda hızlı hareket ederek artık bir son vermelidir. Ülkemizde uygulanacak kuralları bu ülkenin değerleri belirlemelidir.

YORUM EKLE