198 bin ton nişasta bazlı şeker kayıp

Türkiye 67 bin 500 tonluk nişasta bazlı şeker kotasının artırılıp artırılmadığını tartışırken, 198 bin ton ürünün el altından piyasaya verildiğinden endişe ediliyor.

198 bin ton nişasta bazlı şeker kayıp

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de iç piyasaya satışı kotalarla sınırlandırılan nişasta bazlı şekerin (NBŞ) satış, ihracat ve kotalı satış verileri arasında 197 bin 848 tonluk kritik bir kayıp tespit edildi. 

Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre Türkiye 67 bin 500 tonluk NBŞ kotalarının artırılıp artırılmadığını tartışırken kotanın yaklaşık 3 kat fazlası olan 198 bin ton NBŞ’nin el altından gizlice iç piyasaya satılarak vatandaşa yedirildiğinden endişe ediliyor. Kota sınırlamasına rağmen kayıt dışı satıldığı düşünülen NBŞ’nin özellikle çok ucuz fiyatlarla yoksul halka satılan baklava ve benzeri tatlılarda kullanıldığından şüphe ediliyor.

El altından mı satıldı?
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi verilerine göre, 2019 yılında ağırlığı uluslararası tekel konumundaki şirketler Türkiye’deki fabrikalarından 525 bin 972 ton NBŞ’yi iç ve dış piyasaya sattı. TÜİK, satılan bu NBŞ’nin 260 bin 624 tonunun yurt dışına ihraç edildiğini belirledi. İç piyasaya kota sınırlaması nedeniyle ancak 67 bin 500 ton NBŞ satılabildiğine göre ihracatla kotalı satış arasındaki fark olan 197 bin 848 ton NBŞ nereye kayboldu? Açıklanamayan bu veriler, kotalı satışın 3 katı kadar da kayıt dışı olarak el altından içeride satıldığı endişelerine yol açtı.

Şeker fiyatı düştü
Sözcü’nün sorularını yanıtlayan Şeker-İş Sendikası Başkanı İsa Gök, Şeker Kurumu’nun kapatılması sonrasında denetimlerde yetersizlikler yaşandığını, TÜİK’in resmi verilerinde görünen ancak nereye gittiği anlaşılamayan 198 bin ton NBŞ’nin araştırılıp ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. İç piyasaya satıldığından endişe edilen 198 bin ton NBŞ bulunmadan yüzde 2.5’lik kota sınırlamasının bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Gök, maliyetinden satılmaya başlanan pancar şekeri fiyatlarının NBŞ’nin içeriye satıldığını işaret ettiğini belirtti.

Enflasyonu düşürmek mi önemli yoksa sağlık mı?
Çeşitli bilimsel raporlarda kanserden kısırlığa kadar birçok sağlık sorununa yol açtığı ifade edilen NBŞ, pancar şekerine göre çok ucuza üretilip daha düşük fiyatlarla satılıyor. Bu nedenle de bisküviden tatlı ürünlerine kadar geniş bir alanda yoğun talep görüyor. NBŞ üreticileri, hazırladıkları bir raporda bu ürünün enflasyonu düşürücü etki yaptığını öne sürmüşlerdi. 198 bin ton NBŞ’nin denetimlere takılmadan satıldığına ilişkin kuşkular, halkın sağlığına karşı enflasyonu düşürme kaygısının daha ağır bastığı endişelerine de yol açıyor.

NBŞ nedir? Neden zaralı?
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan Dr. Ahmet Soysal, nişasta bazlı şeker tehlikesini soL için yazmıştı.

NBŞ genelde mısır nişastasından kimyasal ve enzimatik hidroliz teknikleri kullanılarak sıvılaştırma, parçalama ve izomerizasyon aşamaları ile üretilen modifiye bir tatlandırıcıdır. Üç tipi vardır: Yüzde 42’lik, yüzde 55’lik ve yüzde 90’lık früktoz şurupları. Diğer bölümleri glikoza aittir. Ancak sakarozda birbirine bağlı ve eşit oranda bulunan früktoz ve glikoz, bu şurupların içinde birbirine bağlanmaz; yani serbest halde bulunur. Yüzde 42’lik früktoz şurubu kek ve tatlılarda; yüzde 55’lik şurup alkolsüz içecekler, dondurma, şekerlemeler, çikolata, kek ve tatlılarda; yüzde 90’lık şurup ise çok tatlı olması istenen ürünlerde kullanılmaktadır.

Nişasta bazlı şeker neden zararlı?

  • Früktozun sindirimi, absorbsiyonu ve metabolizması glikozdan çok farklıdır. İnce barsaktan emildikten sonra karaciğere taşınan früktoz; glikoz gibi glikojene çevrilmemekte, aksine karaciğerde glikozdan çok daha hızlı yıkılarak yağ asitlerine dönüşmekte ve alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasına, fibroza ve siroza yol açmaktadır. 
  • Früktozun diğer bir özelliği ise pankreastan insülin salınımını uyarmamasıdır. Pankreastan insülin hormonunun salgılanmaması doygunluk hormonu dediğimiz leptinin de salgılanmaması sonucunu doğurmaktadır. Bunun sonucunda NBŞ ile tatlandırılmış gıdaları tüketenler tokluk hissetmedikleri için yemeye devam etmektedirler. Bu durum obezitenin tek nedeni olmasa da, önemli nedenlerinden biridir. ABD’de yapılan çalışmalarda özellikle 1980’li yıllardan sonra NBŞ kullanımının artması ile obezite sıklığının artması arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur.
  • Yüzde 55’lik ve üzeri früktoz şurupları ile hazırlanan gıda maddelerinin tüketilmesinin insülin direnci gelişmesi, tip II diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarına yol açtığını gösteren özellikle son on yıl içinde yoğunlaşan bilimsel çalışmalar vardır.  
  • İnsan vücudundaki früktoz metabolizmasının bir diğer önemli özelliği ise ürik asit seviyelerinde de yükselmelere yol açmasıdır. Çok sayıda bilimsel araştırmada NBŞ kullanılmış besin maddeleri tüketen ve özellikle hipertansif olan insanlarda bu besin maddelerinin tüketiminden sonra plazma ürik asit seviyelerinde artış bulunmuştur. Artan bu ürik asit seviyesi koroner kalp hastalıklarına zemin hazırlamaktadır.  
  • NBŞ kullanılan besin maddelerinin ısıl işlemden geçirilmesi halinde içindeki früktoz miktarı ile doğru orantılı olarak artan miktarda kanserojen bir kimyasal olan akrilamid oluşmaktadır. Oysa sakaroz kullanılan aynı tip besin maddelerinde ise oluşan akrilamid miktarı önemsiz denecek şekilde düşüktür.
  • Yine ABD’de yapılan bir çalışmada haftada 5 seferden fazla NBŞ kullanılarak yapılmış alkolsüz gazlı içecekler, meyve suları tüketen 20-30 yaş arası gençlerde eklem iltihabı görülme sıklığının tüketmeyenlere oranla yaklaşık üç kat fazla olduğu gösterilmiştir.   

Nişasta bazlı şeker kullananları bekleyen tahribat

NBŞ’lerin kullanımı sonuç olarak;

  • Karaciğer yağlanması, fibrozis ve siroza,
  • İnsulin ve leptin salgısını düşürerek aşırı yemeye ve obezite ve metabolik sendroma
  • Kanserler de dahil olmak üzere obezite ile ilişkili hastalıklara,
  • İnsulin direnci, Tip II Diyabete,
  • Hipertansiyon ve koroner kalp hastalıklarına yol açabileceği özellikle son on yıl içinde yapılan çok sayıda bilimsel çalışmada gösterilmiştir.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20

banner21