‘‘En tehlikeli virüs açlıktır’’

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESCEVDER) Başkanı Sadık Yurtman, koronavirüsten 2,5 aylık dönemde 290 bin kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, ‘‘Dünyada açlıktan 2,5 ayda ölen çocuk sayısı 616 bin 500, yetişkin sayısı ise 1 milyon 258 bin 500 kişi oldu. Yani en tehlikeli virüs açlıktır’’ açıklaması yaptı.

‘‘En tehlikeli virüs açlıktır’’
banner5

ESCEVDER Başkanı Sadık Yurtman, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yazılı mesaj yayınladı. Yazılı açıklamada, koronavirüs sürecinde tüm dünyada tarımın ve çiftçilerin ne kadar önemli bir yeri olduğunun açıkça ortaya çıktığına dikkat çekildi.   

Yakın bir gelecekte açlık, gıda ve su savaşlarının kaçınılmaz olarak karşımıza çıkacağını ifade eden Yurtman, ‘‘Bunların önüne bir an evvel geçebilmek için çiftçimize ve tarımımıza gereken destek ve önemi vermemiz gerekiyor. Türkiye’de TUİK verilerine göre 10 yıl içerisinde 1 milyon 200 bin hektar tarım arazisi yok oldu. Bu ülkemiz için çok büyük bir kayıp. Bu gerilemenin sebeplerinin başında tarım arazilerinin imara açılması gelirken, ikinci önemli neden ise tarımda ithalat politikalarıdır’’ dedi.

‘‘Ülkemiz tarım ülkesi olmaktan çıkıyor’’

2009 yılında ekilen alanın 16 milyon 217 bin hektar iken 2019 yılına ise 15 milyon 387 bin hektar ekilebildiğinin altını çizen Yurtman, şöyle devam etti: ‘’Yılda ekilemeyen alan 83 bin hektar. Bu demektir ki çiftçi ekmekten ve tarımdan yavaş yavaş uzaklaşmakta ve gittikçe ülkemiz tarım ülkesi olmaktan çıkmakta ve kendi kendine yetememektedir. Tarımda planlama gerektiği gibi yapılmadığından üreticinin ürünü ya ziyan olmakta ya da yetersiz üretimden dolayı vatandaşımız gıdaya çok yüksek bedeller ödemektedir. Köylü milletin efendisidir! Sözünden hareketle üreten köylü ve çiftçilerimizin yeterince desteklenmediğini gözlemekteyiz.’’ 

ESÇEVDER ve Türkiye Çevre Platformu (TURÇEP), yetkili ve ilgililerden çözüm bekledikleri konuları ise şöyle sıraladı:

  • Tarım alanlarının yok olmasının önüne geçilmesini,
  • Ekilmeyen tarım alanlarının ekilmesinin sağlanmasını,
  • Doğal tarımın yaygınlaştırılmasının sağlanmasını,
  • Vahşi sulama yerine damlama sulamaya geçilmesini,
  • Çiftçiler için mazottaki KDV’nin sıfırlanmasını,
  • İthalat yerine yerli üreticilerimize destek verilmesini,
  • Yerli tohumların desteklenmesi ve yaygınlaştırılmasının sağlanmasını,
  • Yerli tohumun serbestçe satılmasının önünün açılmasını,
  • Tarımda planlamanın ülke ihtiyaçlarına göre doğru olarak planlanmasını,
  • Üretimde Kültürel ve Biyolojik önlemlerin özendirilerek, gereksiz kimyasal kullanımının önüne geçilmesini.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER