Ormanlar için şimdi de enerji santrali tehdidi!

Yangınlar, vahşi madencilik, enerji ve otoyol yıkımından sonra ormanlar için şimdi de biyokütle enerji santralleri tehdidi gündemde. 2011’de 3 olan biyokütle santrali teşviği 2022’de 300’e yaklaştı.

Ormanlar için şimdi de enerji santrali tehdidi!

Yusuf Yavuz

Madencilik, enerji ve otoyollar gibi ormansızlaşmayı artıran yıkıcı projelere bir de büyük ölçekli yangınlar eklenince Türkiye’nin orman kaygı giderek artıyor. Yetkililerin orman varlığımızı artırdık açıklamaları ise bu yıkımı durdurmaya yetmiyor. Ormanlardan enerji üretilmesinin önünü açan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında teşvik verilen enerji santrali sayısının 2011’de 3 iken 2022 yılında 300’e yaklaştığı açıklandı. Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’nin konuyla ilgili hazırladığı rapor, kamuoyuna açıklandı. Orman atığına dayalı biyokütle enerji santrallerinin çevre ve iklim dostu olmadığı gibi ormanların geleceği için büyük bir tehdit olduğuna işaret edilen açıklamada, “Birçok şehirde kurulması için teşvik verilen oduna dayalı biyokütle santrallerine izin verilmemeli, halen plan ya da izin aşamasındaki bu santraller durdurulmalı ve 5346 sayılı kanunun 3’üncü maddesindeki ‘biyokütle’ tanımından ‘orman ürünleri’ ifadesi çıkarılmalıdır” denildi.

BİYOKÜTLE SANTRALLERİNDE TEŞVİK 300’E YAKLAŞTI

Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’nin konuyla ilgili hazırladığı rapor bir basın açıklamasıyla kamuoyu ile paylaşıldı. Türkiye’de son yıllarda biyokütle enerji santrallerinin (BES) sayısının hızla arttığına işaret edilen açıklamada “Bu santrallere hem elektrik üretim fiyat desteği yoluyla hem de halk sağlığı ve çevre koruma yükümlülüklerinden muafiyetler sağlanarak çeşitli teşvikler verilmektedir. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında 2011 yılında teşvik listesindeki biyokütle enerji santrali sayısı sadece 3 iken, 2022 listesinde bu sayısı 300’e yaklaşmıştır” bilgisine yer verildi.

‘ORMAN ARTIĞI DEĞİL, EKOSİSTEMİN YAŞAM DÖNGÜSÜ’

Biyokütle santrallerinin temelde atık yakarak enerji elde edilen tesisler olduğu vurgulanan açıklamada, şöyle denildi: “Hammadde olarak kentsel çöp, arıtma çamurları, tarım artıkları, hayvansal atıklar, atık lastik ürünleri gibi çok çeşitli yakıtlar kullanan biyokütle santralleri ormancılık ürünlerini de enerji elde etmek için yakıt olarak kullanabilmektedir. Oduna dayalı biyokütle santralleri hammadde olarak ‘orman atığı’ tabirini kullanmakta ve sanki ormanlardan uzaklaştırılması, bertaraf edilmesi gereken atıklar varmış gibi kendilerini ‘orman atığı bertaraf tesisi’ olarak lanse etmektedir. Gerçekte ise, ormandaki kesimlerden arta kalan kabuk, ince dal, talaş ve yaprak gibi parçalar atık değil ormancılık artığı olarak adlandırılır ve orman ekosistemi için gübre niteliğinde organik maddedir. Orman ekosistemi içerisindeki besin ve yaşam döngüsü, bu parçaların çürüyerek toprağa dönüşmesine bağlıdır.

BİYOKÜTLE SANTRALLERİNİN İHTİYACI 8-12 MİLYON M3 DÜZEYİNDE

2022 yılı YEKDEM listesinde 40`tan fazla biyokütle santrali orman atığı yakacağını belirtmiş olup, bu santrallerinin ‘orman atığı’ hammadde ihtiyacı toplamda 8-12 milyon m3 düzeyindedir. Sadece bir adet 10 MW kapasiteli biyokütle santrali için 100 bin ton/yıl civarı ormandan yakıt hammaddesi gerekmekte, bu kapasite için bir ilçenin ya da tüm ilin kapasitesi yetmemekte, birkaç ilin tüm orman ürünlerinin sadece bir tesise yönlendirmesi gerekmektedir. Orman ürünlerine dayalı biyokütle santralleri için alınan lisans ve izinlerde kâğıt üzerinde bu tesislerde kök, kabuk, talaş, ince dallar gibi ‘orman atığı’ yakılacağı beyan edilse de, ‘orman atıkları’ bu tesislerin yakacak hammadde ihtiyacının dişinin kovuğuna yetmediğinden nihayetinde bu tesislerde bizzat ormanlardan kesilen odunlar yakılmakta ve bunun sonucunda da ormanlardan kesim baskısı artmaktadır. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanununa göre yasak olmasına rağmen biyokütle santrallerinde doğrudan tomrukların depolanıp yakıldığı dahi görülmektedir.”

ORMAN ÜRÜNLERİ BİYOKÜTLE TANIMINDAN ÇIKARILMALI

Orman atığına dayalı biyokütle enerji santrallerinin yenilenebilir, çevre ya da iklim dostu enerji santralleri olmadığı gibi, ormanların geleceği için büyük bir tehdit olduğunun altı çizilen açıklamada, “Birçok şehirde kurulması için teşvik verilen oduna dayalı biyokütle santrallerine izin verilmemeli, halen plan ya da izin aşamasındaki bu santraller durdurulmalı ve 5346 sayılı kanunun 3’üncü maddesindeki ‘biyokütle’ tanımından ‘orman ürünleri’ ifadesi çıkarılmalıdır” görüşüne yer verildi.

ORMAN ATIKLARI VE ÖLÜ AĞAÇLAR CANLILAR İÇİN ÖNEMLİ

Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’nin hazırladığı biyokütle enerji santralleriyle ilgili raporda, söz konusu üretim santrallerinde kullanılan orman atıklarının ormandan uzaklaştırılarak bertaraf edilmesi gereken bir unsur olarak gösterildiğine işaret edilerek, şu bilgilere yer veriliyor: “Birçok orman ekoloğunun vurguladığı gibi sadece ormancılık artıkları değil, ormandaki ölü ağaçlar da (devrik, ayakta kuru vb.) yüzlerce farklı canlı türüne yaşam kaynağı ve alanı olabilen başlı başına bir ekosistemdir. Çürümenin her aşamasında farklı canlılar rol alır ya da bu ölü ağaçlardan faydalanır.

ÖNCELİK ORMAN KÖYLÜLERİNİN İHTİYACININ KARŞILANMASI OLMALI

Ormanlardan yanıcı madde temizliği gibi nedenlerle bu ölü ağaçların alınması aslında bu ormanları ekosistem olarak fakirleştirir. Yanıcı madde temizliği yangın hassasiyeti yüksek olan Akdeniz ve İç Anadolu’nun kuru ormanlarında geçerli bir konu olup, sadece bu ormanlarda belirli bir yangın önleme programı çerçevesinde, belirli alanlarda (örneğin yerleşim yerlerine, yollara yakın yerlerde belirli ölçülerde şeritler halinde) uygulanması önerilebilir. Orman köyleri halihazırda ormandaki dal ve ormancılık artıklarını yakacak ihtiyacı için kullanmaktadır. Ormanlardan yanıcı madde temizliği söz konusu olduğunda, bu işte bölgedeki orman köylerinin işlendirilmesi ve bu köylerin yakacak ihtiyaçlarının karşılanması öncelik olmalıdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20