Belki şehre bir kedi gelir

Belki şehre bir kedi gelir
Bir güzel orman olur yazılarda

Gazetelerde zaman zaman kısacık, fotoğrafaltı, genelde  de "bisikletiyle dünya turuna çıktı" başlığında haberler olur. 
Haberde cümleler pek değişmez. Bir tek isimler, çıkış ve varış noktası farklıdır. Fotoğraf da hep aynıdır bilirsiniz. 
Bir bisikletin üzerinde, küçük bir sırt çantasıyla gülümseyen bir sürücü. 
İşte onlardan biriyle karşılaştım geçtiğimiz günlerde. Adı Dean. Fakat onu bir bisiklet ve küçük bir sırt çantasıyla fotoğraflamak olanaksız. 
Çünkü karede bir de kedi var. Bir bisiklet, gözleri ışıl ışıl bir sürücü ve bisiklet selesinde gülümseyen bir kedi. 
Dean 40 derece sıcağın altında, damlaya damlaya pedal çevirirken, bisiklet selesinde rahat rahat yalanan, arada bir kafasını seleden uzatıp havayı koklayıp, sonrasında etrafa şöyle bir bakınıp uyumaya başlayan bir kedicik.
Adı Nala. 
....
Dean ve Nala'nın hikayesi Bosna Hersek'te başlıyor. 
Mesaili, ofis hayatından sıkılan Dean, ülkesi İskoçya'dan bisikletiyle yola çıkıyor. 
Her şey planladığı gibi giderken, Bosna Hersek'te tüm planlar bozuluyor. 
Peşine minicik bir kedi takılıyor. Dean, yanındaki yemeklerini paylaşıyor. Amacı kedinin karnını doyurduktan sonra yoluna devam etmek. 
Fakat öyle olmuyor.
Kedicik biraz toparlanana kadar kendisiyle yola devam etmesinin iyi bir fikir olacağını düşünüyor.
Fakat öyle de olmuyor. 
Bırakamıyor kediyi. Adını Nala koyuyor. Bir de pasaport çıkarıyor ona. 
Nala bazen Dean'ın omzunda, bazen selesinde dünyayı geziyor. 
Kimi zaman havuzda, kimi zaman kanoda, kimi zaman bir dağın tepesinde fotoğraflar veriyor ve Dean'ı gölgede bırakarak, macerası bol bu yolculuğun kahramanı oluyor. 
Tek başına yolculuk konforunu bir kenara bırakan Dean, seyahatini Nala'nın konforuna göre planlıyor. 
Nala'nın hem yolculuk sırasında, hem de konaklama aşamasında güvenliğini sağlayabilmek bu seyahatin önceliği oluyor. Özellikle orman içindeki konaklamalarda oldukça zorlanıyor Dean.
Bir bebe mağazasından aldığı güneş geçirmeyen şemsiyenin altında da olsa Nala'yı sıcaktan koruyabilmek adına, sadece sabah erken ve öğleden sonraki saatlerde pedal çeviriyor mesela Dean.
İkisinin de fırtınaya yakalandığı bir günün sonunda Nala hasta olup da veteriner "dinlenmesi gerek" deyince seyahatine tam 3 hafta ara veriyor.
Bulunduğu yerde kalıyor ta ki Nala iyileşinceye kadar. 3 hafta bisiklet ona, o bisiklete bakıyor. 
Kimi zaman ormanda, kimi zaman metruk bir binada, bazen de bir otelde geceliyor ikisi. 
....
İnsanın yüzünde garip bir gülümseme bırakan bu sempatik ikilinin instagram takipçileri de oldukça fazla. 
Çünkü pek çok kişinin hayalini gerçekleştiriyor Dean. "Bir gün neden olmasın" umudu veriyor. 
Takipçilerine, tüm günün macerasını aktarmayı da asla ihmal etmiyor. 
Çünkü bir kediyle pedal çevirip, gece de ormanda yabani hayvanlarla, börtü böcekle gecelemenin risklerinin farkında olan takipçileri, ikiliden haber alamadıklarında telaşa kapılıyorlar. 
Bütün planlarını, pedal çevirme saatlerinden, gece konaklamalarına kadar her şeyi bir kedinin sağlığı ve güvenliğini korumak adına değiştiren Dean'ın hikayesi kafamda iki farklı bir fotoğraf yaratıyor. 

....
Bir yanda kişisel fedakarlıklarla güvenliği önceliğe alınmış, yalanan, havayı koklayan bir kedi, diğer yanda Ege'den yükselen alevler ve homurtular, inlemeler, çığlıklar içinde yanan orman canlıları... 
Çığlıklara kulağı kapalı bir bakan, bakanın açıklamalarının ardından insanın yüreğinin tam ortasına oturan "dünya böyleyse cehenneme gerek yok" psikolojisi.
Burada yazmanın uygun olmayacağı cümleler geçiyor aklımdan. Yazmıyorum, içimde saklı tutuyorum şimdilik. 
Onun yerine, "Gülümse" şarkı sözlerinde küçük bir oynama yaparak; "Belki şehre bir kedi gelir, bir güzel orman olur yazılarda..." diyorum.
Çığlıklara sebebiyet verenler; homurtular, inlemeler, çığlıklar içindeki cümlelerim var size...
Türkiye'deki seyahati devam eden Dean ve Nala... Yolunuz açık olsun sizi yeniden bir arada ve sağlıkla görmeyi çok isterim.
Bu arada merak eden olursa, 1bike1world hesabından Dean ve Nala'nın maceralarına eşlik edebilir. 

YORUM EKLE