Tohum üretiminde akıl almaz skandal!

Yerel tohumların satışına 2006’da yasaklama getiren, 2018’den sonra ise destek vermeyerek yok oluşa terk eden Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, yetkisiz firmalar tarafından üretilen buğday, arpa, nohut ve mercimek tohumlarına sertifika verdiği ortaya çıktı.

Tohum üretiminde akıl almaz skandal!

Yusuf Yavuz

Belgesiz olduğu gerekçesiyle yerel tohumların satışını yasaklayan ve üretimde destek vermeyen Tarım Bakanlığının, sertifikalı tohum üretiminde bir skandala imza attığı ortaya çıktı. Sayıştay denetçileri, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda yaptıkları denetimde ekmeklik buğday, arpa, nohut ve mercimek gibi ürünlerde yetkisiz olarak üretilen elit sınıftaki tohumluklara sertifika verdiğini ortaya çıkardı. 2017-2019 arasında toplam 56.950 kg. tohumun yetkisiz kuruluşlar tarafından üretildiği bilgisine yer verilen Sayıştay raporunda, “Elit sınıftaki tohumlukların; ıslahçı, çeşit sahibi veya bunların yetki verdiği araştırma kuruluşları tarafından üretilmesi gerekirken, yetki verilmeyen kişi veya kuruluşlarca elit sınıfta tohumluk üretimi yapıldığı görülmüştür” ifadelerine yer verildi. 

Tarım devriminin başlangıcına tanıklık eden coğrafyanın bir parçası olan Türkiye’de yerel tohumlar binlerce yıllık üretim kültürünün önemli bir parçası. Tahıldan bakliyata birçok stratejik tarım ürününün günümüze ulaşması, çoğunlukla kadınların elleriyle ayrılan atalık tohumlar sayesinde kuşaktan kuşağa aktarılarak, elden ele çoğalarak sürüp gelen üretim sayesinde oldu.

ATALIK YEREL TOHUMLAR TARIMSAL ÜRETİMİN SİGORTASIYDI

Binlerce yıldır birçok ağır savaşın yaşandığı Anadolu coğrafyasında yaşayan insanların her yıkımın ardından yeniden ayağa kalkabilmelerinin en önemli araçlarından biri de işte bu tohumlardı. Aynı zamanda kırsal yoksulluğun önlenmesinde de önemli olan küçük ölçekli geçimlik tarımın sigortası da olan atalık tohumların ticari olarak satışıyla ilgili hazırlanan yasal düzenlemeler, domatesten buğdaya, nohuttan mercimeğe geleneksel yolla üretilen birçok ürünün binlerce yıllık yolculuğunu etkiledi.

2006’DA SATIŞI YASAKLANDI

31 Ekim 2004’te TBMM’de kabul edilen ‘5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’, “sertifikalı” olmayan atalık yerel tohumların satışına yasaklama getirdi. Tohum piyasasını küresel şirketlerin hâkimiyetinin ağırlıklı olduğu özel sektörün insafına bırakan bu düzenleme, 8 Kasım 2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.

BOY VE ÇAP SORUN OLARAK GÖRÜLDÜ, ÜRETİM PİYASAYA TERK EDİLDİ

Yerel tohumların doğal koşullarda ve doğayla etkileşime açık olarak ürüne dönüşmesi piyasacı politikaların hüküm sürdüğü tarımsal üretim alanından dışlandı. Her biri farklı boy ve şekillerde ancak mis kokulu ve lezzetli domatesler elde edilen atalık bir tohum, her biri aynı boy ve ölçüde domates ya da salatalık isteyen piyasa koşullarına uygun görülmeyerek üretimden dışlandı. Yereldeki üreticiler yalnızca kendilerinin tüketebileceği kadar atalık tohumla üretim yapmaya zorlandı ve binlerce yıldır aktarılan bu üretim kültürü hibrit tohumların tekeline mahkûm edildi.

ÜRETİCİLER ATALIK TOHUMLARI TAKAS ETMEYE BAŞLADI

Atalık tohumları korumak için çaba harcayan üreticiler, tohum takası etkinlikleri yaparak ticari olarak satışına izin verilmeyen tohumları birbirileri ile takas etmeye başladı. Ancak Hükümet, 2018’den itibaren sertifikasız tohumlara destek verilmeyeceğini duyurdu.

HÜKÜMET ‘2018’DEN İTİBAREN SERTİFİKASIZ TOHUMA DESTEK YOK’ DEDİ

22 Kasım 2016’da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bir açıklama yapan dönemin hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, 2018 tarihinden itibaren sertifikasız, yani ‘hibrit’ olmayan tohumlara destek verilmeyeceğini de açıklamıştı. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un ardından bu kez de dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 22 Aralık 2016’da Antalya’da yaptığı konuşmada, “2018’de sertifikalı tohum kullanmayan destek alamayacak. Yağmurlama ve damlama sistemi kurmayanlara da destek verilmeyecek” açıklamasında bulundu: (https://gazeteciyazaryusufyavuzblog.wordpress.com/2018/03/08/binlerce-yillik-yerel-tohumlar-olume-terk-edildi/)  

YEREL TOHUMLAR İÇİN SERTİFİKA ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ

Atalık yerel tohumların üretimden dışlanmasının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen sertifikasız olmalarıyla ilgili de yeni bir düzenleme yapıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 19 Ekim 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmelik’, Türkiye’de yetiştirilen tarla ve bağ-bahçe bitkileri ile diğer bitki türlerine ait yerel çeşitlerin tohumluklarının çoğaltılıp pazarlanmasını ve ticaretini denetim altına almayı amaçlıyordu.

KAYITSIZ TOHUMLA ÜRETİM YAPANA 10 BİN TL PARA CEZASI

Düzenlemeye göre atalık yerel tohumlar Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlar tarafından sertifikalandırılarak üretilebilecekti. Çiftçiler, sertifikası olmayan ve kayıt altına alınmamış bir atalık tohumla üretim yapması durumunda 10 bin TL’yi bulan para ve hapis cezaları ile karşı karşıya kalabilecekler: (https://gazeteciyazaryusufyavuzblog.wordpress.com/2018/10/26/yerel-tohumlara-veda/)

BAKANLIĞIN SERTİFİKA SKANDALINI SAYIŞTAY ORTAYA ÇIKARDI

Tarımsal üretimin sigortası olmasının yanında biyolojik çeşitlilik açısından da son derece önemli olan atalık yerel tohumların bu denli ağır yaptırımlara maruz kalmasını sağlayan düzenlemelere imza atan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, yerel tohumların yerine dayatılan hibrit tohumların üretiminde bir skandala imza atması Türkiye’deki hatalı tarım politikalarının çarpıcı bir örneğini oluşturdu.

SAYIŞTAY: ‘YETKİ VERİLMEYEN KURULUŞLAR TOHUM ÜRETMİŞ’

Kırsaldaki üreticilerin ellerindeki tohumlarını sertifikalı hale getirmeye ve kayıt altına aldırmaya zorlayan Bakanlığın yetkisiz olarak üretilen elit tohumlara sertifika verdiği ortaya çıktı. Sayıştay’ın Tarım ve Orman Bakanlığı’nda yaptığı denetimlerin ardından hazırlanan raporda, “Elit sınıftaki tohumlukların; ıslahçı, çeşit sahibi veya bunların yetki verdiği araştırma kuruluşları tarafından üretilmesi gerekirken, yetki verilmeyen kişi veya kuruluşlarca elit sınıfta tohumluk üretimi yapıldığı görülmüştür” ifadelerine yer verildi.

ELİT TOHUMLAR, ÜRETİM İZNİ OLMAYAN FİRMALARDAN

Çeşidin ve bitki sağlığının korunması bakımından kabul gören uygulamalara göre üretilmiş tohum anlamına gelen elit tohumlukların, ilgili yasal düzenlemelere göre yalnızca ıslahçı, çeşit sahibi veya bunların yetki verdiği araştırma kuruluşları tarafından üretilebileceğinin altı çizilen Sayıştay raporunda “2020 yılında yurt içi sertifikalı tohum verilerinin incelenmesi neticesinde; Aşağıdaki tabloda yer alan çeşitler için, çeşit sahibi kuruluş tarafından verilen bir izin olmamasına rağmen bazı tohumculuk firmalarınca elit sınıfta sertifikalı tohum üretimi yapıldığı görülmüştür” denildi. 

YAKLAŞIK 57 TON BUĞDAY, ARPA, NOHUT VE MERCİMEK TOHUMU

Sayıştay’ın tespit ettiği yetkisiz üretilen tohumluklar arasında ekmeklik buğday, arpa, nohut ve mercimek türleri bulunuyor. Sayıştay raporunda, 2017-2019 yılları arasında izinsiz olarak üretilen ancak sertifika verilen elit tohum miktarı toplam 56.950 kg. olduğu kaydedildi.

‘KONTROL YOK, İZİNSİZ TOHUMA SERTİFİKA VE DESTEK VERİLİYOR’

Bakanlığın sertifikalı tohum üretimine destek verdiği süreçte, üretim izni olup olmadığını kontrol edecek bir sistemin bulunmadığına işaret edilen Sayıştay raporunda, çeşit sahibi veya ıslahçı izni olmadan, tohumculuk firmaları tarafından sertifika üretebildiği, bu sertifikalara dayanılarak da firmalara tohum desteği verildiği belirtilerek şöyle denildi: “Neticede, çeşit sahibi veya ıslahçılar tarafından üretim izni verilmemiş çeşitler için tohumculuk firmalarınca elit ve orijinal sınıflarda tohum üretiminin önüne geçilerek, ıslahçı ve çeşit sahibi haklarının da korunmasını sağlayacak ve sertifikalı tohum üretim destekleme ödemelerine dayanak teşkil edecek şekilde kontrol mekanizmalarının kurulmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.”

Güncelleme Tarihi: 13 Ekim 2021, 18:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20

banner21