3t Analiz: Deprem ateşinin bizi yakmasını mı bekleyeceğiz?

Hiç şüphesiz ki dünya üzerindeki doğal afetlerin en yıkıcısı depremlerdir. Biz de deprem gerçeğini bugün bir kez daha yaşadık. Merkez üssü Gazipaşa açıkları olan (5.2) deprem sonucu can kaybı yaşamamamız en büyük tesellimiz oldu.

3t Analiz: Deprem ateşinin bizi yakmasını mı bekleyeceğiz?

Yaşadığımız bu deneyim bize bazı gerçekleri bir kez daha hatırlattı. Öncelikle bu korku gelişmiş ülkelerde hiç yaşanmazken bilim ve teknolojiden uzaklaşan ülkelerde çok daha yıkıcı hal alıyor. Örnek vermek gerekirse bina yapımlarında bilimsel kuralları uygulayan Japonya’da insan ölümleri çok aza inerken; Endonezya, İran ve Türkiye gibi ülkelerde yüzlerce insan depremlerde hayatlarını kaybedebiliyor. Burada bir kez daha görüyoruz ki depremin yıkıcılığını ağır şekilde yaşayan ülkeler bilim, akıl ve teknikten uzaklaşan ülkeler oluyor.

Aklı ve bilimi referans almak yerine şehirlerde rant ve kar hırsını hakim kılmak, doğaya gelişi güzel müdahaleler yapılmasının bedeli çok ağır oluyor. Bilim ve tekniğe aykırı, hatalı malzeme seçimleri can kayıplarını artırıyor.

Peki bu ölümleri ve yıkımları ‘kader’ olmaktan çıkarmak için neler yapabiliriz?

İlk olarak, sağlıklı ve güvenlikli yapılarda yaşam hakkının en temel insan haklarından birisi olduğunu ve içinde yaşadığımız binaların acilen kamusal deprem taramasından geçirilmesi gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Depremin bir doğa olayı olduğunu unutmadan gerekli önlemleri alarak bunu sağlayabilir ve depremin vereceği zararı en aza indirebiliriz.

Unutmayın her zaman bu kadar şanslı olmayabiliriz.

Bunu yapmaz ve kaderimize razı olursak da ateşin bizim ocağımıza düşmesini beklemekten başka çaremiz kalmaz.

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2020, 23:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20