"Bütçenin tutmayacağı ortada, yeni bir ekonomik program şart"

ÖZEL HABER: Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Şükrü Erdem yılın dört ayını geride bıraktığımızı söyleyerek, "Geldiğimiz noktada vergi gelirlerinin bütçenin, bütçe açığının artık tutmayacağı ortada. Şimdi yeni bir bütçe yapmak, yeni bir program yapmak gerekir. Yapacağınız yeni ekonomik program hem içeriye hem dışarıya güven vermeli. Böylece Türk lirasına da güven sağlanabilir" dedi.

Türkiye'de nisan aynın ekonomik göstergeleri, özellikle imalat endeksindeki yüzde 33,4’e varan sert düşüş, gözleri yılsonu bütçe hedeflerine çevirdi. Nisan ayında ihracat rakamları ise yüzde 41.38'e geriledi. Yine ekonomi yönetiminin verdiği bilgilere göre Türkiye Swap yoluyla dış kaynak sorununu aşmaya çalışıyor. Tüm bu rakamlar koronavirüs salgınının da etkisi ile işsiz kalan evine ekmek götüremeyen, sigortasız çalıştırıldığı için devletin bin liralık yardımını dahi alamayanlar için ne ifade ediyor? İşsizsen doların 2 lira olması ya da 8 lira olmasının bir anlamı var mı?

Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Şükrü Erdem, Türkiye'de ekonominin finans uzmanlarınca sadece rakamlar üzerinden konuşulmasını eleştirerek, borsada 150-200 bin kişinin yatırımının olduğunu, geniş kesimlerinin sorunlarının göz ardı edildiğini dile getirdi. Erdem, şöyle devam etti: "Dünya maalesef yüzde 1'in, yüzde 5'in sorunlarını konuşuyor. Türkiye için enflasyon işsizlik, kayıt dışı ekonomi ihmal ediliyor. Özellikle kayıt dışı ekonomi ile mücadele son yıllarda hep ihmal edildi. Kayıt dışılığı azaltacak bir program, Türkiye'nin öncelikli konusu olmalı. Sigortasız çalıştırıldığı için, bu zor günlerde işsiz kalan ve hiç bir yardım alamayan insanlar için de bir vatandaşlık geliri gibi gelir bağlanmalı. Belediye yardımları, devlet yardımları artık çözüm değil."

‘’Ekonomideki daralma beklenen bir durum’’

Türkiye'de enflasyona yol açan kalıcı yapısal sorunlarının olduğunu dile getiren Şükrü Erdem, imalat sanayindeki düşüşün de enflasyon rakamlarının ve ekonomideki daralmanın beklenen bir durum olduğunu belirtti.

‘’Yıl genelini Türkiye eksi büyümeyle kapatır’’

İmalat sektöründeki sert düşüşün öncü bir gösterge olduğunu hatırlatan Erdem, "Nisan ayında sanayi üretimimizin de ona yakın oranda düşeceğini gösteriyor. Yani çift haneli yüzde 20'lerin üzerinde sanayi üretiminde bir düşüş bekleyebiliriz. Ekonominin nisan ayında gerçekleşen yüzde 25'lik küçülmesi muhtemelen mayıs ayında da devam edecektir. Temmuz'dan itibaren bir toparlanma olacaktır. İç talebi canlandırmak için bazı ÖTV, KDV indirimi gibi kampanyalar olabilir. Ama yıl genelini Türkiye eksi büyümeyle kapatır" dedi.

Türkiye'nin dış borç ödemelerine de değinen Şükrü Erdem, Dünya’da döviz rezervi en zayıf olan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyledi. Erdem, bunun nedenini de geçmiş yıllarda özellikle 2010'lu yıllarda özel sektörün hatalı bir biçimde fazla döviz kredisi kullanmasına izin verilmiş olmasına bağladı.

‘’Swap öncelikli yöntem değil’’

Peki bugün gelinen noktada döviz rezervini artırmak, dış kaynak borç sorunu çözmek için, SWAP yöntemini kullanmak ne kadar gerçekçi? sorusuna ise Şükrü Erdem, şu yanıtı veriyor: ‘’Ülkenin döviz rezervi zayıf olunca Türk Lirası zayıflıyor, Türk Lirası zayıflayınca yabancı sermaye ürküp kaçıyor ve bu kısır döngünün içinden çıkamıyor. Döviz rezervini güçlendirmek için swap da bir yöntem ama öncelikli yöntem değil. Swap anlaşmasında özetle bir ülke diğer ülkeye borç olarak döviz verir, buna karşılık borç verdiği ülkeden tahvil alır. Borcun ödenmesi karşılığında tahvil geri verilir.’’

İnsan odaklı yeni bir program

Türkiye'nin sorununun 5-10 milyar dolarlık döviz sorunu olmadığını, gerek swap gerekse Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın dile getirdiği yerel parayla alış veriş yöntemin palyatif, pansuman niteliğinde çözümler olduğunu söyleyen Şükrü Erdem, "Türk Lirasına güven sağlayacak, insan odaklı yeni bir program ortaya koyacaksınız" dedi.
 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2020, 14:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER