Faturada işsizlik ve gelirsizlik var

Merkez Bankası yönetiminde yaşanan değişikliğin yarattığı depremin artçıları sürüyor. TL’deki değer kaybının faturası yine halka kesilecek. Emek değer kaybederken hayat pahalılığı ve işsizlik daha da artacak.

Faturada işsizlik ve gelirsizlik var
banner24

Birgün Gazetesi'nin haberine göre Merkez Bankası’nda yaşanan değişikliğin etkileri devam ediyor. Naci Ağbal’ın görevden alınıp yerine Yeni Şafak yazarı Şahap Kavcıoğlu’nun atanması hafta başından bu yana ülke ekonomisinin en önemli gündemi. Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı yüzde 10’u bulurken dolar kuru 8 liraya dayandı. Borsa İstanbul’da değer kayıplarına karşın dün yine iki kez devre kesici çalıştırıldı.

Kavcıoğlu’nun faizlerin düşürülmesi gerektiği yönündeki görüşleri biliniyor. Bu nedenle koltuğa oturur oturmaz yaptığı olağanüstü müdahale olmayacak açıklaması doların ateşini düşürmedi. Kavcıoğlu yönetimindeki Merkez Bankası’nın nisan ayından itibaren faizleri düşürmeye başlayacağı düşünülüyor. Böylece kasım öncesi döneme geçiş ve sessizliğini koruyan Albayrak’ın kabine değişliği ile yeniden sahalara döneceği iddiaları ekonomide çok boyutlu dalgalanmalara neden oluyor.

Öte yandan yüksek kur, yüksek faiz, yüksek enflasyon, eksi rezerv kıskacında olan Merkez Bankası son 20 ayda yaşanan başkan değişiklikleri ile güvende vermiyor. Geçen hafta yapılan 200 baz puanlık artışla yüzde 19’a çıkan politika faizi ise kuru baskılamada yetersiz kalıyor.

Peki, ekonomi piyasalarında ters giden işlerin geniş halk kesimlerine yansıması nasıl olacak? Doç. Dr. Serkan Öngel, piyasalarda yaşanan oynaklığın emekçiler üzerindeki etkilerini yorumladı. İlk olarak fiyat artışlarına dikkat çeken Öngel, “Türkiye’de pek çok girdi dövize bağlı, şu an ki durum ister istemez madde fiyatlarını da doğrudan etkileyecek. Dolayısıyla tüketicilere fiyat artışı olarak yansıyacak. Hayat pahalılığı daha da artacak diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

MALİYETLER VERGİLERLE KARŞILANACAK

Ekonomik krizin salgınla daha da derinleştiğini vurgulayan Öngel: “Küçük üreticinin artık maliyetlere katlanmayacağını söylemek mümkün. Türk Lirası’ndaki değer kaybı ihracata odaklı sektörlerde pozitif etki yaratabilir tabii… Belli kesimleri mutlu etmek adına yapılmış adımın bunun ağır neticeleri olacaktır. Ülke ekonomisi bu tip gerilimlere dirençli değil. Bu süreçte Kamu maliyesine ekstra yük yüklenecek. Maliyet yeni vergilerle karşılanmaya çalışılacak. Uygulanacak vergi politikalarıyla fatura yine geniş halk kesimlerine kesilecek. “

Salgın nedeniyle uygulanan politikaların emek kesiminin gelirini azalttığını söyleyen Öngel, “Belli kesimleri mutlu etmek adına atılacak adımların emekçilerin kazanılmış haklarına müdahalelerle yapılacağını öngörmek mümkün. Kıdem tazminatı meselesine dikkat çekebiliriz. Çünkü kaynak gerekecek. Ama bu çok sürdürülebilir bir strateji değil. Zira emekçileri karşısına alan uygulamalar bir yerde duvara toslar.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20

banner21