Hacıarifoğlu Oyunu Bozdu

Öncelikle seçimin hemen sonrası Başkan Böcek’le Genel Başkan Kılıçdaroğlu arasında yaşanan “Genel Sekreter krizine” değinmeden bugün yaşananları anlamak biraz zor olur.

Böcek, Başkan seçildikten sonra Kılıçdaroğlu tarafından Genel Sekreterlik için son derece başarılı bir bürokrat olan ve “belediyeciliğin kitabını yazan Hüseyin Karakuş’un” Genel Sekreter olarak atanmasını ister.

Böcek, bu talebi reddeder ve iki dönem yanında taşıdığı, CHP’li olmadığı halde CHP saflarında yer verdiği “Cansel Çevikol’u” bu göreve atamak ister.

Cumhurbaşkanının Büyükşehir Belediye Başkanları ile yaptığı toplantıda Erdoğan ile görüşen Böcek, Dışişleri Bakanının da desteği ile Çevikol’un Genel Sekreter olarak atanmasını talep eder.

Bu görüşmede başka “neler konuşuldu” ise Erdoğan bu talebi kabul edip Çevre ve Şehircilik Bakanlığına talimat vererek bu atamanın yapılması sağlar.

CHP’li bir belediye başkanının Genel Başkanına “rağmen” bu atağı elbette parti içi gerilimi artıracağı bir gerçektir.

Böcek, bu gerilimi düşürmek için bir atak daha yapar ve Kılıçdaroğlu’nun “gönlünü almak” için Hüseyin Karakuş’un Genel Sekreter Yardımcısı olarak atamak istediğini iletir.

Kılıçdaroğlu, kendisine oynana bu oyundan rahatsız olduğu için Böcek’in bu isteğini geri çevirir.

BÖCEK’İN KADRO ANLAYIŞI

Çevikol göreve atandıktan sonra Böcek ile CHP örgütleri arasında da bir soğukluk yaşanır.

Çünkü Böcek hem Genel Başkana rağmen bir atama yaptırmış ve hem de AK Parti döneminden gelen ve “haklarında bir sürü şaibe” olan Belediye bürokratlarının değişimine gitmemiş ve o kadrolarla çalışmayı sürdürmüştür.

Hatta öyle ki, haklarında yolsuzluklara karıştığı iddia edilen Belediye Bürokratlarına bile dokunmamıştır.

Elbette “liyakat sahibi” olan bürokratlar ile çalışmak bir avantajdır ama öylesine kadrolar vardır ki belediyede bırakın liyakati, iki kaz versen birini kaybedecek kişilerdir bunlar.

CEVİKOL’UN SAADET ZİNCİRİ

Toplumdaki imajı uzlaşmacı ve birleştirici kişi olan Böcek’in, Çevikol’u Genel Sekreter yapmak için Genel Başkanına bile tavır alacak kadar uzlaşmaz tutum takınmasının arka planında neler olduğu, Çevikol’un atandıktan sonraki icraatlarıyla anlaşılmaktadır.

Kısa süre içinde “AKP’nin bir kesiminin Truva atı” olduğu, talimatlarını Antalya’daki AKP kurmaylarından aldığı iddia edilmektedir

Özellikle büyük rantların paylaşımında atanmasına vesile olanlar için aktif bir çalışma yürüttüğü kamuoyunun gözünden kaçmamıştır.

Futbol Federasyonu Antalya il temsilcisi olmasını borçlu olduğu “AKP’li Ender Alkoç’a” Konyaaltı sahilinin elinde kalması için “bilerek ve tüm uyarılara rağmen, Böcek’i de ikna ederek yanlış bir hukuki prosedür” uygulamış ve yanlış hukuki işlemler sonucu Danıştay kararı ile geri dönülemez şekilde Konyaaltı sahilinin Alkoçlarda kalmasını sağlamıştır.

28 Ekim 2020 günü yanına Başkan Danışmanı Cem Oğuz’u da alarak uzunca yıllar avukatlığını yaptığı “Fettah Tamince ile Riksos Otelin 9. Katında bir toplantı düzenlendiği, bu toplantıda, tarihi Balbey Mahallesinin restorasyon ihalesinin Sembol inşaata verilmesi, Serik’teki ANTBİRLİK arazisi ile ilgili neler yapılması “gerektiğinin” konuşulduğu iddia edildi.”

Ayrıca Tamince’nin adeta rüyası halinde olan Lara Kent Ormanı ile ilgili yeni bir projelendirmenin yapıldığı, bu projelendirme için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa bir düzenleme yapmasının konuşulduğu iddialar arasında.

Tabi bu arada “kendi çevresini” oluşturmak için başta bazı basın organlarının sahiplerine ve bazı gazetecilere “doğrudan alım” üzerinden kaynakların aktarıldığını ve hatta bir gazetenin el değiştirmesinde kaynak oluşturduğu bilinen gerçeklerdir.

BAŞKAN BÖCEK’İN HASTALANMASI

Tüm bu olaylar yaşanırken ve Çevikol, başında AK Partili bir grubunun, içinde de kimi CHP’liler ile bazı medya mensuplarının olduğu“saadet zincirini” oluşturup tatlı tatlı işlerini yürütürken beklenmedik bir olay yaşandı, Başkan Böcek Covid-19 virüsü kaptığından hastaneye yatırıldı.

Herkes en iyi tedavinin yapılıp kısa sürede görevine yeniden döneceğini beklerken Başkan giderek ağırlaştı ve entübe duruma geldi.

Kamuoyunda hava birden değişti ve Başkanın sağlığının ciddi boyutlara ulaşması üzerine artık geriye dönüşünün olamayacağı kanaati oluştuğundan “Böcek sonrası Başkan” konusu tartışılır ve konuşulur oldu.

Ama Tıp Fakültesinde uygulanan tedavinin başarılı olması, kendisin hayata tutunma konusundaki iradesi ve direnci sayesinde toparlandı.

Hala durumu çok iyi denilmezse de gelecek için umut verici iyileşme süreci görünüyor.

HACIARİFOĞLU’NUN İRADESİ

Başkan hastaneye yatırılırken bilindiği gibi vekâleti Mehmet Hacıarifoğlu’na verdi.

Hacıarifoğlu’nu uzun uzadıya anlatmama gerek yok.

Bir dönem Başkan Böcek ile Konyaaltı’nda birlikte çalışmış, hakkında en küçük bir şaibe olmayan, geçmişi tertemiz, namuslu ve adil olmaya her zaman gayret göstermiş bir iş adamıdır.

Kamuoyunda siyasi kimliğinden ziyade ANSİAD Başkanlığı ve işadamı kimliği ile tanınır.

Vekâleti aldığı ilk haftalarda bunun kısa süreli olacağını düşündüğünden fazlaca etliye-sütlüye karışmamıştır.

Hatta başlangıçlarda Genel Sekreterin ve üst bürokratların kendisine imza dışında bir şey danışmamalarını bile önemsememiştir.

Ancak Başkan Böcek’in dönüş süreci ile ilgili belirsizliğin uzaması sonucunda “vekil olarak asilin tüm yetki ve sorumluluklarına” sahip olması nedeniyle yapılan işlemlere müdahale etmesinin zorunlu olduğu anlaşılınca belediye yönetimine iradesini koymuştur.

“Çünkü vekil olduğu andan bırakacağı ana kadar geçen sürede belediyenin tüm iş ve işlemlerinin sorumluluğu kendisindedir ve gerek kamuoyuna, gerekse de Sayıştay başta olmak üzere denetlemeye yetkili kurumlara her şeyin hesabını kendisi verecek ve yanlış varsa yargılanacak kişi Hacıarifoğlu’dur.”

ÇEVİKOL’UN TUTUMU VE OYUNLARI

Hacıarifoğlu’nun sorumluluk nedeniyle yetkilerini kullanmaya başlaması, yapılan her iş ve işlemin ne olduğunu araştırması, incelemesi Çevikol’u rahatsız eder, çünkü dilediği gibi at koşturmasının yolu kesilmiş, daha da ötesi oluşturulan “saadet zincirinin” halkalarının kopması tehlikesi baş göstermiştir.

Bunun üzerine tüm bürokratlara “Hacıarifoğlu’nu değil, kendisinin dinlenmesi” gerektiğini belirten toplantılar yapar ve aksine davranacak olanların Böcek’in dönüşünde hesap vereceği şeklinde tehdit eder.

“Yani, siyasi sorumluluğu olmayan bir devlet memuru, siyasi sorumluluğu olan kişiyi saf dışı bırakarak, siyasi kararlar almaya başlar.”

Bu tutum karşısında eli kolu bağlanmaya çalışılan Hacıarifoğlu ya vekâleti terk edecek ya da iradesini kullanıp bu duruma son verecektir.

Bilindiği gibi Hacıarifoğlu ikinciyi tercih etti ve kaçmadı.

Hayatı boyunca haksızlığa boyun eğmemiş, kimliği ve kişiliği ile Antalya’nın saygısını kazanmış kişi olarak kendisine emanet edilen siyasi sorumluluğu ve belediyenin akçelerini bîhakkın korumak için irade koymuş ve AKP’lilerin başında olduğu saadet zincirinin halkalarını koparmaya karar vermiştir.

KISACASI HACIARİFOĞLU OYUNU BOZMUŞTUR…

GÖREVLERİNDEN ALINMA VE OPERASYON

İlk iş olarak Çevikol’un elindeki tüm imza yetkilerini kendi üzerine almakla iş başlayan Hacıarifoğlu, Belediye bürokratlarına da kendisinin başkan yetkilerini kullandığını göstermiştir.

O güne kadar Hacıarifoğlu’nu “emanetçi” olarak gören ve asıl vekilin Çevikol olduğunu kabul eden bürokratlar pabucun pahalı olduğunu görünce işlerini daha düzgün ve daha anlaşılır halde yapmaya başlamışlardır.

Ancak saadet zincirinin ilk halkasının kopması, diğer halkaları harekete geçirmiş ve nasıl ederiz de Hacıarifoğlu’nun vekâletini kaldırırız operasyonlarını düşünür olmuşlardır.

Bunun tek yolu vardır, “Başkan Böcek’in yeni bir vekil görevlendirmesidir.”

Bilindiği gibi Genel Başkan Kılıçdaroğlu bir program için Antalya’dayken Başkan Böcek’e ait olduğu “iddia edilen” bir e posta emri ile Hacıarifoğlu’nun vekâletine son verilir, yerine on günlüğüne Oktay Başaran ve sonrasında da Büşra Dirgen vekil tayin edilir.

Aynı gün akşam, Hacıarfioğlu kendisini refüze eden bu operasyonun iç yüzünü ortaya çıkarır ve belgenin “sahte” olduğunu tespit ettirir.

Belgedeki e imzayı doğrulaması gereken kodlar belgeyi doğrulamamaktadır.”

Yani sahtedir.

Olaya Antalya Valiliği girer ve İçişleri Bakanlığından görüş sorar.

Bilindiği gibi belgenin yok hükmünde olduğu vekâletin Hacıarifoğlu’nda olduğu Bakanlık tarafından iletilir.

Böylece operasyon akim kalır.

BOŞ DURMAZLAR

Saadet zincirini kuranlar yine de boş durmazlar.

Mademki vekâlet değişimi için Başkanın göreve başlaması zorunludur, o halde süratle Başkanı göreve başlatmak için her şeyi zorlamaya başlarlar.

Kanal V de sabah programı yapan Ali Orhan’ın “sen emanetçisin başkanın kadrolarını değiştiremezsin birlikte çalışmak zorundasın” yolunda zorlamaları yürütürler.

Öte yandan AK Parti İl Başkanı da topa girer ve İçişleri Bakanlığının görüşünün idari mahkemece onaylanması gerektiğini belirtir.

İşin garibi, AKP İl Başkanının bu görüşünü, “sosyaldemokrat” olduğunu her fırsatta dile getiren bir gazetecinin hararetli bir şekilde savunuyor olmasıdır.

Kısacası, Hacıarifoğlu dört yandan kuşatılıp ve sıkıştırılmaya çalışılmaktadır.

KARAKUŞ’UN ATANMASI

Attığı her imzayı hukukçulara danışarak yapar, çünkü bürokratlarına güvenmemektedir.

Hesap vermek zorunda olduğu dönemde kendisine yanlış yaptırılmasından endişe etmektedir.

Bu nedenle güveneceği birisini yanına almak için zamanında Kılıçdaroğlu’nun Genel Sekreterlik için teklif ettiği Hüseyin Karakuş’un Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanmasını sağlar.

Bu atama Çevikol ve ekibini daha hızlı davranmaya yöneltir ve Tıp fakültesinde yatmakta olan Böcek’in bir an önce taburcu edilmesini sağlamak için her şeyi yapmaya çalışırlar.

Nihayet Rektör’ün açıklamasından anlaşılacağı üzere Başkan Böcek’in kısa sürede taburcu edileceği ve evde tedavisinin sürdürüleceği açıklanır.

TABURCU OLMASI GÖREVE DÖNECEĞİ ANLAMINA GELMEZ

Tüm bu yaşanan süreçte üzüldüğüm şey, merkezinde Çevikol’un ve onu yöneten AK Partililer ile kimi CHP’lilerin olduğu saadet zincirinin “rant uğruna Başkan Böcek’i kullanmalarıdır.”

Onlar için Başkanın sağlığı hiç önemli değil.

“Bir günlüğüne bile olsa göreve dönüp Hacıarifoğlu’nu vekil görevinden alınarak saadet zincirinin yeniden kurulması, Başkanın genel sağlığından daha önemlidir.”

Başkanın taburcu edileceği yaygarasının arkasına sığınmaları da bu nedenledir.

Ama bilmiyorlar ki, Başkanın taburcu olması demek, göreve başlayacağı anlamına gelmemektedir.

Uzun söze gerek yok, geçen gün “Gazeteci Dursun Gündoğdu’nun” Gün Haberde yazdığı, bu konuda bir hukukçunun yaptığı açıklamalar konuyu çok net olarak ortaya koymaktadır zaten.

SAADET ZİNCİRİ SÜRDÜRÜLEMEZ

Başkan Böcek’in taburcu olması elbette sevindirici bir olaydır.

Bundan daha da sevindirici olacak şey, kısa sürede ev tedavisinin de olumlu geçerek görevine dönmesi olacaktır.

Ancak bir şeyin altını çizmek istiyorum.

“İster Başkan Böcek göreve dönsün ve Çevikol’u yeniden yetkilendirsin, isterse vekil değişikliği yapılsın, isterse de uzunca süre tedavisi devam etsin, artık deşifre olan ve kamuoyu tarafından da öğrenilen saadet zincirinin sürdürülebilmesi mümkün değil.”

Belediyenin kaynakları ile yetkileri içindeki kararlarla oluşacak rantın birilerine peşkeş çekilmesine artık bu halk ve CHP örgütleri izin vermez.

SON SÖZ

Antalya Büyükşehir Belediyesini rahat bırakın, elinizi Belediyenin içinden çekin

Bu halk hayatını kolaylaştırıcı hizmetleri bekliyor.

Bu hizmetlerin aksatılmasına yol açan ve neden olanlardan seçimlerde ciddi olarak hesap sorulur.

AKP’nin ve birilerinin Truva Atı olarak yerleştirilen Cansel Çevikol, en kısa sürede bu görevini terk etmeli.

Onun bu oyunlarına artık bu halkın tahammülü kalmamıştır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Refik CENNET
Refik CENNET - 2 yıl Önce

Başkan Vekili Hacıarifoğlu, bilmeden SAADET ZİNCİRİNİ ve bu zincirin oyunlarını ortaya çıkarmıştır.
Antalyamıza Hacıeyüpoğlu gibi kişiliğinden ve geçmişinden tereddüt edilmeyen, dürüst ve samimi insanların lüzümü şart olmuştur.
Sayın Kılıçdaroğlu da kendisini dinlemeyen bir Belediye Başkanını gelecek dönem için kesinlikle düşünmeyeceğinden dolayı, Muhittin Böcek Başkanın ekibini eleyecektir diye düşünüyorum.
Zira Hacıarifoğlu bu kadro ile eli kolu bağlı bir şekilde istediği gibi bir icraat yapamayacak ve Antalyamıza hizmet veremeyecektir.
Kılıçdaroğlu bir şekilde Antalyaya hizmetin yolunu açmalıdır.
BU atama ve devamında da Hacıarifoğlu'A destek olmalıdır.

Talat kurdeleli
Talat kurdeleli - 2 yıl Önce

O kadar doğru özetlenmiş bir yazı ki alkıştan başka bir şey haketmiyor. Güçlü kaleminize sağlık

Lokman uysal
Lokman uysal - 2 yıl Önce

Sayın hacı arif oğlu başkan vekilimiz örgütleride arkasına alarak dimdik durmuştur kendi iradesi bu dürüstlüğü onu doğru yolla buluşturur antalya senin arkada çalışmalarında başarılar diliyorum

Maksut Koç
Maksut Koç - 2 yıl Önce

Yukarıda yazılanlar doğru ise çevikkol def olsun genel merkezde bu işe el koysun

Ali pur
Ali pur - 2 yıl Önce

Başkan Böcek bu çarkın içindedir bunu unutmayın

Kali KILIÇÇÖTE
Kali KILIÇÇÖTE - 2 yıl Önce

Sn.Talay’a bilgilendirmelerinden dolayı Teşekürler.Ancak bu okus pokus oyunlarında, Konyaltında çok gördük.Şimdi mahallededir Antalya ve parti bu rant ve çıkarcılar tarafından teslim alındı.Bunlar CHP Li olmasalarda mahallededir partiye mal olmaktadır.Gnl.Bşk.nınöbu sorunun büyütülmesen “NEŞTER” vurması lazım.
Seyrederek bu sorun çözülmez.

banner20