Kanada’yı vuran aşırı sıcaklar bir kasabayı küle çevirdi

Kanada ve ABD’yi vuran rekor sıcaklığın ardından açıklanan bilimsel raporda, insan eliyle hızlandırılan iklim değişikliğinin, sıcak hava dalgalarının yaşanmasını 150 kat artırdığı uyarısına yer verildi.

Kanada’yı vuran aşırı sıcaklar bir kasabayı küle çevirdi

Yusuf Yavuz

Kanada ve ABD’nin Kuzeybatı Pasifik bölgelerindeki rekor sıcaklıklar endişe verici boyutlara ulaştı. Kanada’nın British Columbia bölgesinde bulunan Lytton kasabasında 49.6º olarak kaydedilen sıcaklık, ülkede bugüne kadar ölçülen en yüksek sıcaklık olan 45ºC’nin üzerine çıkarak rekor kırdı. Görülmemiş sıcaklığın etkisi altına aldığı Lytton kasabasının büyük kısmı ise artan sıcaklıkların ardından çıkan orman yangınıyla yok oldu. Bilim insanları, sera gazı emisyonlarının neden olduğu iklim değişikliğinin, sıcak hava dalgalarını en az 150 kat daha olası hale getirdiğini belirtiyor. Geçtiğimiz hafta ABD ve Kanada'nın bazı bölgelerinde tarihte görülmemiş ölçekte yaşanan sıcak hava dalgalarının, insan faaliyetleri sonucu meydana gelen iklim değişikliğinden kaynaklı olduğu kaydediliyor. Araştırma ekibi üyesi Oxford Üniversitesi Çevresel Değişim Enstitüsü’nden Friederike Otto, “Gördüklerimizin emsali bulunmuyor” diye konuştu.

KANADA’DA 49.6 DERECEYİ BULAN SICAKLIK KASABAYI YOK ETTİ
Soğuk iklimiyle bilinen ve bir kısmı buzullarla kaplı olan Kanada’da iklim krizi yaşanıyor. Ülkenin ABD sınırına yakın bölgesinde yer alan Lytton kasabasında geçtiğimiz hafta 49.6º olarak kaydedilen sıcaklık, bugüne kadar kaydedilen en yüksek sıcaklığın tam 4 derece üzerinde. Görülmemiş sıcaklık artışının yaşandığı Lytton kasabasında çıkan orman yangınları, kasabanın büyük bölümünü yok etti.

İKLİM BİLİMCİLERİN HAZIRLADIĞI RAPOR AÇIKLANDI

ABD’yi de etkisi altına alan sıcaklık artışının ardından Dünya Hava İlişkilendirme Girişimi (World Weather Attribution, WWA) bünyesinde yapılan bilimsel araştırmanın sonuçları bugün (8 Temmuz) yayımlandı. ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, İsviçre, Fransa ve İngiltere’deki üniversiteler ile meteoroloji kurumlarında görev yapan 27 araştırmacı tarafından gerçekleştirilen çalışmanın ardından yayımlanan, “Haziran 2021’de ABD’nin Pasifik Kıyısında ve Kanada'da gerçekleşen olağan dışı sıcak hava dalgasının hızlı ilişkilendirme analizi” başlıklı rapor, insan eliyle tırmandırılan küresel iklim krizinin geldiği çarpıcı boyutları gözler önüne seriyor.

İNSAN ETKİSİ OLMADAN AŞIRI HAVA OLAYLARININ YAŞANMASI İMKÂNSIZ

Günümüzde yaşanan sıcak hava dalgalarının tamamının, iklim değişikliğinin etkisiyle daha daha yoğun hale geldiğine işaret eden uzmanlar, küresel ölçekte sıcaklıkların 1800'lerin sonlarından bu yana yaklaşık 1,2°C arttığının altını çiziyor. İnsan etkisi olmadan bu aşırı hava olaylarının gerçekleşme olasılığının neredeyse imkânsız olduğu sonucuna varan araştırmacılar, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmaması durumunda küresel sıcaklıkların artmaya devam edeceğine işaret ediyor.

SICAKLIK DALGASI 50. KUZEY ENLEMİ BÖLGESİNDE YAŞANABİLİR

Küresel ölçekteki sıcaklık artışının 2°C ile sınırlandırılması durumunda bile yaşanan sıcak hava dalgasının her 5 ila 10 yılda bir tekrarlanabileceğinin altını çizen bilim insanları, geçtiğimiz hafta ABD ve Kanada’yı vuran sıcaklık dalgasının, 50. Kuzey enlemi bölgesinde de yaşanabileceğine dair bir uyarı niteliğinde olduğunu kaydediyor.

FRİEDERİKE OTTO: ‘GÖRDÜKLERİMİZİN EMSALİ YOK’

Araştırma ekibinde yer alan Oxford Üniversitesi bünyesindeki Çevresel Değişim Enstitüsü’nden Friederike Otto, “Gördüklerimizin emsali bulunmuyor. Kaydedilen en yüksek sıcaklıklardaki artışta dört veya beş derecelik artış rekoru kırılmaması gerekiyor. Yaşanan olağandışı durum, günümüzde yaşanan aşırı sıcaklıkların daha yüksek seviyelerdeki küresel ısınma sonucu beklediğimiz durumdan önce ortaya çıkabileceği olasılığını göz ardı edemeyeceğimizi gösteriyor” diye konuştu.

‘BU BÖLGEDE BU SICAKLIĞI BEKLEMİYORDUK’

Hollanda Meteoroloji Enstitüsü’nden Geert Jan van Oldenborgh ise ısı dalgalarının daha sık ve yoğun hale gelmesinin beklenen bir durum olduğunu, ancak bu bölgede bu sıcaklığı görmeyi beklemediklerini belirterek, “Bu durum, iklim değişikliğinin ısı dalgalarını nasıl daha sık ve ölümcül hale getirdiğini derinlemesine anlayıp anlamadığımızı gündeme getiriyor” ifadelerini kullandı.

SERA GAZI SINIRLANMAZSA DAHA YÜKSEK SICAKLIKLAR BEKLENİYOR

İklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları gibi oldukça nadir görülen olayların sıklığında artış yaşanmasına sebep olduğunun altını çizen İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü (ETH Zürich) Atmosfer ve İklim Bilimi Enstitüsü’nden Sonia Seneviratne de “Bilinmeyen sularda yüzüyoruz. Geçtiğimiz hafta Kanada'da yaşanan aşırı sıcaklıklar, Las Vegas’da veya İspanya'da dahi rekor kırabilirdi. Ancak sera gazı emisyonlarını sınırlandırmayı ve küresel ısınmayı durdurmayı başaramazsak, bizleri çok daha yüksek sıcaklık rekorları bekliyor” dedi.

ISI DALGALARI KAYNAKLI ÖLÜMLER SON İKİ YILDA ZİRVEYE ÇIKTI

Uluslararası Kızılhaç Örgütü İklim Merkezibve Twente Üniversitesi’nden Maarten van Aalst, “Isı dalgaları hem 2019 yılında hem de 2020'de küresel ölçekte en ölümcül felaketler arasında zirveye yerleşti. Ne yazık ki bu durum artık bir sürpriz olmak yerine, oldukça endişe veren küresel bir eğilimin parçası haline gelmiş durumda. Bu bölgede ve dünyada karşı karşıya olduğumuz ölümlerin büyük bölümü, yaşam alanlarının daha yüksek sıcaklıklara uyum kapasitesinin artırılmasıyla önlenebilir” diyor.

ISIYA BAĞLI ÖLÜMLERİN TAMAMI ÖNLENEBİLİR NİTELİKTE

Araştırma ekibinde yer alan Washington Üniversitesi Sağlık ve Küresel Çevre Merkezi’nden Kristie L. Ebi, Amerika Birleşik Devletleri'nde ısıya bağlı ölümlerin hava koşulları sebebiyle gerçekleşen ölümlerde ilk sırayı aldığını, ancak bu ölümlerin neredeyse tamamının önlenebilir nitelikte olduğuna işaret ediyor. Ebi, sıcak hava dalgası erken uyarı sistemleri ve müdahale sistemleri gibi sıcaklıkla ilgili acil durumlara yönelik hazırlıkların artırılmasıyla günümüzde ve gelecekte ısı sonucu gerçekleşen hastalık ve ölüm oranlarını azaltılabileceğini belirtiyor.
 

BU DURUM ÖNEMLİ BİR UYARI NİTELİĞİ TAŞIYOR

Vrije Universiteit Amsterdam Çevre Araştırmaları Enstitüsü ve Hollanda Meteoroloji kurumundan Dim Coumou, yaşanan durumun önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söylüyor:  “Bu durum önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Günümüzde, bu ölçekteki olağan dışı yükseklikteki sıcaklıklara yol açan mekanizmaları iyi anlayamıyoruz. İklim sisteminde, küresel ısınmada az miktardaki artışın aşırı hava olaylarında daha fazla etki yarattığı bir eşiği geçmiş olabiliriz.”

KRİZ, AVUSTRALYA’DA ORMANLARI, FRANSA’DA BAĞCILIĞI VURDU

Dünya Hava İlişkilendirme Girişimi (World Weather Attribution, WWA), uluslararası ölçekte bilim insanlarının iş birliğiyle; fırtına, aşırı yağış, sıcak ve soğuk hava dalgaları ile kuraklık gibi aşırı hava olayları üzerindeki olası etkisini inceleyen ve kamuoyuna duyuran bir girişim. Bugüne kadar iklim değişikliğinin belirli hava olaylarını daha olası hale getirip getirmediğini inceleyen 400'ü aşkın bilimsel çalışma gerçekleştirildi. Analizi yapan ekip tarafından gerçekleştirilen başka bir araştırma ise iklim değişikliğinin geçtiğimiz yıl Sibirya'da yaşanan sıcak hava dalgası ile 2019-2020 yıllarında Avustralya’da yaşanan orman yangınlarını daha olası hale getirdiğini ortaya koyuyor. Ekip ayrıca yakın zamanda, yaşanan don olayı sonrasında Fransa’daki üzüm hasadında yaşanan kaybın, iklim değişikliği sebebiyle daha olası hale geldiğini ortaya koyuyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21