Altın yumurtlayan tavuğa bıçak!

Antalya, yeni koronavirüs COVID-19 salgınının en az görüldüğü söylenen, ancak salgının neden olduğu ekonomik mağduriyeti en ağır yaşayan ilimiz.

Duruma bakıldığında, neden-sonuç arasında ciddi bir ölçüsüzlük, tutarsızlık vardı.

‘‘Ateş olsa cirmi kadar yer yakar’’ denir ya… Ateşin hacmine göre dehşet verici büyüklükte yer yaktığı görünüyordu…

‘‘-di’’li geçmiş zaman kullandım; ‘‘vardı, görünüyordu’’ dedim.

Çünkü gerçeğin böyle olmadığı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarıyla ortaya çıktı.

Bakan Koca açıklanan sayılarla ilgili eleştiriler üzerine önce şu açıklamayı yaptı:

"Her vaka hasta değildir, testi pozitif olup semptom göstermeyen var. Bunlar çoğunluğu oluşturuyor. Günlük verilen, daha doğrusu hasta sayısı sadece hastaneye yatan hasta sayısı değildir. Hasta olarak semptomu olan kişilerden bahsediyoruz. Semptomu olan, hastanede yatmayan ve yatan kişileri günlük hasta sayısı olarak vermiş oluyoruz."

Doğaldır ki tepkiler daha da arttı. Bakan ağzındaki baklayı çıkardı, sosyal medyadan şu mesajı yayınladı:

‘‘Bilelim ki, salgınla mücadele sürecinde, devletimiz, HALKININ SAĞLIĞI KADAR, ULUSAL ÇIKARLARINI DA korumaktadır. Çünkü salgın hayatın bütün alanlarını etkilemektedir. Mesuliyeti olmayan bazı kişilerin tenkitleri, fotoğrafın bir noktasına mercekle bakıp, leke aramaktan farksızdır.’’

Şaşkınlık ve akıl dışılık karşısında ne söylenebilir!

‘‘Hayda, Atilla Mayda!.. Ne işin var çayda!..’

Ya da…

Film adı olarak dilimize yerleşen goygoycu cümlesi:

‘‘Helal, Adanalı Celal!..’’

Bakanın ifadeleri, virüs taşıyanların gerçek sayısının açıklanmadığının açık itirafıdır. Demokratik yönetim ilkelerine 180 derece zıttır.

‘‘Ulusal çıkar’’ dediği, Avrupa’dan turist çekmek için sayıların gerçeğinden farklı gösterilmesidir.

Bu; insan hayatının hiçe sayılması, dövize değişilmesidir ki Avrupalı zaten verilere inanmadığı için gelmedi.

Şimdi sorun şu:

Avrupalı turist bundan sonra gelecek mi, neyimize güvenip gelecek?

Onlarca yıllık süreli, dövize endeksli, yolcu, araç, hasta garantili yatırımlarla (!) geleceğimizi ipotek altına alan iktidarın, bu kez günü kurtarmak uğruna altın yumurtlayan tavuğumuzu kesmeye kalkıştığı görülüyor?

Tavuk iyileşir ve yeniden yumurtlamaya başlar mı, iyileşme ne kadar zaman alır…

Bugününü kaybeden Antalya’nın yarını ne olur, şimdilik belirsiz!..

YORUM EKLE

banner20